Artık 100 yaşına basmış olan FED'in varlık alımlarını azaltacağına ve etkilerine dair daha önce de çeşitli yazılarımda değinmiştim. Bu işlemin İngilizce terim olarak piyasalarda karşılığı "tapering".
2008'deki küresel krizin sonucunda ABD etkilerinden sıyrılmak için piyasaya Dolar sürmeye başlamıştı varlık alımları ile birlikte.  Bugüne kadar yaklaşık 3 trilyon dolar piyasaya para süren FED, 2013 Mayıs ayında artık bu uygulamada daralmaya gideceklerinin sinyalini vermişti. Geçtiğimiz aylarda uygulamaya konulacağı beklentisi oluşan bu durum ertelenmişti fakat 18 Aralık Çarşamba günü FED'in aldığı karar ile artık gerçekleştirildi.
Karara göre FED Ocak ayından itibaren varlık alımlarını 10 milyar dolar azaltacak. Bu durumun etkilerinin gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı oluşturacağını vs. daha önce sizlerle paylaşmıştım. Ama ilginçtir ki bu durum beklenildiği kadar büyük etki yaratmadı çünkü piyasalar eninde sonunda gerçekleşeceğini artık bildikleri için kendilerini hazırlamışlardı. Hatırlarsanız piyasalar daha önce oldu olacak şeklinde haberler ile tepkilerini göstermişler hatta ABD ekonomik verileri kötü geldikçe sevinmeye başlamışlardı uygulama gecikecek diye. ABD ekonomik verilerinin düzelme eğilimini farkeden piyasalar kaçınılmaz durumun geleceğini farkederek psikolojik olarak hazırlıklıydılar. Ve böylece durum da beklenildiği kadar vahim olmadı.
Peki Türkiye'ye etkileri ne oldu tapering uygulamasının? Tek başına bu uygulamanın etkisi içinde bulunduğumuz zaman diliminde beklendiği gibi büyük olmadı. Ama devamı var...
Öncelikle geçtiğimiz hafta Dolar/TL paritesi rekora koştu. 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk operasyonu ve sonra da 18 Aralık'taki FED'in kararı ile birlikte  2,09'ları gören kurun Merkez Bankası'nın müdahalesiyle bir nebze de olsa kontrol altına alınması başarıldı. Merkez Bankası'nın yaptığı açıklama şöyleydi: "Döviz kurlarında aşırı oynaklık gözlenen günlerde saat 16.30’da yapılan döviz satım ihalesi tutarı minimum tutarın 10 katına kadar artırılabilecektir." Merkez Bankası günlük döviz satım ihalesi için minimum tutarı 50 milyon dolar olarak belirlediği bu miktarı alınan karar ile birlikte 500 milyon dolara kadar çıkarabilecek. Böylece kurdaki aşırı oynaklığa müdahalede daha etkin olacak.
Burada dikkatimizden kaçmaması gereken esas nokta, doların ve ülkemiz piyasalarının ciddi şekilde tepki vermesindeki asıl nedenin geçen hafta başlatılan yolsuzluk operasyonu olmasıdır. FED'in açıklamaları tabi ki etkiliydi fakat belirttiğim gibi kendini buna hazırlamış piyasalar fiyatlamayı daha önceden yapmışlardı. Eğer bu operasyon ile FED'in tahvil alımının azaltılması kararı bir araya denk gelmeseydi farklı bir tablo ile karşılaşacağımız kesindi. 2014 yılında ise görünen odur ki döviz kuru daha da tırmanacağa benziyor!
İçinde bulunduğumuz hafta ve sonrası, Türkiye ve dünyanın gelişmeleri yakından takip ettiği bir süreç olacak. Artık dünya ekonomisinde etkin bir yere sahip olan ülkemizde taş yerinden oynasa etkisi küresel anlamda büyük oluyor. Bakalım bu seferki yerinden oynayan taşlar nelere gebe hep birlikte göreceğiz...
Tüm hemşehrilerime Saygılarımla ve Sevgilerimle…