Uzun zaman oldu köşede yazmayalı. Yeniden başlıyoruz. Bazen ara vermek gerekiyor.  Hayat böyle bir molayı bekliyor bizden. O kadar şey oldu ki, çok şeyin üzerinden zaman geçti. Zamanın bize unutturdukları da var ne yapsa unutamadıklarımız da.

Her şey yolunda sandığımız bir anda hayatın altı üstüne geliyor. Biz daha ne olduğunu anlayamadan başımıza geleni unutuyoruz ve bu sefer de başka bir şey oluyor. Yaşarken başlamaların ve bitmelerin sonu yok. Unutmaların, unuttuğunu sanmaların da. Bütün mesele yaşamak dediğimiz şeyin neresinde olduğumuz. Ferhan Şensoy’ un güzel bir cümlesini duymuştum.

“ Yaşamayı bilmek doğmayı bilmekle ölmeyi bilmenin arası. “ Doğmakla ölmek arasında bir yer. Ne çok huzurlu, mutlu, her şeyden bir haber ne de çok telaşlı, korkulu, panik içinde. Doğmanın, hayata yeniden gelmenin o muazzam zevkini ve heyecanını da yaşayacaksın, ölmenin kabulleniş ve teslimiyetini de. Bütün duyguların bir arada olduğunu bilince başlıyor yaşamak. Ölmeyi de doğmayı da bilmekle başlıyor. İkisine de çok yakın, ikisine de çok uzak…

Her zaman bir şeyler olacak. Hayatın dengesi şaşacak. İpler elimizden kayıyor gibi gelecek. Ama aslında ipin o son kısmı hep avcumuzda olacak. Bitti dediğimiz yerde o ipe tutunup yeniden başlayacağız.