‘’Ölmedim ama yaşanacak da hiçbir şey kalmadı’’
Dante
Bu cümlesinde bizlere hayatın anlamsızlıklarla yorulduğunu fakat insanın kendi içinde yok olduğunun vurgusunu yapıyor, zamanın içinde geçerken az ve olsa yolculuk yaptığımızı fark ederek, bu süreci insan olmanın verdiği gerekli olan ölçüde hezeyana uğratmadan yaşantımızı sürdürmemiz gerekiyor.
Zamanın kıymeti değeri ölçüsünde hareket edemediğimizi anlamamızı ve ömrümüzün kısa yolculuğu sırasında, olur olmaz yaşantı ve hayal peşinde koşarak ziyan noktasına ulaştırmadan denkleştirmek gerekiyor.
Gerçek manada gerçeğe ulaşmadan heba edilen bir ömür,
Zamanın içinde nefsimizin peşinde yılların kaybını hezeyan edip gidiyoruz.
Aslında zamanın bize verilmiş bir inci olduğunu fark edemeye biliyoruz, sonra bir bakmışız yıllar ellerimizden uçup gitmiş.
Oysaki hayat bizlere verilmiş eşsiz bir armağan, onun her anını iyi değerlendirip dolu yaşasak ne güzel olurdu, demeden geçemiyoruz.
Zaman diliminde iyi güzel merhametten yoksun olmadan hayatı anlamlandırmadan, kısa ömrümüzü en iyi plan içinde teşkil edip tertiplesek de ne iyi olurdu, değil mi?
Ah zamanın kıymetini saçlarımıza aklına düştüğünde ve kelebekleri benzeyen ömrümüzün sonuna geldiğinde idrak ediyoruz.
Kıymetli olan bu süreçte elimizde gelenin en iyisi de yapmaya çalışsak, sevginin insanın yaşantısında en anlamlı yeri olduğu, zamanın güçlendirdiği umutlarını, çiçekler eşliğinde, güllerin önüne serili şu hayat dilimimizi idrak edebilmek.
Belki de insan uyanığında yeniden ama verilen şu şansın farkına varsa her sabahın bir ömür müjdeli sesi olduğunu anımsaya bilse ve uyandığımızda sessiz sessiz yürümeyi gülmenin ve öğrenmenin anlamını sorgulasak ne güzel olurdu…
Ölmedik fakat yaşanacak yerde bırakmadık
Ölmedik fakat nefes de alamadık,
Dünya kendi ekseninde dolaşırken, insanlar kendi düzenini kendi enerjileri ortaya koymaya kalkınca olanlar oldu.
İnsan doymadı hak ve batıl ile savaşlar başladı aslında dünyanın kurulduğu andan itibaren süregelen bu savaşta kazanan da kaybeden de belli olduğu halde insan kendini üstün kıldı.
Oysaki kurulmuş bir düzen uyumadan geçmeyen gece olmadan olmayacağı gibi, insanın üstün geldiği bir evrede olmadığını kabul edemedi.
Nefsim dedi arzum dedi, tek tek hepsinin peşinden gitti.
Önce bulunduğu yere toprağı zehirledi, ateşini ve zehrini dünyaya yaymak için insana insanca diye diye kendi kendine yok etti…
Zamana hükmedeceğine inandı zaman kavramının içinde kendini yok etti sonra …
Yaşlandı saçlarına aklar indi…