Üç aylar ve bu aylardaki geceler diğer aylardan ve diğer gecelerden daha faziletlidir. Bir hadiste "Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez buyurulmuştur. Bunlar Recebin ilk (cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi (perşembeyi cumaya bağlayan), Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir. On bir ayın sultanı Ramazan-ı şerifin gölgesi üzerimize düştü. Ramazan’ın müjdesi, üç ayların tam ortası, Şaban ayının 15. gecesi olan Berat gecesini idrak edeceğiz.

Berâat, kişinin herhangi bir yükümlülükten, bir borçtan, ceza ve sorumluluktan kurtulması veya yükümlülüğün bulunmamasıdır. Beraat, sözlükte “kurtulma; temize çıkmak; uzak olmak” gibi anlamlara gelmektedir. Bu gecede Allâh'ın affı ve bağışlamasının çok olacağı müjdelendiğinden, bu geceye “Berat Gecesi” denilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak buyurmaktadır ki “Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Onunla kafirlerin uğrayacakları azabı haber veririz. O gecede katımızdan verdiğimiz bir emirle bütün hikmetli işler belirlenir.” Kur'ân-ı Kerim, berat gecesinde Levh-i Mahfuz'dan alınmış ve bir bütün halinde dünya semasına toptan indirilmiştir. Bu gecede beş büyük haslet vardır: Birincisi, hikmetli her iş bu gece ayrılır ve vazife sahiplerine teslim edilir. Levh-i Mahfuz'daki İlâhî takdirler arasından o sene içinde cereyan edecek, hadise ve olayların icrasına bu geceden itibaren başlanır ve bu durum Kadir gecesinde tamamlanır. Rızık ile ilgili emirler, Mikâil aleyhisselâma; savaş, deprem ve diğer felaketlerle ilgili nüsha, Cebrail aleyhisselâma; kulların işleriyle ilgili ameller nüshası, İsrafil aleyhisselâma; ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail aleyhisselâma verilir.

İkincisi, bu gece yapılan ibadetin fazileti çok büyüktür. Hazret-i Âişe validemiz Efendimizin secdede “Allahım, azabından affına sığınıyorum, gazabından rızana sığınıyorum. Senden sana sığınıyorum. Hiçbir senayı (övgüyü), senin nefsine karşı olan senana denk saymıyorum” şeklinde dua ettiğini sabah Efendimize söylediğinde “Bunları hem öğren, hem de başkalarına öğret. Bunları bana Cebrail öğretti” buyurduğunu nakletmektedir.

Üçüncüsü, Cenâb-ı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca ümmet-i Muhammed'e rahmet eder. Peygamberimiz buyurdu ki Allah Teâlâ Şabanın 15. gecesinde dünya semasına tecelli eder, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar."“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Ey Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım.”

Dördüncüsü, bu gecenin bereketinden istifade edemeyecek, aftan yararlanamayacak olanlar Allah'a şirk koşanlar; anne ve babasını inciten, onlara isyan edenler; büyücülük yapıp gaipten haber vermeyle meşgul olanlar; insanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler; alkollü içecekleri, sarhoşluk verici şeyleri içmeye, kullanmaya devam edenler; adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar; kibirli olanlar; akrabalarla ilişkileri kesenler bu gecenin faziletinden, feyzinden, bereketinden yararlanamazlar.

Beşincisi, Şaban ayı Peygamberimizin ayıdır. Bu gece Peygamber Efendimiz'e şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Efendimiz Şaban ayının on ücüncü gecesi, ümmetinin affı için için Allahü Teâlâ'ya niyazda bulundu. Kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme selâhiyeti verildi. Ümmetine son derece düşkün bulunan Resûlullah, daha fazla kimsenin affedilme arzusu ile yanıp tutuşmaktaydı. On dördüncü geceyi de ibadetle ihya ederek Cenab-ı Hakk'a dileğini bildirdi. Ümmetinin üçte ikisine şefaat selâhiyeti verildi. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz, on beşinci geceyi de ibadetle geçirdi ve duada bulundu. Bunun üzerine ümmetinin tamamına şefaat selâhiyeti, yetkisi kendisine verildi.

Bu geceye değer kazandıran hususlardan biri de kıblenin Kudüs yönünden, Mescid-i Harama çevrilmiş olmasıdır. İslâmiyetin başlangıcında namazlar Kudüs'e Beytü'l-Makdis'e karşı eda edilmekte idi. Resûlullah, Hazret-i İbrahim'in kıblesi olan Kabe'ye yönelerek namaz kılmayı arzu ediyor ve vahiy bekliyordu. Bu hâl, hicreti takiben on altı ayı aşkın bir zaman böyle devam etti. Hicretin ikinci senesi, Şaban ayının on beşinci günü Efendimiz, Benî Seleme yurduna varmıştı. Onların mescidinde öğle namazının farzını kıldırırken kıblenin değiştirilmesiyle ilgili şu âyet-i kerime geldi: “Ey peygamber! Biz, senin yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu, Allah ve Cibril’den haber beklediğini görüyoruz. Merak etme, elbette seni, hoşlanacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Bundan böyle, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi o yöne çevirin. Kitap verilenler, kıblenin sadece Allah tarafından değiştirilebilecek bir gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.” Peygamber 'Efendimiz, namaz içinde yönünü kıbleye, Kâ'be-i Muazzama tarafına çevirdi ve namazın geri kalan iki rekatini Mescid-i Haram'a doğru kıldı. Bu mescide Mescîdü'l-Kıbleteyn adı verildi.

Allah Resûlü (s.a.s) “Şâban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Gündüzünde oruç tutun. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya rahmet nazarı ile bakar ve fecir oluncaya kadar şöyle buyurur: “Benden af dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım! Sıkıntıya uğrayan yok mu, ona afiyet vereyim!..”  Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, isterse binlerce koyunun üzerilerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”

Allah’ın rızasını kazanıp cennetine kavuşmak, dünyadayken ahiret için hazırlık yapmakla; iman, ibadet ve istikamet üzere hayat sürmekle mümkündür. Yüce Rabbim Beraat kandilimizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri hakkıyla yaşamayı bizlere nasip eylesin. Geçmişlerimize rahmet, geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin. Beraat Kandilinizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbim’den niyaz ederim. Allah’a emanet olsun.