Merhaba dostlarım, hayatın içinde öyle koşuşturmalar, öyle yoğunluklar yaşıyoruz ki çoğu zaman durup nefes almayı unutuyoruz. Sabah telaşı, trafik, işler, sorumluluklar derken günler geçiyor; bizse sadece “yetişmeye” çalışıyoruz. Ama biraz düşünün… Tüm bu koşuşturmanın içinde ne zaman içten bir kahkaha attınız? En son ne zaman sadece kendiniz için, sebepsizce gülümsediniz?
Gülmek, bizi hafifleten, yaşadığımız anın içinde bizi tutan, hayata bağlı kılan küçük ama çok güçlü bir eylemdir. Bir çocuğun kahkahasını düşünün. Ne kadar içten ne kadar gerçek değil mi? İşte biz büyüdükçe unuttuğumuz o gülüş, içimizde hâlâ bir yerlerde var aslında. Sadece bastırıyoruz. Belki biraz ihmal ediyoruz. Belki de yaşadığımız ciddi anların arkasına saklıyoruz. Aslında hayatta en ciddi meselelere bile bazen bir tebessümle yaklaşmak gerek. Çünkü gülümsemek bir zayıflık değil, tam tersine bir güç göstergesidir. İçinde umut olan insanlar her daim gülümsemeli. Gülmek, bazen “Evet zor ama ben hâlâ buradayım” demenin farklı bir yoludur. Ne zaman içten gülen bir insanla karşılaşsak, biz de fark etmeden gülümseriz. Aslında bu tam bir enerji yayımıdır. İçindeki neşeyi gülümsemesiyle ısıtan insanlar etrafına sıcaklık, samimiyet, iyilik yayar. Toplum olarak içimizdeki neşeyi ve mutlu olduğumuz anları da paylaşmaya ihtiyacımız var.
Sıradan bir günde, sıkıcı bir işin ortasında, yolda yürürken bile bizlere küçük tebessümler ettirecek bir şey bulmak mümkündür. Çünkü mutluluk her zaman büyük anlarda gizli değildir. Bazen sabah pencereden süzülen ışık, bazen bir arkadaşımızın tatlı bir sözü, bazen de hatırladığımız bir anı bizim yüzümüzde bir gülümseme bırakabilir. Hayatın küçük mucizeleri vardır ve gülmek, onları fark etmenin en güzel yoludur. Ayrıca küçük anlara gülümseyebilmek üretken olmanın da bir yolu olabilir. İnsan neşeliyken daha yaratıcı olur, daha çözüm odaklı düşünür. İşine daha istekle sarılır, sevdiklerine daha içten yaklaşır… Peki gülümsemek bir seçenek diyebilir miyiz? Diyelim gitsin! Çünkü yaşamı güzelleştirmeyi seçmektir. Her yeni gün, yeniden gülümseyebilmek için bir fırsattır. Bazen sadece yaşadığımızı hissetmek, nefes alıyor olmak bile bunun için yeterlidir. Kendimize şunu da hatırlatalım: Hayat her zaman planladığımız gibi gitmez. Zaman zaman tökezleriz, yolumuzu kaybederiz, üzülürüz… Ama o anlarda bile gülmeyi bilen insanlar hayatta kalmayı başarır. Çünkü içindeki heyecanı kaybetmemek yeniden başlama cesaretinin ta kendisidir.
O yüzden tekrar soruyorum: Gülmeyelim mi?
Elbette gülelim! Hayatın tam ortasında, bütün sıradanlığıyla güzelleşen o anlarda, derin bir nefes alıp kahkahalar atalım. Gülmek, bizi hayata bağlayan en renkli iplerden biridir. Ve biz bu ipi asla bırakmayalım.
Çünkü her gülümseme, içimizde hâlâ umut olduğunu gösterir. Ve umut varsa, her şey mümkündür.