20 Mayıs 2024 Yozgat ve ilçelerinde nöbetçi eczaneler 20 Mayıs 2024 Yozgat ve ilçelerinde nöbetçi eczaneler

Dr. Şahin, Dünya Hemofili Günü 1989 yılında, Dünya Hemofili Federasyonu tarafından kurucusu Frank Schnabel’in doğum günü onuruna 17 Nisan’da kutlanmaya başlandığını söyledi.

Hemofili Kronik Bir Kanama Hastalığı2

Dr. Şahin, “Her yıl hemofili ve diğer kalıtsal kanama bozuklukları hakkındaki farkındalığı artırmak için dünya çapında kutlanıyor” dedi.

Hemofili Kronik Bir Kanama Hastalığı1

Hemofili hayat boyu süren genetik geçişli kronik bir kanama hastalığı olduğunu belirten Dr. Şahin şunları söyledi: “Hemofili hastalarında ‘pıhtılaşma’ fonksiyonu yeterli olmadığı için kanamayı durduracak olan pıhtının görevini yapması olumsuz olarak etkilenmektedir. Pıhtıdaki problemin nedeni karaciğerden salgılanan faktör VIII veya faktör IX adlı proteinlerin genetik yani ‘DNA hatası’ nedeniyle fonksiyon görmemesidir. Hemofili A ve Hemofili B olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hemofili A yaklaşık 5 bin erkek doğumunda 1 olarak görülürken, sıklığı hemofili B’ye göre 5-6 kat daha fazladır. Hastalığın tanısı Çocuk Hematolojisi Uzmanı tarafından konulur. Ailede bu hastalığın olup olmadığı, aşırı morarma ve kanama gibi belirtiler araştırılır. Erken çocukluk döneminde kolay ekimoz oluşumu, özellikle eklem içi ve kas içi spontan kanamaların varlığı ve girişimler- travma sonrası beklenenden uzun süren kanama öyküsünün varlığı hemofiliyi akla getirmelidir. Kanama bulguların ağırlığı faktör VIII veya IX’un eksiklik derecesiyle doğrudan ilişkilidir. Plazma kaynaklı ve rekombinant teknoloji ile üretilen faktör preparatları ülkemizde mevcuttur. Tedavide bu ürünler tercih edilmektedir. İnhibitör riski, rekombinant faktör VIII preparatı kullanan hastalarda plazma kaynaklı faktör preparatı kullanan hastalardan daha yüksek olduğu için,  Türk Hematoloji Derneği hemofili alt komitesi inhibitör gelişme riski yüksek yüksek görünen hastalarda 50 uygulama günü tamamlanana kadar plazma kaynaklı FVIII kullanılabileceğini ifade etmiştir. Hemofili temelde bir ‘gen hastalığı’ olduğuna göre aslında tam bir iyileşme sağlanabilmesi için bozuk olan genin düzeltilmesi gerekmektedir. Son yılların en heyecan verici gelişmesi ise hemofilide ve hemofili dışındaki pek çok genetik hastalıkta bozuk genin değiştirilmeden yerinde düzeltilmesidir. Gen naklinde laboratuvarda hazırlanan normal gen, bir taşıyıcıya yüklenerek hastanın karaciğer, kas veya damar hücrelerinin içine yerleştirilmektedir Ülkemizde 2019 yılında Hemofili-B hastası 7 genç erişkinde başarılı gen tedavisi uygulaması yapıldı.”

Kaynak: Haber Merkezi