Geldi yine 8 Mart!

Yine kadınlara karanfil dağıtılacak, belki bazı kadınlara mutfak eşyası, takı v..s alınacak, “Kadınlar gününüz kutlu olsun” diye mesajlar atılacak, ha bir de kapitalist şirketler “Kadınlar onu da yapar, bunu da yapar, sporcu da olur, bilim insanı da olur, astronot da olur ” diye reklamlar çekecek.

Size bir haberim var, kadınlar o dediğiniz her şeyi oluyor ve yapıyor zaten :) Siz gölge etmeyin yeter.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kutlanacak ya da çiçek dağıtılacak bir gün değil. 169 yıl önce 40 bin kadın işçinin daha iyi çalışma koşulları için başlattığı isyan sonucu 129 kadın işçinin fabrikaya kilitlenip yakılarak öldürülmesinin anıldığı bir gün.

Kadınlar o günden bugüne kendi hayatları ve emeklerine sahip çıkmak için yapılan bütün direnişlerde en önde saf tutuyor. Ülkemizdeki hak arama mücadelelerinin simgesi oluyor. Kurtuluş Savaşı’nda Nene Hatun’la başlayan kadın direnişi ruhu, Kaz Dağları direnişinin simgesi Hanife Teyze’de vücut buluyor.

Kadınlar çiçek değil, sizin hayatınızı güzelleştiren birer dekor değil, “başarılı erkeğin arkasındaki” güç değil, kimsenin emaneti, kimsenin başının tacı değil.

Kadınlar fedakar demek, kadınları övmek değil; kadınların kendini feda etmesine gerek olmayacak bir hayat kurun kendinize; kadın bakım veren, anaç olmak zorunda değil, kendi bakımınızı kendiniz verin.

Kadınlar her engeli aşar zaten evet ama siz o engelleri koymazsanız aşmasına gerek olmaz. Kadınlar eşitsizliklerle mücadele eder evet, siz yeni eşitsizlikler yaratmayın yeter.

Kadın güzel olmak, zayıf olmak, iyi yemek yapmak, anne olmak zorunda değil, hiçbir şey olmak zorunda değil. Bizi tarif etmeyin yeter. Sizin tanımlarınızla ilgilenmiyor kimse.

Kadınlar bizim başımızın tacıdır demenizi istemiyor hiç kimse, “kadın gibi ağlama” diye hakaret etmeyin yeter!

Nasıl yaşayacağımızı söylemenize gerek yok. Öldürmeyin yeter!

Kadınlar istediği her şeyi yapar ve istediği her şey olur, siz gölge etmeyin yeter!

Karanfil vermenizi istemiyoruz, bizi salın yeter!