Bir olmak, ayrı olduğun vehminden sıyrılmaktır.
İnsan sevdiğine yaklaştıkça “ben” dediği sınırlar çözülür, kalp yavaş yavaş kendi kabuğunu kırar.
Çünkü hakiki aşk, iki varlığı yan yana getirmez; iki varlığı tek bir hakikatte eritir.
Bir olmak, işte bu yüzden yok olmaktır.
Kendi benliğini bırakmadan hakiki bir birleşme mümkün değildir.
İnsan, kendinden geçtikçe aslında kaybolmaz; aksine, daha büyük bir hakikatin içinde var olur.
Yokluk dediğimiz şey, egonun susması, nefsin geri çekilmesidir.
Bu hâl bir eksiliş değil; arınış, sadeleşme ve özüne dönüş hâlidir.
O sessizlikte, o derin boşlukta insan ilk kez gerçek huzurla karşılaşır. Çünkü artık ne benlik vardır ne de ayrılık.
Arayan da susmuştur, aranan da…
İşte o huzurun içinde, ne arayan kalır ne aranan; sadece O vardır.
Ve insan, yokluğun huzurunda Allah’ı bulur.
Kısa söz:
“Aşk, kendinden vazgeçebildiğin kadar seni hakikate yaklaştırır.”
Dua:
Allah’ım, kalbimizi benliğimizin ağırlığından arındır. Bize kendimizden geçebilmeyi, hakiki aşkı hissedebilmeyi nasip et.
Nefsimizin sesini susturup Senin huzurunda sükûnu bulmayı lütfet.
Bizi yoklukta kaybolanlardan değil, yoklukta Seni bulanlardan eyle.
Kalbimizi Sana yaklaştır, bizi Senden ayıracak her şeyden uzak tut.
Âmin Ecmâîn
Sevgiyle muhabbetlerimle...
Emanetiniz ALLAH'A….