Yeni yıla her zaman yeni umutlarla girer, bütün bir yılın yeni umutlarla geçmesini temenni ederiz. Atalarımız yenilikte bereket olduğunu söylemişler. “Dostlar dışında her şeyin hayırlısı yenidir” diyerek konuyu biraz daha açabilirim.
Bugün yenilik denince reform akla geliyor, oysa yenilik reform yapmak değildir. Elma ile armudu karıştırmamak gerek…
Bu köşede yenilik ve bereket kavramlarını memleket için, Yozgat için çok defa kaleme aldım.
Birçok kişi gibi ben de 2013 yılının son ayında İstanbul’da patlak veren ve günlerce konuşulan soruşturmanın ardından sarsılan ekonomik dengeler ve dedikodularla yeni bir yıla giriyor olmanın endişesini taşıyorum. Ama umudumu kesmiş değilim.
Bu ülke geçmişte çok badireler atlattı ve bu günlere kolay gelmedi. Savaşların, dökülen kanların yanı sıra, siyasi ve ekonomik anlamda baskılar görmüş ama bu sıkıntılardan refaha çıkmayı başarmışız.
Şu sıralar yürütülen İstanbul merkezli operasyon hakkındaki düşüncelerimi daha önce kaleme almıştım. Tabi ki yürütülen soruşturmanın ucunun ekonomiye dayanması, döviz kurlarındaki artış ve haliyle bunun vatandaşa zam olarak yansıması işin farklı bir boyutu...
Yürütülen soruşturma, soruşturma olmaktan çıktı. Vatandaşı kutuplara ayırdı. Arkadaş sohbetlerinden camilerde verilen vaazlara kadar uzanan bu kutuplaşma sürecinde konu dağılabileceği kadar dağıldı. Ortam gerildi.
Hat safhaya ulaşan bilgi kirliliğinde neyin doğru olduğu tartışma konusu oldu. Olayın neresinden tutarsanız elinizde kalıyor.
Çünkü doğrular çoğaldı. Herkesin doğruları var. Görünen o ki yürütülen bu soruşturmada bir yanlış yok! Herkes kendince haklı…
Mantıklı düşünmenin zorlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Vatandaş gelen zamlarla neye uğradığını şaşırırken, bunun daha başlangıç olduğunu söyleyen ekonomistlere göre yeni zam dalgası kapıda bekliyor…
İlk kez yeni bir yılın arifesinde değiliz, ama yeni yılla birlikte geleceği söylenen zamların nefesini hiç bu kadar yakından hissetmemiştik.
Tabi yaşananların bu noktaya gelmesi ve ucunun yine vatandaşa dokunmasını, faturanın yine vatandaşa kesilmesini doğru bulmuyorum. Yapılan açıklamalarla birlikte ortamın gerilmesi, karşılıklı atışmalar ve konunun yürütme-yargı savaşı noktasına kadar varmasının mantıklı bir izahı yok. Özellikle toplumda oluşturulan bu kutuplaşma yeni yılda Türkiye’yi nereye götürecek?.. İşte bu hengâme ile yeni bir yılı karşılıyor olsak da, yazımın başında da söylediğim gibi, benim hala umudum var.
Aksini iddia edenler olsa da adaletin tecelli edeceğine inanıyorum, daha doğrusu inanmak istiyorum. Üzüntü ve sevinçleriyle bir yılı daha geride bırakırken, yeni umutlarla karşıladığımız 2014 yılının sağlık ve huzur getirmesini, ülkemiz ve memleketimiz için birlik ve beraberlik anlayışımızın daha da pekiştiği bir yıl olmasını diliyorum…