BAZEN bir salonda güzel bir programın olacağı haberini alırsınız. Gitmek istersiniz ama bazı maniler çıkar gidemezsiniz. Gidip o salonda, bir köşede, sanki orada yokmuş gibi oturup olup bitenleri izlemek ve söylenenleri dinlemek istersiniz... Birazcık içinize dalmak istersiniz.
    Bu sefer öyle oldu. Türkmenistanlı şair Mahtumkulu Firâkî’nin doğumunun 297’inci yıl dönümüne binaen gerçekleştirilen etkinlikler kapsamından Yozgat Bozok Üniversitesi'nde düzenlenen bir paneli izleme fırsatı buldum. Bir bakıma zihnimi dinlendirdim.
    Üniversite kampüsünde yer alan Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nin geniş ve muhteşem salonu programın akışına odaklanmanıza da imkân sunacak ferahlıkta bir mekandır. 
    Türkmenistan’ın Türkiye Büyükelçisi ve il protokolünün de iştirak ettiği 24 Haziran 2021 günü gerçekleştirilen panelde Türkmenistan Millî Marşı’nı sağ elimizi göğsümüze götürerek okuyup dinledik. Gönül yumuşaklığıyla ve yiğit hislerin yoğunluğuyla “Dünýä dursun, sen dur, Türkmenistanym!” (Dünya yaşasın sende yaşa Türkmenistanım!) dedik…
    Daha önceki yıllarda yaptığı ziyaretlerinde de bir araya geldiğimiz Türkmenistan’ın Türkiye Büyükelçisi İşankuli Amanlıyev, bilgi dolu bir konuşma yaptı ve ünlü şair Mahtumkulu Firâkî'yi katılımcılara tanıttı. 
    Yozgat Valisi Ziya Polat’ın tanıtımın topluma yaygınlaştırılmasına dönük yaptığı değerlendirmesini dinlerken, halkımızın kadim medeniyet köklerini tanımasına vesile olacak isimleri doğru kaynaklardan bilmesi gerektiğini düşündüm. Daha erken yaşlarda, gençlerin ve öğrencilerin haberdar olması gereken pek çok konunun olduğunu zihnimde dolandırdım. Pandemi sebebiyle o gün o salonda hiç olmazsa ortaokul ve lise düzeyinde eğitim gören öğrencilerin olması yerinde olurdu. Bu temin edilebilirdi. İmkân da vardı. İlginçtir, o sabah bir okulda öğrencilerle buluşup bilim söyleşileri de yapmıştım. O çocuklar için böyle değişik ve nitelikli bir etkinliğe tanık olmak ne kadar da yerinde olurdu.
Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, konuşmasında “Turan Ülküsü” vurgusuna da yer verdi. Türkistan coğrafyasının medeniyet ikliminin “ruh kökleri” bu günün insanlığına da ışık olacak, evrensel değerlerin içine katılacak pek çok zenginlik unsurunu mutlaka taşıyordur. Bunu geleceğe taşımanın yollarından birisi de bu ülküdür. 
    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’ın, Üniversite’nin uluslararasılaşma yolunda ne durumda olduğuna dair bilgiler verdiği konuşması, o güne kadar bireysel olarak ve özveriyle bu bağlamda yaptığım çalışmaları hatırıma getirip sıraladı. Erasmus programlarını ilk başlatan, ilk uluslararası düzeyde öğrenci hareketliliklerini başlatan, uluslararası işbirliği ile yürütülen projelerde üniversitenin yer almasını sağlayan birisi olarak konunun ne denli önemli olduğunu çok iyi bilirim. 
    Üniversitenin Ulusulararası Ofis Başkanlığı görevini yürüttüğüm zamanlarda gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan birisi olan, “Uluslararası Konuk Öğrenci Etkinlikleri” kapsamında Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Türkoloji Bölümü öğrencilerini misafir ettiğimiz 2010 yılı yazına kadar hayalen gidip geldim. Bu tür etkinliklere öğrencilerin aktif katılımları mutlaka sağlanmalı diye düşünüyorum. Türkmenistan ile mevcut bağları daha güçlü hale getirmek için çok daha farklı argümanlar da geliştirilebilir. Mahtumkulu Firâkî'yi bu bakımdan çok önemli bir ortak hazinemiz olarak görmeliyiz. 
    Bağımsız Türkmenistan’ın köklü varoluşunun nişânesi olan bu hazineler öyle ışıldatılmalı ki bütün dünya tanısın, bilsin, öğrenmeye ihtiyaç hissetsin. Mahtumkulu Firâkî’nin millî birlik ve bütünlüğümüzün sembolü olarak yazdığı eserleri, daha yaygın biçimde ortaya konmalıdır. Onun eserlerinde, edebiyata ve içinde bulunduğu toplumun sosyal ve politik yaşayışına dönük bakışını ortaya koyması yanı sıra, zamanının ötesine de ışık tutabilecek düşünceleri olduğu muhakkaktır. 
İlgiyle ve bir iç huzur ile dinlediğim “Doğumunun 297. Yılında Mahtumkulu Firâkî” konulu program çerçevesinde, Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Gönen’in moderatörlüğünde yürütülen panel süresince, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berdi Sarıyev ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Emrah Yılmaz akademik değerlendirmelerini paylaştılar. Firâkî’nin sanat, şiir, felsefe alanları ile mücadelesine ilişkin bilgiler verildikçe, “daha çok tanımalıyız” diyordum. 
    Onu anarken, bilinenlerin ötesinde ona dair ve işlenmeye değer daha neler vardır diye düşünüp durdum. Bugüne ve yarına taşınmaya değer her ne varsa ortaya çıkartılmalıdır. Mahtumkulu Firâkî’den her ne reçete varsa mirasçısı olan günümüz insanlığına verilmelidir.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.