Bir takımın istediği başarıları elde etmesi ve istediği sonucu alabilmesi için, önce o kulübün yöneticileri, teknik kadrosu ve futbolcularının şampiyonluğa, oynayacaklarına inanmaları gerekir.
Sorgun Belediyespor’un gerek yönetimi olsun, gerek teknik kadrosu, gerek futbolcuları ve gerekse taraftarları olsun hiç birisi sezon başından itibaren tam olarak şampiyon olacaklarına, daha doğrusu play of oynayabileceklerine inanmıyorlardı. Öyle ki, ligin şampiyon adaylarından Zara Belediyespor ile deplasmanda oynadığımız ve 1-1 berabere kaldığımız, ardından da evimizde yine şampiyon adaylarından Çarşambaspor’u 3-0 yendiğimiz maçlardan sonra bile şampiyonluk inancı tam olarak yoktu.
Her ne kadar yönetim, teknik kadro ve taraftarlarla aramızda yaptığımız sohbetlerde şampiyonluğa inancımızı yürekten taşıdığımızı sürekli söylesek de, içimizde hep bir ‘Acaba’ vardı. Bu ‘acaba’ çok basit hatalarla puan ya da puanlar kaybettiğimiz maçlardan sonra daha da belirgin hale gelmeye başlamıştı.
Ben bu takımı Nevşehir kampında ve burada oynadığımız 2-3 hazırlık maçında izledim. Özellikle Büyük Çekmece maçı ve içerde oynadığımız Elazığ maçlarında beğendim. O maçlar sonrasında bende oluşan intibaa, Sorgun Belediyespor’un bu sene başarılı olacağı yönünde idi. Bu takım çok iyi bir kadroya sahipti ve gerçekten çok iyi top oynuyordu. Hele hele Zara deplasmanı ile içerde oynadığımız Çarşamba maçında oynadıkları futbol, gerçekten izlenmeye değerdi. Ardından oynanan Kelkit Hürriyetspor maçını bir kaza olarak gördüm. Sonrasında bu lige ilk katıldığımız yıl yine deplasmanda oynadığımız ve her iki maçta da yenildiğimiz Erbaa’dan hem de deplasmanda rövanşı almak beni çok sevindirdi ve ümitlerimi artırdı.
Bir takımın en büyük güçlerinden biri de taraftarlarıdır. O taraftarlar ki, sadece iki deplasman hariç, ligin en uzak deplasmanlarında bile takımı yalnız bırakmadılar. Bunlardan bir tanesi Kelkit deplasmanı, diğeri ise Bulancak idi. Kelkit deplasmanında hava şartları çok kötü olduğu için gelemediler, ikinci deplasmana niçin gelemediklerini bilemiyorum ama, biz o maçta hem kötü oynadık, hem de tek yenilgimizi aldık. Bulancak takımı da ahım şahım bir takım değil. Normal şartlar altında biz onları her zaman yeneriz. Ama o gün biz çok kötüydük ve bizi destekleyecek taraftarımızdan yoksunduk. Bunun dışında deplasmanlarda oynadığımız tüm maçlarda başarılı olmuşuz. Tabii bu da taraftarlarımızın her maçta takımının yanında olması ve onlara araç sağlayan Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Şimşek’in destekleriyle gerçekleşti. Bunların en başında ligin en zor deplasmanı olarak gösterilen iki maç var ki, bunlardan biri Atakum, diğeri de bizim şampiyonluktaki rakibimiz Fatsa deplasman maçlarıydı. Dikkat edilecek olursa her iki deplasman maçını da Fırat’ın golleriyle kazandık.
Fırat deyince, bu oyuncuya bir parantez açmak istiyorum. Fırat, iyi bir futbolcu. Ancak, çok agresif ve kolay kart görecek kapasitede bir oyuncu. Agresifliğini kontrol etmesi durumunda takıma çok yararlı olacak. . Son oynanan maçlarda attığı iki gol ile 6 puan kazandırması bunun kanıtıdır. İyi oyuncu takımının sıkıştığı anda onu kurtaran, takımına maç kazandıran oyuncudur. Fırat da bu özellikleri taşıyan bir oyuncu. Ona, Hocası da inanıyor ki, ısrar ediyor. Hatta Feridun Hoca, bu düşüncesini “O daha kapasitesinin yarısında bile oynamıyor. Biraz daha kapasitesini yükseltsin, siz o zaman Fırat’ı görün” diyor. Demek ki, o da çok inanıyor.
Fatsa maçından sonra iki kez takımın antrenmanlarını izlemek için stada gittim. Her iki Antrenmanda da hem takımdaki oyuncaların gözlerinde, özellikle de ilk kez Feridun Hoca’nın gözlerinde şampiyonluk ışıklarını gördüm. Hatta, Feridun Hoca, “Biz Öz Espiye maçını alırsak ve birkaç takviye yaparsak, bu ligde bizi kimse tutamaz. Biz bir üst lige çıkarız” düşüncesinde.
Feridun Hoca daha önceleri, “Ben kimseye şampiyon olacağız demedim. İyi bir takım yapıp üst sıralar için mücadele ederek Sorgun Belediyespor’u en iyi yerlere getireceğiz” derken, bu kez Play Of’tan, bir üst lige çıkmaktan bahsetti. Ne diyelim, o inanca, bizlerin inancı da güçlendi.
ÖZ ESPİYE İYİ DİRENDİ
Ligin ilk yarısının son maçı olan Öz Espiye Belediyespor maçına gelecek olursak, ben bu maçın daha zor geçeceğine inanıyordum. Sorgun Belediyesporlu oyuncular iyi konsantre olmuşlar ve maçın ilk yarım saati içinde 2-0 öne geçerek işi bitirdiler. İlk yarının son 15 dakikası ile ikinci yarının ilk 10 dakikasında Öz Espiye Belediyespor daha iyiydi, maç genelinde de iyi direndi.
Havanın çok kötü olması hem oyuncuları hem de taraftarları etkiledi. Yine de bu soğuk havaya rağmen, taraftarların maça ilgisi büyüktü. Ben şuna inanıyorum, şayet hava iyi olsa idi, maça gelen seyirci sayısı bunun en az iki katı olurdu. Yine de taraftarı kutlamak gerekir çünkü, hava inanılmayacak derecede soğuktu. Ayrıca bu soğuk havaya rağmen çok iyi mücadele eden oyuncuları da ayrıca kutlamak isterim.
Maçın öne çıkan isimlerine gelince, Serhat Göçen, Hanifi, Serdar, Anıl Sorgun Belediyespor’un yıldızlaşan isimleriydi.
İkinci yarı öncesinde yapılacak takviyelerle takımımızın çok daha iyi yerlere geleceğini tahmin ediyorum. Yolumuz açık, bahtımız şen, şutlarımız gol olsun.