Astım ve bahar alerjisi hakkında bilgi veren Dr. Şahin, alerjik hastalıklarda genellikle üst ya da alt solunum yolları, göz, deri ve sindirim sisteminin etkilendiğini ifade etti. 
Şahin, “Alerji, genetik eğilimi olan kişilerde çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Alerjisi olmayan sağlıklı bir birey polenlerle karşılaştığında herhangi bir sorun yaşamazken, alerjik yapıdaki kişilerde hapşırık, burun akıntısı, nezle, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” dedi.
Alerjik kişilerin bahar günlerini polenlerin kabusa çevirdiğini söyleyen Şahin, alerjik bireylerin polen alerjilerinin de farklılık gösterdiğini belirtti. 
Dr. Şahin, “Ağaç polenleri daha çok Şubat-Mayıs, ot polenleri Mayıs-Haziran aylarında, yabani ot polenleri ise yaz ortasından sonbahara dek yakınmalara neden olur. Küçük polenler, rüzgarla taşındıklarından bitkiden kilometrelerce uzaktaki kişide bile alerjiye neden olabilir. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı daha fazladır. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen alerjisi olan kişiler rahat eder. Tam tersine sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar.” diye konuştu.
Mevsimsel alerjinin genellikle üst solunum yollarında başlayıp zamanla alt solunum yollarını da tutarak astım ataklarına sebep olduğunun altını çizen Şahin, saman nezlesinin de “mevsimsel alerjik rinit” olarak bilinen hastalığın halk arasındaki adı olduğunu ve çoğunlukla ilk belirtilerin çocuklukta ve gençlikte ortaya çıktığını anlattı. 
Şahin, “Burunda ve genizde akıntı ve kaşıntı, hapşuruk, gözlerde sulanma, yaşarma, kızarıklık, göz altlarında morarma gibi yakınmalara neden olur. Alerjik riniti olan kişilerin büyük bir kısmı hayatlarının bir döneminde astım atağı geçirebilirler. 1-2 haftayı geçen şikayetleri olan hastalar, mutlaka bir hekime başvurmalıdır. Tedavide alerji önleyici ilaçlardan yararlanılır. Hastanın hangi polene karşı alerjisinin olduğunun saptanması için kan testleri ve deri testlerinden yararlanılır.” şeklinde konuştu.
Astımlı hastaların bahar aylarında kötüleşip atağa girebileceğini belirten Şahin, “Mart ayındaki grip salgını, viral enfeksiyonlar semptomları artırabileceği gibi, hastaların alerjik oldukları polenlerin yayıldığı haftalar/aylar boyunca şikayetler artabilir. Bu dönemde hastanın ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekir. Diğer alerjenlere göre polenlerden kaçınmak daha zordur. Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarı çıkmamak, pencereleri kapalı tutmak en önemli korunma yöntemleridir. İdeal olan kişinin alerjisinin olduğu bitkinin yetiştiği bölgeden başka bir yere taşınması gibi görünse de bir polene alerjisi olan kişi, yeni bir bölgeye taşındığında zaman içinde maruz kaldığı yeni polenlere karşı alerji geliştirebilmektedir.” dedi.
Korunma yöntemlerinin genel olarak uygulanması gerektiği uyarısında bulunan Şahin, polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde sabah saatlerinde açık alanlara çıkmamaya özen gösterilmesi gerektiğini ve çimen polenine alerjisi olanların da bahçe çimlerini biçmemesi veya biçilirken ortamda bulunmaması gerektiği uyarısında bulundu. 
Akşamları eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi, duş alınması gerektiğini bildiren Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yatak odasından tüm toz toplayıcı eşyalar uzaklaştırılmalıdır. Halı, kitap, dekoratif eşyalar, kumaş aksesuarlar kaldırılmalıdır. Tüm yatak çarşaf, nevresim ve yastık kılıfları haftada bir en az 60 derece ısıda yıkanmalıdır. Anti alerjik yastık nevresim takımları kullanılmalıdır. Ağır perdeler hafif ve yıkanabilir olanlarla değiştirilmelidir. Evcil hayvan varsa yatak odasına girmesine izin verilmemelidir. Evin ortamı nemli olmamalıdır. Ev ve araba klima filtrelerinin düzenli temizlenmesi sağlanmalıdır." »Haber Merkezi
 

Yozgatlılar dikkat: Her yaş grubunda görülüyor... Ölümcül olabilir! Yozgatlılar dikkat: Her yaş grubunda görülüyor... Ölümcül olabilir!
Editör: TE Bilişim