Hem öğrencilerin hem ebeveynlerin sabırsızlıkla beklediği LGS haftası geldi çattı. 4 Haziran Pazar günü çocuklarımız eğitim yaşamları için kritik bir sınav olan LGS’ ye katılacaklar.

Anne-baba olmak her süreçte emek, çaba, özveri ve dikkat istiyor. Bir çocuğu dünyaya getirdiğimiz andan itibaren sorumluluk başlıyor. Pek tabii olarak evlatlarımızı korumak, kollamak istiyoruz. İyi bir eğitim alsın, meslek sahibi olsun, kendi ayakları üzerinde durabilsin diye maddi-manevi bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu yüzden de çocuğumuzun eğitim yaşamında önemli olan LGS gibi sınavları önemsiyoruz ve sonucuyla ilgili beklentiye giriyoruz. Buraya kadar her şey normal ve olması gerektiği gibi. Fakat her ne kadar anne-baba olarak hep iyi niyet taşısak da zaman zaman farkında olmadan çocuklarımıza zarar verebilecek hatalar yapabiliyoruz, çünkü insanız.

Sevgili ebeveynler, bu hafta yıllardır LGS hazırlık sürecine rehberlik ettiğim öğrenci ve velilerime verdiğim tavsiyeleri bu tür hatalara düşmeyelim, çocuklarımıza en iyi şekilde destek olabilelim diye sizinle de paylaşmak istedim.

“Sen çok zekisin. Ben sana güveniyorum.” gibi zekaya ya da güvene vurgu yapacak telkinlerden uzak durmalıyız. Çünkü bu vurgular çocuğumuzu baskı altında hissettirir ve sınavı iyi geçmezse zeki olmadığını ya da güvenilmeyecek biri olduğunu düşündürebilir. Üstüne bir de beklentinizin yüksek olduğu mesajını alacağı için sizi hayal kırıklığına uğratabileceğini düşünür ve kaygısı artar. “Elinden geleni yapman yeterli. Biz senin çabanı görüyor ve takdir ediyoruz” gibi çabaya vurgu yapacak telkinler çok daha gerçekçi ve destekleyicidir.

Sağlıklı beslenme, uyku düzeni ve hareket; gelişim çağındaki çocuklar için her zaman önemlidir. Fakat sınav haftasında daha da önemlidir. Bu hafta çocuklarımız ağır ve sağlıksız besinlerden uzak durmalıdır. Beslenme rutinlerini de çok bozmadan mümkün olduğunca sebze, meyve ve protein ağırlıklı menüler oluşturulmalıdır. Çocuğumuzun daha önce hiç yemediği bir besin bu hafta denenmemeli ve alerji yapabilecek ya da zehirleme ihtimali olan besinlerden özellikle son günler kaçınılmalıdır. Sınav günü erken uyanılması gerekeceği için şimdiden erken yatıp erken kalkma rutini oluşturulmalıdır. Uyku düzenini bozabilecek etmenlerden olan akşam misafirlikleri sınavdan sonraya ertelenmelidir. Bu hafta çocuklarımızla beraber yapabileceğimiz kısa ve sakin yürüyüşler hem bedenimize iyi gelecek hem de kaygı kontrolünü güçlendirecektir. Piknik, voleybol, futbol gibi çok hareket isteyen etkinlikler sakatlanma ihtimalini de beraberinde getireceği için sınavdan sonraya ertelenmelidir.

Çocuklarımız bu hafta da ders çalışmaya devam edebilirler. Öğretmenlerinin yönlendirmeleriyle deneme sınavları ve konu eksikleri üzerinde durabilirler. Anne-baba olarak akademik hazırlık kısmıyla ilgili bu hafta çocuklara yorum ve yönlendirme yapmaktan sakınmalı, bu konuda bir endişemiz olursa bunu öğretmenleriyle paylaşmalıyız. Aksi halde çatışmaların çıkacağı neredeyse kesindir.

Sınav günü ona kimin eşlik edeceğine çocuğumuzla beraber karar vermeliyiz. Bazen ne kadar çok kişi yanında olursak o kadar çocuğumuz kendini iyi hissedecekmiş gibi düşünebiliyoruz. Fakat sınav günü kalabalık olmak çoğu zaman heyecan ve kaygıyı artırır. Ayrıca çocuğumuzun iletişim kurmaktan çok da hoşlanmadığı eş, dost, akrabayı sınav günü davet etmemiz onu öfkelendirebilir. Mümkünse sınava giderken çocuğumuza en az bir, en fazla 3 kişi eşlik etmelidir.

Sevgili anne-babalar,

Unutmayın, kaygı bulaşıcıdır.

Bu yüzden önce kendi kaygımızı yönetebilmeliyiz.

LGS çocuğumuzun eğitim yaşamı için önemli bir adım olsa da biliyoruz ki dünyanın sonu değil. Çocuğumuzun önüne daha pek çok akademik sınav ve fırsat çıkacak. Tek bir sınav öğrencinin başarılı ya da başarısız olduğunu göstermez. Önemli olan sonuç ne olursa olsun yapılan hatalardan ders çıkartıp, uzman desteği alarak yola devam etmektir. Daha da önemlisi yaşamdaki en kıymetlimiz olan çocuklarımızı değersiz hissettirmeye hiçbir şey değmez.

Anne- baba olarak bizler çocuklarımıza imkân ve destek sunmakla sorumluyuz. Onlarsa bizim içimizde kalanları ya da hayallerimizi gerçekleştirmek için dünyaya gelmediler. Her biri kendine has güçlü yönler ve yetenekler taşıyorlar. Onlara bir plan çizmek yerine, kendilerini gerçekleştirebilmeleri için alan açmalıyız. Halil Cibran şöyle der: “Çocuklarınız, sizin çocuklarınız değildir.Onlar, Hayat’ın kendine olan özlemininoğulları ve kızlarıdır.”

LGS’ ye katılacak bütün öğrencilere gönülden başarı dilerim.

Emek ve çabalarının karşılığını almaları dileğiyle..