Kitap insanın ruhuna ve doğasına ilişkin samimi bir gözlemin ve düşüncenin ürünü olmasındandır ki buna eş değer ölçüde okunmasını ümit ediyoruz. Dahası, eğitimin ya da zorlamanın değil, tutkunun adıdır kitap.
Kitapların bölümlerini, çoğunlukla, keyifle okuyacağınız hikâye, şiir, öykü, roman türleri kimi zaman kendi ruhunuza rastlayıp kimi zaman anılarınız canlanır gözümüzde. Belki bir hikâye de bir şiirde saçlarınızın arasından papatya demetleri akıp bahara doğru yol alacak, belki Kızkulesi karşısı, belki Kadıköy rıhtımına uğrayıp bir çay eşliğinde denizi seyre dalarsınız.
Benim ki, naçizane toprak tütsüsü… Kırılgan yüreğinin sessiz öyküsü, diye düştüğümüz bu yolda bazen zorluklar olsa da kitap tutkumuz yepyeni eserlerin hazırlanmasında hamurun yoğrulup kelimelerin dansı gibi mizanpaj, kapak, tasarım, ve matbaa süreçleri ile okurunun rafındaki yerini heyecanlı bekleyişi sürüp gider…
Biter mi ki? Bunun tutkusu, hele birde kitabınız bir şairin elinde vuku bulmuşsa; Maviye tutsak, sözleri nakşeder şair.
Hüznüne yarım da olsa bir beste dökülür…
“Maneviyatı en derin hissedilen arş Hüzün yaprakları okşasın saçlarını Belki de duaların makbulü
Vuku bulduğu secde
En derin köşelere sakla halimi.”
İyi okumalar…