Çok gezdim dolaştım gurbet ellerde    
Ansızın yollarım boşa dayandı
Bir başıma garip ıssız çöllerde
Gam kasavet dertler başa dayandı.
        
Dermanım tükendi umudum bitti
Bütün sevdiklerim terk edip gitti
Bu yollarda benim gençliğim yitti
İkinci baharım kışa dayandı.
    
Yar aklımı aldı gönlüm almadı
Buna dayanacak gücüm kalmadı
Ağladım sesimi duyan olmadı
Feryadım figanım arşa dayandı.

Mevsimlerin bile değişti yüzü
Yaz bahar ayında yaşıyom güzü
Gayrı çıkamaz oldum yokuşu düzü
Yürümez ayağım dize dayandı

Ne çabuk bitirdi ömrümü yıllar
Eridi tükendi haftalar aylar
Ne çabuk ağardı saçımda teller 
Yaş geldi artık altmışa dayandı

Bunca yıldır gurbet elde kaldığım
Hep yavrular için boyun eğdiğim
Gece gündüz çalışıp ta yeldiğim
Helal ekmek helal aşa dayandı

Masal mı rüya mı hayal mi bu an
Sırtıma yüklenir gam üstüne gam
Emir yüce yerden yazılmış ferman
Yol, menzil, mekân, hep O’na dayandı

Minarelerden Selamı verirler
Duyan ahbaplarım koşup gelirler
Ozan Yüksel Vuslata ermiş derler
Sonuç iki metre beze dayandı. 

Mezer: Mezar.