Hak aşkına gönül veren. Aşık Anadolu.

Tarihin izlerini, geçmişten günümüze kültürel ve doğal mirasları içinde barındıran, uçsuz bucaksız bozkırlara sahip, insanlara birlik, beraberlik türküleri söyleten, dillerde bambaşka bir türkü Anadolu.. 


Bu topraklar, birbirinden güzel medeniyetlere ev sahipliği yapmış, geçmişten günümüze uzanan kültürel ve doğal mirasları içine barındırır. Bu toprakların yaşayan tarihi kendini her bakışta hatırlatır. Her karış toprağında gurur ve özgün hikayeler anlatır..

Mavinin ve yeşilin her tonunun kucaklaştığı yerden atar kalbi. Bundandır onlarca medeniyete, kültüre kucak açması. Sevgiyle, insanı ayırmadan karşılaması.. Bambaşka bir tat, bambaşka bir lezzet. 


Memleketimden hatırlarım;
“Şu Anadolu insanı, misafirperver, asil, kahraman, yoksul, yiğit” derken Yaşar Kemal’i


“İçimde bir Anadolu türküsü dinlemek ihtiyacı var” derken Nazım Hikmet’i


“Bağımsızlığa ulaşıncaya değin, bütün ulusla birlikte, özveriyle çalışacağıma kutsal inançlarım adına and içtim. Artık ben Anadolu’dan hiçbir yere gidemem.” – derken Mustafa Kemal Atatürk’ü 


İnsan hikayeleriyle sazını dillendiren Bozkırın Tezenesi, halk ozanı Neşet Ertaş’ı
İşte öyle bir zenginlik.. 


Bizim yurdumuz, bizim evimiz, bizim inancımız, özümüz, türkümüz, atalaramızın armağanı.. 
Her karışına, kucak açtığın her kültüre, her taşın altından fışkıran medeniyete, mutfağındaki berekete, saf ve temiz yüreğine, 
Selam olsun..