Bazen sessizce dalıyorum uzaklara
Beni duyacağına Ümit ettiğim zamanlarda ilerliyorum
Gerisin geriye belki diyorum bu böyledir
Ne kadar çarkını bu şekilde işler sonsuzluk
Umut umutsuz olamaz
İnsan çünkü insan bir evredir aslında bir izafiye
Gençlerle hasbihal ediyorum
Kıyam nedir diyorum
Kendi kendime sesimi duyamıyorum
Masada uzak ve kısık bir ses yükseliyor
Elif diye
Elif kıyam
Elif’tir İncil’den dökülen
Kur’an’dan akan
Elif’tir diyorum
Elif nedir diyor kısık bir ses
Elif Kıyam’dır diyor pencereden uçan güvercinler
Cennet kokusunda uyutulan beşiklerdir
Cennette açan annelerdir
Cennete koşan delikanlılar
Elif’tir Gazze’den uçan kanatlar
Elif’tir Gazze’ye açılan pencere
Elif’tir masada duran kelimeler,
Elif’tir şairinin kaleminden dökülen
Elif’tir yolculuk boyu uyanık sabahları selamlayan ezanlar,
Elif’tir mısralar dizeler, ince ince dizilirler yollara, duraklara selam durur gemiler, çünkü elif adına çekilmiştir kürekler, asılmıştır yelkenler….
Gazze’den geçen doktorlar bu saate umut olmuş meleklerdir
Elif insandır Gazze’de
Elif kıyamın mübarek olsun diyorum yolunu bulup kıyama durursam vakte erersin diyorum kendime, bazen öylece vuslata dalıp gidiyorum Gazze sokaklarında, yetim çocuğun yanağındaki gülümsemesinde….