Hayat insana bazen güler, bazen de surat asarmış!.. Şairler çok duygusal insanlardır biliyorsunuz. Tabi caizse "Kr8istal cam" tabaklar gibi dukunduğunuzda darmadağınız olabiliyorlar. Keşke o günkü hadise hiç yaşanmasaydı.
Saygıdeğer Valim, Yozgat'ta göreve başladığıımız günlerde dernekler olarak sizi ziyaret etmiştik. O günkü konuşmanızdan çok etkilenmiştim. Anadolu'dan yetişen bir bürokrat olarak bize gurur veren bir tablu çizmiştiniz. Ne yalan söyleyim, size içim ısındı, çabanızı, gayretinizi çok takdir ettim.
Mevla yolunuzu açık eylesin!.. İnşallah başarıdan başarıya koşar, şu mazlum millete öncü olur, hizmet edersiniz.
O günkü hadiseye gelince... Sizi şiir ve eğlence programımıza davet etmiştik. Sizler de bizi kırmayıp geldiniz, şeref verdiniz bizi onur kazandırdınız. Ancak mahçup olduk ve üzüldük.
Sizleri boş bir salonda ağırlamak istemezdik, bizi üzen yanlış bir anlaşılma oldu. Salon hazır öğrenciler gelecek, salon tıklım tıklım dolacak ifadesi vardı. Biz bu söz üzerine hemşehrilerimize haber bile etmedik.
Program "Yozgat Sevdası" adına bir şiir ve eğlence programıydı ve Bozok Üniversitesi öğrencilerine yönelik bir motivasyon ve tanıtım programıydı. Ama verilen söz yerine gelmedi, sizi boş bir salonda ağırlamanın üzüntüsünü hissettik. Vefasızlığa ve verilen sözün yerine getirilmemesineydi sitemimiz. Bu manada sizlerden özür dilediğimi ifade ediyorum. Keşke o günü hiç yaşanmamış olsaydık.
Saygıdeğer Valim! Davetimize icabet eden nazik katılımınız bize onur vermiştir, salonumuzu şereflendirdiniz, mahcubiyetimizi ifade ediyoruz. O mahcubiyet içinde beni yanınına çağırıp elimden tututğunuzda tüm sıkıntılarım gitmişti. Teselliniz ve konuşmalarınız bizim için yeni bir umut kaynağı olmuştur. Türkiye ve Yozgat Sevdamızdan asla geri adım atmadık, atmayacağız. Biz bu ülkeye sevdalıyız. İyi biliyorum ki, sizler de bu sevdayla çalışıyorsunuz. Var olun, hep yanımızda kalın ve Mevla sizi hep başarılı kılsın!.. Özrümü ve saygılarımı kabul buyurmanız dileğimle sizi saygıyla selamlıyorum. Aslında o salonda sizlerin varlığı bize yeterdi... Ne diyelim, deli gönül işte taştı bir kere!..
Hiç bi programda bizi yalnız bırakmadı, arının peteği ördüğü gibi hizmette Yozgat'ı ördü, süsledi, kalıcı eserler kazandırdı. Kültür ve sanata olan aşkı bize de örnek oldu. Yozgat sevdasını taşıdığımız her yere selam yolladı, gidin arkanızdayım dedi. O günkü boş salonda da dimdik arkamızda durdu;   sonuna kadar sabredip bize güç kattı, o kocaman yüreği saygıyla selamlıyorum. Var olasın sayın başkanım.
Valimiz Abdülkadir Yazıcı, Belediye Başkanımız Yusuf Başer ve İl Dernekler Müdürümüz Hakkı Yurtlu'nun varlığı bizi gerçekten de onurlandırdı. "Salon boş gidiyoruz!" diyebilirlerdi... Ama öyle yapmadılar: "Biz varız, sizi dinlemeye geldik, devam edin!" diyerek arkamızda karlı dağ gibi bir güç oluşturdular. Bu üç sevdalı yüreği alkışlıyor, şükranlarımızı arz ediyoruz.
REKTÖRÜMÜZE DE!..
Haberi olmaya bilir, davetimiz kendisinede ulaşmamış olabilir. Ama davetin bırakıldığını çok iyi biliyorum. Şölene kendisini davet ettik. Bozok Üniversitesi öğrencilerine yönelik bir motivasyon ve tanıdım programıdır, dedik. Hem öğrencileri, hem de bazı öğretim görevlesi arkadaşlarımızı davet ettik. Bize verilen söz salonun dolduracak olmasaydı...
Ama ne hikmetse, kimse tınmamış, advet ve çabamız geçersiz kalmıştı. Sayın rektörüm hatırlaması lazım, "Bahar Şenlikleri" kapsamında biz görevimizi yapmış, Ankara'dan gelen Aşık ve Ozanların masrafını da cebimizden karşılayarak üniversitemize sahip çıkmıştık!..
Ancak biz bu vefanın karşılğını göremedik, üzüntümüz bundandır. Küskünüz, kırgınız ve sitemkarız... Sayın Rektörüm "Haberim yoktu!" diyebilir, ama bu mazeret sayılamaz, sekreterlerine bırakılmış olan bir davet eline ulaştırılmış olmalıydı. Hesabını onlardan sorsun.