TEMA Vakfı Yozgat İl Temsilcisi Abdullah Abdülkadir Karaduman, 22 Nisan Dünya Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

Ekosisteme Ve Tüm Canlılara Zarar Veriyor

Yozgat'ta yağışlar sele neden oldu! Evleri su bastı Yozgat'ta yağışlar sele neden oldu! Evleri su bastı

22 Nisan Dünya Gününün bu yılki teması ‘Gezegen ve Plastik’ olarak belirlendiğini belirten Karaduman, “Plastiklerin ekosisteme ve tüm canlılara verdiği zararlara dikkat çekiyor” dedi.

Ekosisteme Ve Tüm Canlılara Zarar Veriyor1

Karaduman yaptığı açıklamada, “22 Nisan Dünya Günü, bu yılki teması “Gezegen ve Plastik” ile plastiklerin ekosisteme ve tüm canlılara verdiği zararlara dikkat çekiyor. Plastik üretimini sona erdirmeyi hedefleyen birçok kurumun planında 2040’a kadar yüzde 60 azaltım var. Bu yılsonunda imzalanması planlanan Küresel Plastik Anlaşması’nda, devletlerin de bu hedef kapsamında sorumlu olması bekleniyor. 2022’de Türkiye, Avrupa Birliği’nde en fazla atık ithal eden ülke oldu. Ülkemizdeki plastik kirliliğini engellemek için atık ithalatının durdurulması ve tek kullanımlık plastik üretimi ile kullanımının yasaklanması gerekiyor. İklim hızla değişmeye devam ederken, biz de etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyor ve yaşıyoruz. Dünya genelinde ekolojik bir felaketle ya da felakete neden olacak bir uygulamayla karşılaşmadığımız bir gün neredeyse yok gibi. İklim değişiyor, kutuplar eriyor, ormanlar yok oluyor, tarım alanları azalıyor, toprak, su, hava, denizler kirleniyor, ya sıcaktan kavruluyor ya da üşüyoruz, sel, taşkın, hortum, kasırga gibi felaketler artıyor, daha önce hiç olmadığı kadar çok gıda üretirken açlık yaygınlaşıyor. Gezegenimiz her şeyi atlatacak zannediyoruz ama aslında dünyayı yaşamak için zor bir yer haline getiriyoruz. İklim değişikliğinin tarımsal üretimi ciddi ölçüde arttıracağına dair kanıtlar artıyor. BM Kalkınma programına göre iklim değişikliğinin doğrudan bir sonucu olarak, 2080 yılında açlık riski altındaki insan sayısına 600 milyon kişi daha eklenecek. BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nın 2010 yılı verilerine göre 925 milyon insan açlık çekiyor. Bu sayı 2009 yılı verilerine göre 98 milyon azaldı, ancak hala 2015’e kadar açlığı yarı yarıya azaltmaya ilişkin binyıl hedeflerinin çok uzağındayız. Ormansızlaşma her geçen gün artıyor. Toplam emisyonların yüzde 11’i her yıl 13 milyon hektarlık ormanın, çoğunlukla tarım arazisi açmak üzere yok edilmesinden kaynaklanıyor. 7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2050’de yüzde 35-40 daha büyüyerek artması bekleniyor. Su giderek azalıyor ve su sıkıntısının artacağı tahmin ediliyor; 20 yıl içinde rezervlerimiz dünyadaki talebin sadece yüzde 60’nı karşılayabiliyor olacak. Canlı türlerinin tükenişi onlarca yıldır görünen oranları fazlası ile aştı. Son elli yılda gayri safi dünya hasılası kabaca 7 trilyon ABD dolarından yaklaşık 50 trilyon dolara fırladı. Bu şaşırtıcı büyüme yenilenebilir ve yenilenemez doğal varlık ve kaynaklar üzerinde korkunç etkiler yarattı. Oysa bizim dünyaya, dünyamızınsa sadece bizim şefkatimize, korumamıza ihtiyacı var. Unutmamak gerekir ki dünya biz olmadan da varlığını sürdürebilir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Alpaslan Demir