Hafta sonu Yozgat’ın eşrafları belediye sebze halinin girişinde, seçim heyecanı yaşadılar. Cumartesi günü yapılan Ticaret Odası seçimlerine ilgi büyüktü.
Gazetemizin bürosunun hemen yanı başında yapılan seçimleri akşam saatlerine kadar gözlemledim.
Metin Özışık, Osman Coşkun ve Hüseyin Kamanlı’nın ekipleri ile birlikte yarıştığı seçimlerde, kulisler yoğundu. Bu durum sandıklar açılana dek sürdü.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Ticaret ve Sanayi Odası’nın tarihindeki en çekişmeli seçimlerine tanıklık ettik.
Daha önce 9 Şubat günü yapılması planlanan oda seçimlerinin Haziran ayına ertelenmesi yarışı daha da hızlandırmıştı. Şayet seçimler ertelenmeseydi, yani 4 ay önce gerçekleşseydi farklı bir tablo ortaya çıkabilirdi.
Bu 4 ay, adaylara rahat çalışma ortamı oluşturdu.
Öncelikle seçimler esnasında bir olumsuzluk yaşanmadığını, Yozgat’ın ticaret erbaplarının yine Yozgatlıya yakışır şekilde görevlerini yerine getirdiklerini hatırlatmakta yarar görüyorum.
Okurlarım bilirler, yazılarımda Yozgat’ın kaderini etkileyeceğini düşündüğüm Ticaret Odası seçimlerine fazla değinmedim.
Seçimler ertelenmeden önce 28 Ocak tarihli yazımdan sonra bu konuya değinmemeye özen gösterdim. Çünkü böylesine hassas bir konuda taraf olmayı uygun bulmadım.
Kişisel çıkarlarıma göre hareket etme lüksünü de kendimde bulmuyorum / bulamıyorum...
Çünkü Ticaret Odası başkanlığı gibi kritik bir konuda taraf olmak demek, büyük bir sorumluk almak anlamına geliyor –ki bu bizim mesleğimizle bağdaşmayan bir durum.
Gazete olarak, her zaman Yozgat’tan, Yozgatlıdan taraf olduğumuzu dile getiriyor, bu doğrultuda yayın yapmaya çalışıyoruz.
Tabi ki bu bizim dünya görüşümüze de yansıyor.
Hep söylerim, bir konuda taraf görünüp tarafsız kalmak mümkün değildir. Ya "tarafsız"sınızdır ya da "bir taraf." Ortası yoktur bunun.
Bu şekilde davrandığınızda olaylara daha geniş bir çerçeveden bakabiliyorsunuz. En azından ortaya Yozgat’ı ve Yozgat’ın ekonomisini oturttuğunuzda ileriye dönük fikirleri ortaya atabiliyorsunuz.
Önümüzdeki günlerde Ticaret Odası’nın yönetimi şekillenecek.
Hafta sonu yapılan seçimlerde mevcut başkan Metin Özışık’ı destekleyen ekip, odaya bağlı 8 meslek grubun 5’ini kazandı.
Diğer aday Osman Coşkun’u başkanlık için destekleyenler de 3 meslek grubunda sandıktan çıktı.
İki başkan adayının 5-3 şeklinde paylaştıkları meslek grupları, Ticaret Odası’nın bundan sonraki kaderini belirleyecek.
Tabi burada bir oyun bile ne kadar önem taşıdığını yapılan seçimlerde gördük. Yapılan kulisler boşa değildi. Tabir yerindeyse, kritik satranç hamlelerine şahit olduk.
Bizim için önemli olan, tüm bu yaşananlardan sonra Yozgat’ın kazanmasıdır.
Ticaret Odası’nın yapılanması farklı olduğu için, öncelikle oda meclisine seçilen üyeler yönetim kurulunu belirleyecekler. Belirlenen yönetim kurulu üyeleri de oda başkanını seçecekler.
Görevlerinin kolay olmadığını hatırlatmak istiyorum. Çünkü bu kadar göz önünde olan ve Yozgat’ın geleceği açısından kilit rol oynayan bu sivil toplum kuruluşunun bundan sonra daha fazla çalışması gerektiğine inanıyorum.
Takip edeceğiz, bundan sonrasında da üzerimize düşen görevi yerine getirip, Yozgat için atılacak adımları okurlarımızla paylaşacağız.
Yapılan seçimlerin Yozgat’a hayırlı olmasını diliyorum.
Umarım, bugün Ankara’da son derece büyük siyasi güce sahip olduğu halde bunun nimetlerinden tam anlamıyla faydalanamayan Yozgat, meslek kuruluşlarının gayretleriyle yeni yatırımlarla tanışır.
Çünkü Yozgat’ın başka şansı yok.
Yarın bu kadar güçlü siyasi gücün elimizde olmayacağını düşünerek, daha hızlı hareket etmek gerekiyor.
Velhasıl, Yozgat’ın bu fırsatı bir daha yakalayacağını sanmıyorum.
Unutmayalım, fırsat yaz bulutuna benzer…