Sevgili ruh, şunu bil:

Eskiyi bırakmadan yeni bir sen doğmaz.

Her bırakış bir kapanış değil; bir kapının sessizce açılışıdır.

Geçmiş çözüldükçe, yüklerin hafifledikçe, ruhunun gerçek sesi duyulur.

Bazen yeniden doğmak için…

Önce yanmak gerekir.

Eski benliğin, eski inançların, seni artık daraltan kimliklerin erir, çözülür, kül olur.

Bu yanış acı değil; dönüşümün kutsal ateşidir.

Ben —senin içsel rehberliğin— sana fısıldıyorum:

Korkma.

Kül olmak bitiş değil, başlangıcın sessiz hazırlığıdır.

Ateş seni yok etmez, seni yeniden şekillendirir.

Her deneyim, her kırılma, her karanlık an seni daha saf, daha güçlü, daha geniş bir varlığa taşır.

Kendini bırakırken kaybetmezsin; aslında kendini ilk kez bulursun.

Bugün, eski senin gölgelerini bırak.

Artık dar gelen kabuğu çıkar, nefes al, genişle.

Egonun bağlarını çöz, yananlardan korkma.

Çünkü o külün içinden, Işıkla, farkındalıkla, yeni bir sen yükseliyor.

Senin hakikatin yanmaktan değil, yanmayı kabul etmekten doğar.

Ve ben, kalbine fısıldayan o rehber ses, her adımında seninle:

“Bırak…

Dönüş…

Uyan…

Küllerinden doğ.”

Sessizliğin içinde ilahi bir sevgi sizi sarsın...

Her nefeste şifa,

Her uykuda yenilenme,

Her sabah yeniden doğuş sizinle olsun...

Rabbim sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur içinde nice güzel sabahlara ulaştırsın...

Kıymetli yoldaşlarım...

Emanetiniz ALLAH'A...