Kışın hayvanların enerji protein dengesi açısından daha fazla yemlenmesi gerektiğini söyleyen Yozgat Veteriner Hekimler Odası Başkanı Faruk Anteplioğlu, "Tabii havaların soğuması ile birlikte tüm canlılarda gıdaya veya enerji protein dengesi ile ilgili yemlemede düzenleme yapmak gerekir. Özellikle canlıların soğuğa karşı dirençli hale gelebilmeleri için soğukta yem tüketimi artmaktadır. Bunun sebebi de vücuttaki enerji protein dengesi ile alakalı bir durum. Hayvanların soğuğa karşı dirençli olabilmesi için yaz aylarında yem tüketimi azalırken su tüketimi artar. Havaların soğuması ile birlikte soğuğa karşı vücutlarını dirençli hale getirebilmek için özellikle tüylerinde uzama ile birlikte ki bu ister büyükbaş ister diğer hayvanlar olsun, enerji protein gereksinimleri artar. Bunun için de yemlemeyi biraz daha artırmamız lazım. Enerji protein dengesini iyi kuramazsak bu sefer de hayvanlar soğuğa karşı dirençsiz hale gelirler ve ister istemez vücutlarında strese bağlı, gıdadaki azlığa bağlı olarak enerji protein dengesini kuramadıklarından dolayı hipotermi dediğimiz vücut ısılarını dengeleyemezler ve birtakım metabolik hastalıklar ortaya çıkar. Bunun için de kış aylarında yemleme özellikle de rasyon bakım çok önemlidir" dedi.

Hayvanlarda açlık hipotermiye sebep oluyor’ 2

"KIŞ GİRMEDEN AŞILAMAKTA FAYDA VAR”

Haftaya Yozgat’a gelecek isim İnci Taneleri’nde! Haftaya Yozgat’a gelecek isim İnci Taneleri’nde!

Başkan Anteplioğlu, canlıların yemleme dışında yaşam refahlarının da düşünülmesi gerektiğini söyleyerek, "Bunun haricinde en önemli olan hayvanların yem dengesini koruduktan sonra özellikle kış aylarında oluşabilecek solunum sistemi hastalıklarına karşı da hayvanları dirençli hale getirmek lazım. Bunun için de koruyucu hekimlik olarak viral ve bakteriyel yani akciğer hastalıklarına karşı hayvanlarımızı kış girmeden aşılamakta fayda var. Bakteriyel hastalıklara karşı da koruyucu aşılar vardır, bunları yaptığımız zaman da hayvanlarımıza kışın o soğuk şartlarda koruyucu bir bağışıklık vermiş olur ve hastalıklara karşı da dirençli hale getirmiş oluruz. Bunun dışında da canlılarımızın refah şartları dediğimiz özellikle çiftliklerin ya da ahırların da şartlarının düzgün olması lazım. Soğuklarda barınakların altlarının çok ıslak olmaması lazım. Hayvanların yattıkları yerlerin kuru olması ya da yataklık dediğimiz soğuğa karşı dirençli zemin ve hayvan arasında plastikten ve soğuk geçirmeyen malzemeler vardır. Bunlar da kış aylarında bakım ve beslemenin haricinde hayvanların hastalanmasını önleyecek bir faktördür. Bu konuda özellikle ahır ve çiftlik şartları çok önemlidir" ifadelerini kullandı.

Hayvanlarda açlık hipotermiye sebep oluyor’

Hipotermi ve kan şekerinin düşmesinin hayvanlarda ölümle sonuçlanabileceğini söyleyen Anteplioğlu, "Burada en önemli faktör gıda faktörleri. Yeterli besleyemezsek hayvanları ister istemez vücut ısıları da düşmeye başlıyor. Çünkü vücut enerjiye yeterli bir şekilde ulaşamadığı için ister istemez vücut ısısı düşüyor. Kan şekerinin de düşmesi ile birlikte açlık ve ya koma dediğimiz hal meydana gelip hayvanlarda birtakım rahatsızlıklara yol açıyor ve ister istemez özellikle sokaktaki hayvanlarda soğuğa bağlı hipotermi dediğimiz hastalıklarla birlikte ölüm şekillenebilmektedir. Çiftliklerde de özellikle yeni doğan buzağılar kış aylarında bu hipotermi dediğimiz duruma karşı daha dirençsiz bünyelere sahiptir. Bunun için de doğumdan sonraki ağız sütünü düzenli bir şekilde almaları lazım. Burada da bakım ve besleme ile özellikle de yeni doğan buzağıların barınakları sıcak bir yerde olmalı. Altlarına mümkünse saman yataklıkların düzgün bir şekilde konulması gerek ki bu hayvanlar süt emdikleri dönemde vücut ısılarını ancak bu şekilde dengeleyebiliyorlar. Onun için de buzağılar bakım ve besleme açısından daha fazla özen gösterilmesi gereken küçük canlılarımızdır" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi