Bizleri huzur ve bereketin müjdecisi, sonsuz ikramların habercisi, on bir ayın sultanı Ramazan-ı şerife ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senâ, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve selam olsun. 
Ramazan ayı, bir yıl boyunca hasretle yolunu beklediğimiz rahmet, bereket ve bağışlanma ayıdır. İmanın, ibadetin, güzel ahlâkın, ümmet bilincinin ve İslam kardeşliğinin pekiştiği müstesna bir zamandır. Müminin bir yandan Rabbiyle olan bağını, diğer yandan kardeşleriyle olan ilişkilerini gözden geçirdiği bir nefis muhasebesi dönemidir. Ramazan, sabırlı ve kanaatkâr halimizle bizi takvaya eriştiren oruç ibadetinin farz kılındığı aydır. Hidayet ve istikamet rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı aydır. Ramazan-ı şerif, ömrümüzün en değerli hasat mevsimi, hepimiz için maddî ve mânevî açıdan yenilenme fırsatıdır. Müslümanlar için bir umut, heyecan ve uyanıştır. İnfakla yoksulların, düşkünlerin, muhtaçların, kimsesizlerin hatırlandığı ve korunduğu bir seferberlik ayıdır. Ramazan, birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma ayıdır. Omuz omuza kılacağımız namazlarla daralan ruhlarımız feraha kavuşur. Dillerimizden dökülen, camilerimizin kubbelerinde yankılanan tekbirler ve salavatlarla gönüllerimiz huzur bulur. Zekât ve fitrelerimizle, infak ve sadakalarımızla nice kardeşlik köprüleri kurulur. Yoksulların, muhtaçların, gariplerin ve kimsesizlerin yüzü güler. Bu ayda Cenab-ı Allah rahmetiyle insanları kuşatır, günahları bağışlar, duaları kabul eder, hayr hususunda yarışan mü’min kullarıyla iftihar eder. 
Cenâb-ı Hak bu hususu bizlere şöyle beyan eder: “Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği aydır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin...” 
Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Kim inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” buyurur. Böyle mübarek bir aya kavuşmanın verdiği huzurla Peygamber Efendimiz (s.a.s) ashabına şöyle seslenmiştir: “Ramazan ayı size bereketiyle geldi, Allah bu ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, bu ayda duaları kabul eder. Allah Teâlâ sizin ibadet ve hayır konusunda birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teâlâ'ya kendinizi gösterin.” 
Müjdeler olsun tüm cihana. Rahmet ve ecir kapılarının ardına kadar açıldığı, ruhların, hanelerin huzura eriştiği, günahların arındığı Ramazan-ı Şerif tüm İslam âlemine mübarek olsun. Hanelerimiz bu kutlu misafir ile nurlansın, bereketlensin. Bu mübarek ayda oruçlar tutulsun, iftar sofraları kurulsun, neşeyle kalkılsın sahurlara. Peygamberimizin ifadesiyle “ilk gecesinden itibaren şeytanların bağlandığı, cehennem kapılarının kapatıldığı, cennet kapılarının açıldığı, sayısız müminin ateşten azat edildiği” bu mübarek ayı hakkıyla idrak edenlerden olalım. Hayatımızı gözden geçirmek, geçmişin muhasebesini yapmak, Rabbimize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlamak için Ramazan-ı şerifi eşsiz bir nimet, emsalsiz bir imkân bilelim. 
Camilerimizdeki vaazlara ve teravih namazlarına kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, çocuğuyla bütün ailemizin katılmasını sağlayalım. Ramazan-ı şerifin en bereketli yaşandığı mekanlar, mümin gönüllerin huşû içinde Rableri huzurunda divan durduğu camilerimizdir. Her türlü benlik duygusundan arınarak kulluğumuzu Allah’a arz ettiğimiz camilerimiz, şehirlerimizin ruhu, mahallemizin kalbidir. Ramazanın bereketinden istifade edelim. Kur’an ayında yuvalarımızı ve gönüllerimizi Kur’an’la buluşturalım. Mukabele geleneğimize sahip çıkarak Peygamberimizin sünnetini ihya edelim. Ramazanın feyzi ile okunan hatimler, mukabeleler, yasinler; bunun içindir mabetlerdeki hazırlık, hanelerdeki sevinçli telaş. Mevla’mızın bize en büyük rahmeti, Ramazanın ziynetidir Kur’an. Çokça okuyalım ve anlamaya çalışalım bu ayda. En azından dinleyerek ruhlarımızı tazeleyelim. Bolca tefekkür edelim, günahlarımıza af dileyelim. Eksik ibadetlerimizi yerine getirmeye gayret gösterelim. 
Helalleşelim, kalplerimizi temizleyelim, hediyeleşelim, paylaşalım, muhtaçları sevindirelim, ailece teravih için camilere koşalım. Daha bir huşuyla kılmaya çalışalım namazlarımızı. Ruhlarımızı arındırmak için el açalım Yüce Makama. Gözden geçirelim geçen ömrümüzü ve hazırlık yapalım o pek çetin hesap gününe. Zekâtımızla, fitremizle, sadakamızla ve her türlü infakımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürelim, Rabbimizin rızasını kazanmaya çalışalım. Büyük küçük her Müslüman mutlu olsun, gönüller şenlensin, mabetler dolup taşsın, rahmet kuşatsın her yanı. Yaralarımızı hep birlikte saralım, acılarımızı hep birlikte dindirmeye çalışalım. Gülsün yüzler ve vatanımızda huzur egemen olsun. Kavuşamayanlara da rahmet olsun, dua olsun.
Rahmân’ın gönderdiği aziz misafiri, ona layık bir şekilde ağırlayalım. Şehr-i Ramazanı kendimizden razı ederek, Cenâb-ı Hakkın rızasına nail olalım. Ve nihayet, Rabbimizin mümin kullarına vadettiği cennet bahçelerinde, ebedi bayram sevincine kavuşalım.
Evvelinde rahmet tecelli etsin diye dört elle sarılalım Ramazana. Ortasında bereket olsun diye artıralım ibadetleri ve sadakaları. Ahirinde günahlardan azat olalım diye çoğaltalım tövbeyi ve istiğfarı. Niyazımız Yüce Mevla’mızdan; bir daha yaşatmasın bize buruk Ramazanları. Ya Rab! mahzun olan gönüllerimizi, bu ayın bereketiyle esenliğe kavuştur. Hastalarımız şifa, dertlilerimiz deva bulsun. Rahmet-i Rahmana kavuşanların mekânı cennet olsun. Ramazan-ı şerifiniz, mübarek olsun.