Orada bekle köprü Gelip geçmese de yar Umudum var. Zülfi Livaneli bu dizelerinde Umuda Merhaba demiş.
Bende sizlere bu hafta ki yazım da şiirin diliyle merhaba demek istiyorum.
İnsanın ruhunu etkileyen sözlerin başında şiir gelir. Şiirin toplum içerisinde ne kadar önemli bir yeri olduğunu hepiniz biliriz. Şiir, toplumsal hayatın en temel öğesi olup, dilin ve insanın özüdür. Şiir öylesine apayrı bir dildir ki başka hiçbir dile çevrilemez. Bir şiirde önemli olan şey; ne söylenendir, ne de söyleme şeklidir, ne anlamdır, ne de musiki. O bambaşka bir şeydir ve anlatılamaz.
Şiir insan da ruh bulmuştur
Bir ruhun içinde harmanlanarak dizelere inmiş engellere sıkıştırılmış hayatların imge imge döküldüğü mısraların doğuşu demektir. Şiir bir doğuştur. İnsanın kendini yenilediği, ruhunu temize çektiği bir durumdur. Hüznün bir sonbahar yaprağı gibi döküldüğü, ebrunun içinde harmanına kavuşmuşluğudur. Ayrılıkların listesine yaslandığı âşıkların ve ozanların en naif hali ile yoğrulduğu bir yağmur damlasıdır.
Ömrümüzde nasıl şekil alıyor?
Benim ömrümde nasıl şekil aldı?

Benim ömrümde ilk mavi gece adlı kitabımda ilk olarak şekil aldı, herhangi bir düz yazı yazarken sonuna mutlaka şiir yazıyordum. Tabi ben ona o vakitler şiir diye adlandırmasam da bu dizeleri bana daha sonra şiirin ruhu ile tanışma fırsatım sundu.
Ben ömrüme ve raflarımı bu dizelerle şekillendirirken, Mavi gece adlı kitabım Halk Edebiyatı Yayınları arasında yer buldu kendine.
Yaşamanın doğal olması gibi ölümünde hayatımızda koca bir gerçek oluşu var. Şiirlerimde.
Sen gelince kitabımda bir mektup eşliğinde yağmurun damlaları gibi döküldü.
Duygunun ve hüznün bende ki hali şiirdir.
Kendimi anladığım ve dinlediğim tek yer orası, alıp sizi sonsuz mısralar eşliğinde ölümsüzleştiren tek nokta.
Toprak oluşumuzun dünyadaki kalıntıları şiirdir.
Misafirliklerimizin uzaklara giden yolcularımızı uğurlayan tek duygu döküntüsüdür şiir. Bir ney sesini anlatır, bir türküdeki eşsiz güzellikleri ifade ederken, insanın aşk penceresini aralayan tek duygudur.
Şiirde özgünlük?
Şiir doğaldır, bir insan ne hissediyorsa ve nasıl anlıyorsa öyle dinler şiiri. Hepimiz ayrı ayrı anlayıp farklı farklı yorumlarız dizeleri, kimimiz gülerken bir dizede, kimimizi ağlatır. Bazen hüzünle bir pencere kenarına yaslanır şiirin duygusunda kaybolur gider ruhlarımız.
Döndüğümüzde hala aynı yere bakan ıslak iki göz selamlar bizi.
Sonra tekrar kalabalığa karışır yaşanacak ömrümüzü tamamlamak için yürürüz. Belki de şiire rastlamayanlar ve onunla hiç tanışmayanlar çok mutludur. Bizler kendimize şiir raflarını ıslak şemsiyeleri seçmiş olup sonsuz bir merdiveni çıkma görevini vermiş olmanın naif dokumuşu ve hüznü altında devam ederiz.
Şiiri ömrümüze işleyelim şiiri sevelim okuyalım yazalım ve sevdiklerimize iki satır karalayalım.
Siz onun bedenini toprağa koyarsınız, 
sizin ruhunuzu alıp toprak eder