Kullandığım aracın yakıtının yüzde 60'ının vergi olduğunu hatırladığımda, yürümenin akıllıca bir iş olduğu sonucuna varıyorum.
Acaba yürüyelim diye mi akaryakıttan bu kadar fazla vergi alınıyor diye düşünüyorum!
Hani sigara içmeyelim diye ha bire zam yapılıyor ya!..
Neyse ki, akaryakıtta en fazla vergiyi ödeyen ülke biz değiliz! Hollanda, Yunanistan ve İngiltere'deki araç kullanıcıları bizden daha fazla vergi yakıyorlar.
Bundan da "Yunanlar devletlerini bizden daha fazla seviyorlar" sonucu çıkmaz. Neticede vergi yasaları çıkarılırken vatandaşa danışılmıyor.
Akaryakıttaki vergi oranları yıldan yıla güncellenirken, kaçak akaryakıtın önüne bir türlü geçilemiyor.
Akaryakıt üzerindeki vergiler büyük oranda azaltılsa arabadan inmeyiz diye mi korkuyorlar? Yoksa, yakıt ucuzladı diye yeni bir araç alır mıyız?
Ya da hükümetler çok çevreci bir tutum sergiliyor olabilirler! Akaryakıt vergileri azalırsa, araç kullanımı artacak ve doğaya daha fazla zarar vereceğiz endişesi de taşıyor olabilirler!
Şayet öyle ise, aynı çevreci yaklaşımlarını kaçakçılar üzerinde de hissettirsinler.
Bu durum sigara için de farklı değil.
Özellikle son yıllarda yüksek oranlarda yapılan sigara zamları, kaçakçıları da iyiden iyiye azdırdı.
Öyle ki, resmi olmayan rakamlara göre birkaç yıl öncesine kadar ülkemize yaklaşık 10 milyon paket kaçak sigara girişi oluyormuş.
Bugün bu rakamın 50 milyon paketi aştığını öğreniyoruz.
Tabi ki bunlar tahmini veya gümrüklerde ele geçirilen kaçaklar neticesinde ortaya çıkan rakamlar. Gerçeğin daha fazla olduğu kanaatini taşıyorum.
Bir de işin farklı bir boyutu var. Sağlık boyutu.
Tamam, sigara insan sağlığına zararlı. Kaçak sigaralar sayesinde bu zarar kat be kat artıyor.
Yapılan laboratuar incelemelerinde, bazı kaçak sigaraların içinden böcek, insan dışkısı gibi akla hayale gelmeyecek maddeler çıktığını öğreniyoruz.
Özellikle sigara için şunu söyleyebiliriz; yapılan zamlar kaçakçılara yarıyor.
Tabi bir de devletin kaçak sigaradan dolayı vergi kaybı söz konusu -ki bu da milyar liralarla telaffuz ediliyor.
Aslında zam yapmak ve kaçakçıları azdırmak yerine farklı uygulamalar yapılabilir. Mesela, sağlık sigortasında bazı yaptırımlar getirilebilir.
Sigara içmeyenlerden daha az sağlık sigortası primi almak gibi...
Aynı şeyi akaryakıtta da uygulayabilirler. Çok araba sürenden, haliyle çok akaryakıt kullanandan daha çok vergi alınsın gibi!
Bu durumda, o benden daha fazla çevreye zarar veriyor, tabi ki benden daha fazla vergi ödeyecek diye kendimi avutabilirim.
Ayrıca, ne kadar yürürsem o kadar çevreci olurum diyerek, tabanlarım şişene kadar yürürüm...
Şöyle bir düşündüm de; şimdi elektrikli arabalar çıktı ya... Elektrik faturalarındaki kayıp kaçağa bir de yarın çalınacak elektrikli arabaların bedelleri yansıtılırsa ne olacak?
Bildiğiniz gibi, elektrik faturalarıyla her ay TRT payı da ödüyoruz. Kaçakçı, bedeli benden her ay tahsil edilen, kullandığı kaçak elektrikle, payını ödediğim TRT yayınlarını izliyor ve bununla birlikte elektrikli aracını da şarj ediyorsa, onun bedelini de mi ben ödeyeceğim?!
Yok ya, o kadar da olmaz.
Hem tüm bunlarla kim uğraşacak?!
En iyisi biz zam yapalım.
Kör mü çok binmesinler arabaya!..
Ve de zıkkımın kökünü içsinler...