NE zaman bir başka şehre yola koyulsam -ki bu çoğu zaman bir eğitim etkinliği, bir eğitim semineri, bir akademik toplantı ya da iş ile ilgili bir toplantı içindir- yol üstündeki ilçe ve kasabalar dikkatimi çeker, oradaki okullar aklıma takılır gider... O okullar için yapabileceğimiz mutlaka bir şeyler olduğunu düşünür dururum.
Yine bir eğitim etkinliği sebebiyle Bitlis’e gidecektim. Yolculuk Ankara’dan uçakla Muş Sultan Alparslan Havalimanına oradan da kara yoluyla Bitlis’e olacaktı. Yolumuz Güroymak ilçesinden geçecekti.
Bitlis Eren Üniversitesi Proje Destek Ofisi Koordinatörlüğünden Araştırma Görevlisi Murat Binici vasıtasıyla, Güroymak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Asef İşbiter ile temas sağlandı ve ilçedeki okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşan bir grup ile bir araya gelebileceğimiz bir etkinlik planladık.
Türkiye’de nereye gidilirse orada farklı bir güzellik keşfetmek mümkündür. Her yerleşim biriminin ayrı doğal güzellikleri vardır. Yaşama biçimlerindeki zenginlikle zaman içerisinde köklü bir kültürel birikim meydana gelir. Güroymak da öyle. Doğu Anadolu Bölgesi’nde şirin bir ilçemiz. Uçağın küçük penceresinden hayranlıkla izlenen Muş Ovası, kara yoluyla Güroymak istikametinde giderken uçsuz bucaksız bir düzlük hissi veriyor. Öylesine bereketli bir düzlük ki; verimli işlenirse “Bütün Türkiye’yi besler.” diyecek gibi oluyorsunuz. Sonsuzluğa açıldığınız hissi veren bu harika ovanın doğu ucuna yani Yukarı Murat havzasının doğusuna ulaştığınızda, Bitlis’e yaklaşık 30 km mesafede Güroymak’ta oluyorsunuz. Doğudan batıya doğru uzanan iki dağ sırasının arasında ovaya yerleşik ilçe, sürekli genişleme eğiliminde ve ilçeye yeni konutlar inşa edilmekte. İlçe, kırsaldan göçü de artıracak potansiyeldedir. İlçe merkez nüfusu, 2015 yılından sonra kırsaldaki nüfusu geçmiş. 2020 yılı verilerine göre 49 binlere yaklaşan ilçe nüfusunun 25 binden daha fazlası merkezdedir. Günümüzde bu oranın daha fazla olduğu kanaatindeyim.
Geçmişinde Mamigonyan Ermeni beyliği, Bagratuni Ermeni krallığı, Bizans egemenliği, Diyarbakır merkezli Mervani emirliği yönetimlerine tabi olmuş olan yöre, Ahlat'ta hüküm süren Dilmaçoğlu ve Sökmenli beyliklerinin hâkimiyetiyle Türk yurdu hâline gelmişti. Devamında Bitlis'teki Şerefhanoğlu beylerinin egemenliği altında kalmıştır. Eski ismi Nurşin (Norşin) olan kasaba 1926 yılında "Çukur" adı verilen nahiyenin merkezi olmuş ve 1960 tarihinde Güroymak adını almış, 1987 yılında da ilçe yapılmıştır.
Dupduru duyguların ocağı Anadolu’nun şirin bir köşesi Güroymak harika bir yer. Güroymak İlçe Millî Eğitim Müdürü Nazım Budak yakın ilgi gösterdi ve ilçe hakkında da bilgiler verdi. Nemrut Dağı-Krater Gölü civarından başlayarak batı istikametinde uzanan ve ilçenin kuzeyini çevreleyen dağ eteklerinin; piknik yapmak, ovayı izlemek ve doğal güzelliklerin muhteşem tadını çıkartmak için ilgi çekici yerler olduğunu öğreniyoruz. İlçenin güneyindeki dağların da görülmeye değer güzellikler taşıdığını ilk gördüğünüzde kolayca anlıyorsunuz. Güroymak ile ilgili söylenecek çok şey var elbette ama gidip görmek lazım diye düşünüyorum. Biz gezemedik, sadece çok kısa süreliğine az biraz görebildik...
Güroymak’ta yeni dizayn edilmiş olan öğretmenevi çok amaçlı hizmetlerini en kaliteli biçimde verme ilkesine sahip. Orada kısa bir süre dinlendik. Nazım Budak Bey’in kendisi ve yöneticileri, proje etkinliklerine yönelik duyarlılık içerisindeler. Güroymak, eğitim faaliyetleri kapsamında proje etkinliklerini çoğaltma potansiyeli olan bir yer.
