İYİ Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Mustafa Görkem Taştan tarafından iftar programı düzenlendi. İftar programında İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lutfullah Kayalar ve Belediye Başkan Adayı Mustafa Görkem Taştan, yerel ve ulusal basın ile bir araya geldi.

31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kaldığını belirten Milletvekili Kayalar, adayların hedefinin kazanmak olduğunu belirtti.

4

“ASIL KAZANMASI GEREKEN YOZGAT”

Seçimlerde kazananın Yozgat olması gerektiğinin altını çizen Kayalar, “İYİ Parti olarak bizde Yozgat Belediye Başkan adayımızı açıkladık. Tüm siyasi partiler gibi bizimde hedefimiz kazanmak. Fakat bu seçimlerde önemli olan Yozgat’ın kazanmasıdır. 31 Mart’tan sonra belediye mali idareler olarak baktığımız zaman beş yıllık bir süreç var önümüzde. Bu beş yıllık süreçte Yozgat’ın yeni bir çehreye kavuşması, Yozgat’ın gelişen bir Yozgat olması, sosyal yapısının değişmesi, gelişmesi daha modern olan bir Yozgat’a kavuşmak hepimizin idealidir. Ümit ediyorum ki bu seçimlerin neticesinde Yozgat gerçekten kabuğunu kıran, Türkiye’de daha fazla sesini duyuran daha sosyal bir Yozgat olması gibi dileklerimiz var” dedi.

5

“ARALARINDA YOZGAT YOK”

Ağustos ayında toplanan koordinasyon kurulunda yeni kararların alındığını belirten Kayalar, “Geçtiğimiz ağustos ayında yönetim ‘Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’ isminde birtakım kararlar aldı. Deprem anında, özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul depreminden etkilenecek olan sanayicilerimizi isteyenlerinin Anadolu’daki bazı illere kaydırılması konusunda bir görüş açıkladı. Ağustos ayında alınmış olan kararda bu koordinasyon kurulu göç etmek isteyen sanayicilere yani Orta Anadolu’da üretim yapmak isteyen sanayicilere bazı illeri belirlemiş durumda. Bu illerin içerisinde Niğde, Nevşehir, Aksaray, Konya gibi illerimiz var. Şimdi, yeni bir yapılanma hedeflenmesi lazım. Bu alt başlıkları saydıktan sonra tekrar ifade ediyorum ki, depremle ilgili özellikle İstanbul ve yakın illerini göz önüne aldığımızda sanayinin Anadolu’ya kaydırılması veya göç etmesiyle ilgili yeni bir mantık, yeni bir görüş, yeni bir perspektifin olması lazım. Sadece organize sanayi bölgeleri üzerinden böyle bir sorunun çözülmesi ve Türkiye’nin geleceğiyle ilgili beka sorunu olarak nitelendirdiğimiz bu sorunun çözümünde ilerleme sağlamamız mümkün gözükmüyor. Şu anda da böyle bir ilerleme de yok. Şimdi çok geniş kapsamlı organize sanayi bölgeleri dışında yeni bir çalışma hedeflenmeli. Biz bunun ismini şu şekilde ifade ediyoruz: İstanbul’daki konutlarla ilgili olan çalışmaların ismi kentsel dönüşüm. Şimdi biz İstanbul’daki sanayi tesislerinin Anadolu’ya özellikle kaydırılması konusundaki bu çalışmanın, bu büyük projenin ismini ‘Endüstriyel Dönüşüm’olarak koyuyoruz. Kentsel dönüşüm tamam ama bir de endüstriyel dönüşüm olması lazım. Bu sadece depremle de ilgili değil Türkiye üretmek mecburiyetinde. Türkiye bu ürettiğini kendi içinde ve dünya pazarlarına ulaştırmak mecburiyetinde. O zaman sanayileşmeye, endüstriye başka bir gözle bakması lazım, başka bir planlamayla bakması lazım. Gerçekçi bir planlamadan kastımız, şimdi kararda zikredilen Orta Anadolu’daki illerimizle ilgili sadece organize sanayi bölgesi içine hapsedilen ve daha sonra da ‘yeni organize sanayiler de açılabilir’ şeklinde ifade edilen görüş şu ana kadar yaptığım açıklamalarda da ifade ettim, bu hiçbir şeyi değiştirmez, yaraya da merhem olmaz. O zaman bizim bu deprem riski düşük olan illeri yeniden bir değerlendirmeye tabi tutmamız lazım. Organize sanayi bölgelerimizin dışında yani sadece organize sanayi bölgesi değil, bunun dışında belki bir kentleri sanayi şehri haline dönüştürmemiz lazım. Buna Türkiye’nin şartları müsait. Organize sanayiler bin dönüm, 2 bin dönüm, 3 bin dönüm civarında, belki biraz daha büyük olanlar vardır. Halbuki biz bir şehri orada yeni alanlar tespit ederek, önce o alanların planlamasından başlayarak, o alanların depremle ilgili olan çalışmalarını çok titizlikle yapmaktan başlayarak altyapılarını, lojistiklerini ortaya getirmemiz lazım ve bir sektör planlaması yapmamız lazım. Demek ki bugün bahsettiğimiz illeri söylüyorsak ki ben şimdi bunlara bir ilave de yapılmasını arzu ediyorum. O da Ankara’ya da çok yakın olan Yozgat ilidir. Şimdi, biz Yozgat ilini düşünüyorsak neyine bakacağız? Lojistiğine bakacağız, lojistikte kara yoluna bakacağız, hava yoluna bakacağız, demir yoluna bakacağız ve bunlarla birlikte alan var mı yok mu, bu alanlar organize sanayi gibi değil, gerçekten endüstriyel dönüşümü gerçekleştirecek sektörlerin geleceği” şeklinde konuştu. 

