Camiler haftası kutlanırken etkinliğe bir atımlık tuzumuz olsun amacıyla, Yozgat’ın hatta Anadolu’nun ilk camisi diyebileceğimiz Güşdiğin camisi ile ilgili bilgi ve belgeleri sunmak istedik. 
Gümüşdiğin, önceleri Zile’ye bağlı idi. Şimdi ise Kadışehri ilçesinin köyüyken, camisiyle ünlü bir mahallesi olmuş. 
Önceki yıllarda, Gümüşdiğin’de öğretmenlik yapan İsmail Koçer ve Mustafa Acar’ın yapmış oldukları köy incelemesinde köyün tarihi ve adı ile ilgili rivayetlerle köydeki tarihi caminin 1398 yılında yapıldığına değinmişlerdi. Caminin içerisinde hezende yazılı olan 1100 (1684) tarihi caminin onarım tarihi olabilir. 
Horasan harçla, kargir olarak yapılan caminin dere yatağında olmasından dolayı devamlı sel tehlikesiyle karşılaşıldığından köy halkı tarafından ikinci bir cami yapılmasına rağmen, caminin ululuğu ve içinde mezarı bulunan Horasan’dan gelmiş olduğuna inanılan Şık (Şeyh) Mansur Baba’dan dolayı koruyup kollanılmaktadır. 
Şık Mansur Baba olarak anılan saygın kişinin Horasanlı erlerinden olmayıp, Danışmentli veya Selçuklu bir emir ve bey de olabileceği kanısındayız. Çünkü; Gümüşdiğin adının, Gümüştekin’den gelme yorumunu yaparken, Tekin sözcüğünün de ‘bey’ anlamında kullanıldığı bilinmektedir. Bu bilgiden hareketle, köyün bilhassa Danışmentliler ya da Selçuklu bir emir tarafından Hacıbektaş – Kırşehir – Osmanpaşa – Sorgun – Saraykent üzerinden Zile ve Tokat yönüne giden tarihi Selçuklu kervan yolu kenarına yolcuların konuklanması ve ibadetleri için kurulmuş olduğunu, caminin de bu amaçla yapıldığına şüphesizdir diyebiliriz. 1550’li yıllarda aynı yol güzergahına Dulkadirli, Kızılkocaoğlu Bozok Bey’i ailesinden Kesri İsa Bey tarafından Sorgun Çiğdemli, Çekerek İsaklı, Reşadiye’deki yıkılan tarihi camilerin de aynı amaçla yapıldığı bilinir. 
Şöyle ki; 1932-1933 yıllarında Yozgat Gazetesi Müdürü Rafet Aksoy, Kadışehri tarafına yaptığı bir geziye ait intibalarını gazetesine aktarırken, Gümüşdiğin çevresinde Selçuklular’dan kalma camiden söz eder. Bizim tahminimiz de Selçuklular’dan çok caminin Danişmenliler zamanında yapıldığı yönündedir. 
Danişmentli Süleyman Şah’ın dayısı Taylu Danişmentoğlu Gümüştekin Ahmet Gazi’nin Niksar merkez almak üzere 1097 yılında, Sivas – Yozgat çemberi içerisinde kalan yöreyi kafirlerden temizlediği bilgisi, köyün adının Gümüşdiğin olması bu bilgiye dayandırılabilinir. Ayrıca, Mansur’un ‘’Cevdet Evkaf 12088 – Ş. 1252 sayılı ilamda Zile’de Zinnubat kazasından Seyit Mansur evkafından tasarruf olunan bir cihetin tevcihi’’ ve ‘’Bir başka kayıtta da 13967 - B. 1332 Zile’de Melik Mansur ebnası vakfının tevliyatı hakkında’’ belgeden söz edilmektedir. 
Danişmentoğlu Gümüş-Tekin, Ahmet Gazi’ye Kayseri şehir muhafızı Kemal İlyas Bin Ahmet’in Keş’fül Akabe eserini sunduğu bildirilmekte. 
Melik Danişment Ahmet, Bağdat’ta Halife’den izin alarak ordusuyla Malatya’dan kalkıp Zile’nin bağlı olduğu Sivas ve Çorum’u fetheder. Basra’da da Eb-u Mansur Gümüştekin’in yaptırdığı, 530 H (1135.36) tarihli medrese de Danişment Ahmet Gazi’ye ait olabilir.
Tokat Garipler camisi de, 1074’de Danişmentoğulları’ndan Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından yaptırılmış. 
Tokat Meliki olan Alaattin Keykubat ‘’El Melik, El Mansur’’ unvanı ile para bastırmış, bir de Seyit Melik Mansur adına vakfiye var. 
Bir başka bilgide de Oğuz Türkmen akınları safhasında, Anadolu’da akınlarda bulunan iki büyük Selçuklu kumandanının araları açıldığında Afşin’in Gümüştekin’i öldürdüğü ileri sürülür. 
Niksar – Atabey Şahin Şah kümbeti Sultan İkinci Kılıçarslan’ın komutanlarından Bedreddin Atabey, Eb-u Mansur Şahin Şah, Bin-i Aslan Doğmuş tarafından 1182 – 1183’te yaptırıldığına değinilmektedir ki Köy bahsi geçen Gümüştekin lakaplı bir emir ve bey tarafından kurulmuş olabileceği gibi adı da verilmiş ve Camide mezarı bulunan Mansur Baba için de aynı kanı geçerli olabilir. 
Daha geniş araştırma ve yorumu tarihçilerimize bırakırken, anılan caminin esaslı tamiriyle birlikte, tescilini yetkililerden bekler, iki yıldır iki caminin de imamsız olmasından dolayı, köy halkının sızlanıp -  dertlendikleri ve imam beklediklerini bu vesileyle duyurmuş olalım. 
Kaynakça: 
1- Prof. Dr. Faruk Sümer, Bozok Tarihine Ait Araştırmalar. 
2- Halit Erkiletlioğlu, Kayseri Tarihi, Kayseri 1993
3- Prof. Dr. Haşim Karpuz, Fevzi Şimşek, Ahmet Kuş, İbrahim Divarcı, Anadolu’da Selçuklu Eserleri Fotoğraf Albümü, Selçuklu Belediyesi 1989.
4- İhsan Sabuncuoğlu, Çorum Tarihine Dair Derlemelerim 2. Kitap.
5- Murat Beyaz, tarih öğretmeni sözlü bilgiler. 
6- Yrd. Doç. Dr. Münir Atalay, Zile ile ilgili bazı arşiv kayıtları, Tarihinde Kültüründe Tokat Sempozyumu, Temmuz 1986.
7- Vakıflar Dergisi, Sayı: 7.
Ayrıca tarafımdan yapılan gezi, gözlem ve incelemeler. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tekin Akbulut 2019-12-14 16:07:54

Emeğinize sağlık
teşekkür ederim