İlçede toplam 91 okul ve bu okullarda 14.509 öğrenci eğitim görüyor. Toplam 930 öğretmen görev yapıyor. Bu okullardan 6 tanesi lise düzeyinde eğitim vermektedir. Ayrıca Bitlis Eren Üniversitesine bağlı faaliyet yürüten Güroymak Meslek Yüksek Okulu da var. İlçelerde yüksek okulların daha fazla aktif hâle getirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Üniversitelerin yerelde etkisini daha fazla göstermesi bakımından önemsiyorum.
Planladığımız "Proje Danışmanlığı Farkındalık Semineri" isimli etkinliği Güroymak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün davetiyle 16 Kasım 2021 Salı günü İpekyolu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirdik. Seminere idareci ve öğretmenlerden oluşan 50 civarında kişi katıldı. Bu sene TÜBİTAK 2204 programı kapsamında bir okulun ortaokul projesinin kabul edilmiş olması, yeni projelerin de geleceğinin işaretidir.
İlçe ve okul yöneticileri duyarlı. Öğretmenlerde istek ve motivasyon var. Özellikle kırsal kesimde köy okullarında çok geniş fırsatlar var. ‘Köy Koleji’ diye nitelendirdiğim ve sürekli ifade ettiğim o okullarda öğrenci sayıları az ve günümüzde o okulların öğretmen profilleri de çok çeşitlendi. Bunun farkında olmak lazım. Her köy okulu özgün yanlara sahip, değerlendirilmeyi bekleyen potansiyel ve fırsatlar var. Kasabalar ve ilçeler de öyle. Canlandırmak lazım. Anadolu'nun yarınlarına dair zenginliği ortaya çıkartacak olan ancak fedakârlık duygusu taşıyan öğretmenlerdir. Bir öğretmen kaç Aziz Sancar çıkartabileceğini kendisi hesap etmelidir. Genç öğretmenlerimiz sahip oldukları yeni bilgilerle, deneyimli öğretmenlerimiz de birikimleriyle kırsaldaki okullarda hızla yol alabilirler. Artık iletişim imkânı ve kaynaklara ulaşma imkânı günümüzde çok arttı ve kolaylaştı. Niçin daha verimli ve etkili kullanmayalım ki…
Pek çok ilçede benzer konularda seminerler vermeye çalışıyorum. İlçelerde öğretmenlerin ihtiyaç duydukları konularda akademik çevrelerin vereceği bilgi ve teknik destek var olan çalışmalara hız katacaktır. Eğitim semineri kapsamında proje tabanlı etkinliklerinin önemi, niçin proje tabanlı çalışmak ve nasıl bir yol izlemek gerektiği konularında bilgiler vermeye çalıştım. Proje döngüsü yönetimi; hazırlık, uygulama ve sonuçlandırma süreçleri üzerinde durdum. Nitelikli proje fikri geliştirme konularına değinip TÜBİTAK programları hakkında tanıtıcı bilgiler de verdim. Elbette bunlar yeterli gelmez; ama bunların bir yol gösterici yanı da vardır. Pek çok okulda görev yapan öğretmenlerimizin bu türden bilgilere ihtiyacı olduğunu gözlemliyoruz.
Elimden geldiğince hatta biraz da imkânları zorlayarak erinmeden, yorulmadan ulaşmaya çalışıyorum. Gitmek gerekir. Kim bilir, kimin ne ihtiyacı var ve çare olacak bir söz kimdedir? Bildiğimizi paylaşmalıyız. Geleceğe ışık olacak, umut olacak kelime hangi cümlede saklıysa o cümleyi kuruncaya kadar çırpınacağız. Yurdun her köşesinde bir canlılık doğurmak için okulları öncü yapmalıyız. Bu da öğretmenlerin, idarecilerin ve her şehirde var olan üniversitelerin, akademisyen ve yöneticilerin gayretiyle olacaktır. İnisiyatif sahipleri istek ve emeklerini daha fazla artırmalılar. Eğitimin pek çok tabakasında yapılabilecek pek çok yeni ve güzel iş olduğu görülecektir.
Güroymak’ta buluştuğumuz öğretmenlerimiz bütün öğretmen kadrosunun az bir kısmını oluşturuyor elbette ama inanıyorum ki; onlar ateşin külünü üfleyecek olanlardır. Kendilerinin de ifade ettikleri gibi kısa süre içerisinde ele aldığımız konular, harekete geçirme konusunda yararlı olmuştur. Proje tabanlı çalışmalar ve eğitim öğretim sürecinde gerçekleştirilecek çalışmalar için bir miktar fikir vermiştir. Vurguladıkları gibi projelendirme yapılması yönünde ve proje hazırlama teknikleri bakımından daha fazla destek gerekebilir. Bu noktada haklı olmakla birlikte, mevcut birikimleriyle ve aktardığımız bilgilerle de çok önemli mesafeler kat edebilecekleri açıktır.
Öyle inanıyorum ki; Güroymak da canlanacak ve yakın gelecekte projeleriyle adından söz ettirecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.