Yargıtay'dan sürpriz karar: Yozgatlı emeklileri yakından ilgilendiriyor! Yargıtay'dan sürpriz karar: Yozgatlı emeklileri yakından ilgilendiriyor!

6

“EN UYGUN İL YOZGAT”

Sanayi sektörünün Anadolu’ya kaydırılmasında ilk olarak lojistik alana bakılması gerektiğini belirten Kayalar, “Burada en önemli olan konulardan birisini de özellikle ifade etmek istiyorum. Şimdi, Yozgat ilini ele aldığımız zaman, yani bu dört ilan edilen il, hepsi çok iyi oldu. İlan edilmesi de çok iyi oldu ama bu dediğimiz şekilde desteklenmesi lazım, bölgesel planla. Şu ana kadar destekler yok. Yozgat ilinin de, bu daha önce açıklanmış olan, 17 Ağustosta açıklanmış olan karara ilave edilmesini ve bu meclis araştırmasında da görülecektir ki en uygun olan illerdendir. Çünkü Yozgat’ta deprem riski azdır. Aynı şekilde lojistikle ilgili demir yollarında, taşıma demir yolları ve yüksek hızlı trende, yeni yapılmakta olan hava alanıyla birlikte, kara yollarıyla lojistik konusunda fevkalade avantajlı bir yerdir. Hatta Türkiye’nin Orta Anadolu’da ama Türkiye’nin en ortasında olan bir yer. Mersin’e, Samsun’a denize olan uzaklığı da aşağı yukarı aynı. İş gücü bakımından her zaman iyi bir eğitim sağlandığı takdirde iş gücünün çok kolaylıkla sağlanabileceği bir yer. Alan anlamında da hepsi bulunabilecek durumda. Bunların hepsi tabii ki bu bölgesel plan içerisinde, endüstriyel plan içerisinde altyapılarının devlet tarafından yapılması ama daha da önemlisi belediyelerin de bunu desteklemesi lazım. Yozgat’ın gelişmesi, kalkınması, ekonomisinin büyümesi ama hepsinden de önemlisi sosyal yaşamın iyileştirilmesi konusunda fevkalade dikkatliyiz ve bunları halkımızla da paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

1

“ÖNCELİK YATIRIMCILAR DÜŞÜNÜLMELİ"

