Haftanın hangi günü veya günün hangi saatinde bu satırlarla buluştuğumuzu bilmiyorum ama dilerim en keyifli dakikalarınıza denk gelmişimdir. Geçtiğimiz hafta ailece rotamızı Kastamonu’ya çevirdik. Bahsedilecek o kadar çok durak var ki... Ben ilk olarak, kelimenin tam anlamıyla büyüleyen Valla Kanyonu ile başlamak istiyorum. Daha önce gidenler bana hak verecektir; gözün gördüğü gönle dokunduğunda, doğanın bu muazzam sanatı karşısında hayran kalmamak elde değil.

Yeşilin ve Mavinin Kuş Bakışı Dansı

Valla Kanyonu, Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesine bağlı Muratbaşı Köyü sınırlarında yer alıyor. İlçe merkezine 26 kilometre uzaklıkta olan kanyonun başlangıç noktasına, orman içindeki 1,5 kilometrelik keyifli bir patika yoldan ulaşılıyor. Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlayan bu doğa harikası, Cide ilçesi istikametine doğru 12 kilometre boyunca uzanıyor. Yan duvarları yer yer 800 ila 1300 metre yüksekliğe ulaşan bu sarp kayalıklar; kartal, akbaba, atmaca ve doğan gibi birçok yabani hayata da ev sahipliği yapıyor.

Kanyona adım atar atmaz sizi ilk olarak "Mısırcı Ahmet’in Yeri" adlı küçük bir işletme karşılıyor. Araç park ettiğiniz andan itibaren bölgenin tüm detaylarını, dikkat edilmesi gerekenleri ve en güzel fotoğraf noktalarını güler yüzle anlatan muazzam bir esnaflık var burada.

Kafanızdaki Tüm Yorgunluğu Burada Bırakacaksınız

Eşsiz güzellikteki ağaçlı yollardan, kimi zaman ahşap merdivenlerden geçerek ilerliyorsunuz. Yürüyüş yolu yokuş yukarı olsa da, ciğerlerinize dolan o temiz hava sayesinde hiç yorulmuyorsunuz. En azından beni hiç yormadı. Ormanın yeşil süsü ve kuş sesleri eşliğinde ilerlerken, şehir hayatının tüm kafa yorgunluğunu oracıkta bıraktım. En çok mutlu eden detay ise, yürüyüş yolu yapılırken tek bir ağaca bile zarar verilmemiş olmasıydı. Karadeniz’e has endemik bitkiler yol boyunca size arkadaşlık ediyor.

Nefes Kesen Zirve: Kerte Seyir Terası

Kanyon üzerinde Muratbaşı Burgu ve Kerte olmak üzere iki adet seyir terası bulunuyor. Kerte Seyir Terası’na çıkan ahşap merdivenleri tırmanırken, yükseklik korkunuz olmasa bile dizleriniz hafifçe titreyebilir. Devasa kaya duvarlarının yarattığı o meşhur "geçit vermez" görüntüyü en tepeden, kuş bakışı izlemek gerçekten nefes kesici. Alabildiğine yeşil, alabildiğine mavi...

Gidiş-dönüş toplamda 3,5 kilometrelik bu yürüyüş, yaklaşık 1,5-2 saatinizi alıyor. Dünyanın en derin kanyonlarından birini görmek, mis gibi bir orman havası almak ve şahane fotoğraflar çekmek isterseniz Valla Kanyonu’nu mutlaka listenize eklemelisiniz.

Küçük Bir Not: Terasta hava sıcaklığı bir miktar düşebiliyor, yanınıza ince bir hırka ve mutlaka su almayı unutmayın. Eğer yolunuz buralara düşerse, önümüzdeki haftalarda detaylıca anlatacağım Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesi’ni de görmeden dönmeyin. Bol oksijenli geziler!