Hepimiz annelerimizin karnında gelişip günü gelince de hayata gözlerimizi açıyoruz. Dünyadaki hayatımız anne karnından sonra kısa bir ağlamayla başlıyor. Ne oluyor da nefes kesici bir kötülük doğuyor sonra buradan? Aynı anda hem bu kadar iyi hem bu kadar kötü nasıl oluyor? Nerede değişiyor dengeler de biz bu hâle geliyoruz?
Hak ettik mi böyle insan olmayı? Hak etmek ne demek? Hak ne demek? Öyle masum gelirken buralara, neler oldu bize? Kaybettik kendimizi. Kalbimizin olduğunu unuttuk, unutturduk. Bir yerlerde güzel şeyler vardı, çürüttük onları da. Bir bebek daha kaç bebek masum ve habersizce geldiği bu dünyadan sırf birileri kendini tatmin etsin diye gitti. Olabilecek en düz şekilde anlatmaya çalışıyorum. Çünkü bir şeyler kırıldı, bir şeyler parçalandı içimizde. Hiçbir şey eskisi gibi olmaz artık. Ne o kaybı yaşayan aileler için ne de kendini böyle ne olduğu belli olmayan bir tehlikeye dönüştüren toplum için. Hiçbir şey eskisi gibi olmaz...
İnsanın kendini bu denli ayaklar altına aldığı bir yerde neyi zorlayabilirsin ki. Neyi anlatabilirsin? Hangi amaçtan bahsedebilirsin ona? Uyaranlarını tatmin etmek için her şeyini veren, başkalarından da her şeyi alan insanlar var. Kendini kaybeden ve nereye attığını unutan bu insana neyin doğrusunu anlatabilirsin? Yaşamak bunun neresinde? Önünüzde yaşamak olmayınca neden debelenmeli?