Ticaretin Anadolu’ya kaydırılmasında her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünülmesinin gerektiğini söyleyen, “İstanbul şimdi inanılmaz bir sanayi sektörü var ve oradan biz bu tarafa kaydıracaksak ona göre bir altyapıyı yapmamız lazım. Burada bu sanayi bölgelerinin içerisinde, mesela teknokentleri yapmamız lazım, iş gücü yetiştirecek olan eğitim kurumlarını. Bunun çıraklıkla, kurslarla, eski tabiriyle endüstri meslek liseleriyle, üniversiteyle eğitimle birlikte iş birliği yapılmalıdır. Şimdi, bütün bunların hepsi göz önüne alınmalı. Bunun dışında da, mesela bu bölgelerde belki yapı olarak sanayi tesisleri yapılıp bu göç edecek, nakledilecek olan sanayi kuruluşlarına verilmeli hazır binalar veya uzun süreli kiralamalar yapılmalı. Çünkü bugün ifade ettiğimiz üç dört ildeki organize sanayi bölgelerindeki arazi neredeyse İstanbul ile aynı fiyatta. Yatırımcı araziye mi para verecek, yatırımcı sanayici o sanayi kuruluşunu gerçekleştirirken içindeki makine ekipmana mı para verecek, bunlarla ilgili hangi banka borçlarıyla karşı karşıya kalacak. Bunların hiçbirisi göz önüne alınmadan ve kolaylaştırılmadan siz sadece karar alarak, işte ‘Sanayiyi İstanbul’dan Anadolu’ya kaydırıyoruz’ demeniz hiçbir şey ifade etmez ve etmiyor” dedi.

2

“SANAYİCİLERİMİZİN DESTEKLENMESİ GEREKİYOR”

Projede geniş bir teşvik programı uygulaması gerektiğini ifade eden Kayalar şu ifadeleri kullandı; “Bu teşvik programı içerisinde, o sanayi tesislerinin İstanbul’dan bu tarafa yani Anadolu’ya kaydırılmasıyla ilgili finans problemlerinin çok değişik şekilde çözülmesi gerekir. Buralarda normal bir üretim yapan sanayici düşünülmeli. Zaten sanayici şu anda yüksek faizlerden çok sıkıntı içerisinde o şekilde kabul edilemez. Sanayicimizin yeni bir finans, yeni bir teşvikle desteklenmesi gerekiyor ve bu arazilerin edinilmesinden, yeni ekipman makinelerinin alınmasından, iş gücünün Anadolu’ya aktarılmasından ve yeni yatırımla dünya içinde rekabet edebileceği sektörlerin belirlenerek bu sektörler üzerinden çalışmaların yapılması gerekir. Şimdi, ilk başta baktığımız zaman, mesela savunma sanayi ile ilgili Orta Anadolu fevkalade önemli bir bölgemizdir. Bu bölgede, özellikle savunma sanayinin teşvik edilmesi, gerçek anlamda teşvik edilmesi büyük önem taşıyor. Mesela, Yozgat’ta da organize sanayi bölgemizde savunma sanayine yan sanayi olarak hizmet eden kuruluşlarımız var. Bunlar yurt dışına ihracat da yapıyorlar ama bunların hepsi kendi imkânlarıyla ve çok zor şartlar altında bunları yapıyorlar. Demek ki bizim insanımız, bizim girişimcimiz bu İstanbul’da da olabilir. Türkiye’nin diğer yerlerinde de olabilir, bu depremle birlikte planlı, güzel, gelişecek olan yatırımlar başlarsa bunları fevkalade güzel şekilde yapabilecek olan Türk sanayicisi ve Türk girişimcisi insana sahibiz. Bu da bir ülkenin en büyük zenginliğidir.”

 “SOSYAL YAŞAMDA İŞ BELEDİYEDE”

İstanbul’dan Anadolu’ya aktarılacak olan sanayi tesislerinin üst düzey yetişmiş olan çalışanlarının olduğunu ifade eden Kayalar, “Bunlar hem o fabrikaların, o şirketlerin en önemli varlıklarıdır, yönetici kadrosu, çalışan kadrosu, tecrübe edinmiş olan kadroları hem de ülkemizin en önemli kadrolarıdır. Bunları da eğer İstanbul dışında bir yere naklediyorsanız işte bu saydığımız illerde, buralardaki sosyal yapısının belediyeler tarafından çok iyi hazırlanması lazım. Ve o gelen insanların orada hayatlarını devam ettirecekleri, aileleriyle, çocuklarıyla, okullarıyla, bütün sosyal alanlarıyla güzel bir yaşamı devam ettirebilme şanslarının olması lazım. Bu noktada bunu bu seçim ortamı içerisinde ben önemli bulduğumu ifade ettim ve şimdi isteğimiz şudur: Bu önergemizin bir siyasi kaygılarla değerlendirilmemesi, meclisimizdeki bütün siyasi partiler ile milletvekillerimiz tarafından desteklenmesi ve bir an önce meclis gündemine alınarak bu çalışmanın başlatılması düşüncesi içindeyiz” şeklinde konuştu.

Muhabir: Hakan Demirbaş