Koskocaman bir 365 gün su gibi akıp gitti. Acı ve tatlı geçen bir yılın sonuna geldiğimizde, boy aynasından kendimize bakmak yerine, aynayı başkalarına çevirmeyi tercih ederek, ''Hatasız'' olduğumuzu, başka bir değişle ''Bizden başka herkesin hatalı olduğunu'' ortaya koymak ne kadar doğru bir davranış biçimidir, bunun takdiri sizlerin...
İkamet ettiğim evimin giriş kapısını açtığımda tam karşımda duran aynaya hergün bakmamış olsam da zaman içerisinde bakıp, kendimi gözden geçirdiğim oluyor. Belirgin olarak ortaya çıkan hatalarımdan, yanlışlarımdan kurtulmaya çalışmış olsam da ciddi bir zaman aldığı gerçeği, ister istemez zihinsel yorgunluğa, zihinsel yorgunluk da bedensel sorunlara neden olmaktadır.
2013 yılına veda edip, 2014 yılına merhaba demeye hazırlandığımız bugün kaçımız boy aynasının karşısına geçip, hatalarımızı, yanlışlarımızı görme ihtiyacı duyacaktır, bilemem. Ama bunun yapıldığında bir yıllık süreç içerisinde yapılanları, yapılmayanları süzgeçten geçirdiğinizde inanın ciddi bir rahatlama yaşayacaksınız. Bunu yaparken, yargılamak yerine, sorgulamayı tercih ederseniz, o zaman yanlışlarınızdan, hatalarınızdan ciddi dersler çıkartıp, 2014 yılında aynı hataları yapmama adına adımlar atmak durumunda kalırsınız...
Veda etmeye çalıştığımız yıl içerisinde, kimin için ne anlam ifade eder, orası kendilerini bağlar ama Yozgat olarak ciddi kayıplar verdiğimizi söyleyebilirim. Uğur Köseoğlu ile başlayıp, sonrasında Tavukçu Abdullah, Muammer Karadeli, Kenan Yılmaz, Selahattin Bozkuş, Abdullah Koçak gibi isimleri, Yozgat'ın farklı renklerini aynı hastalıktan, genç ve olgunluk dönemlerinin ilk günlerinde ebediyete uğurladık.
Peki dostlarımızı, yakınlarımızı, sevdiklerimizi ebediyete uğurlarken, ondan sonraki nesillerin aynı sorunları, sıkıntıları yaşamaması noktasında ne yaptık?
Koskoca bir hiç...
Saydığım isimlerden daha fazlası aynı hastalıktan, aynı çileleri çekerek, ebediyete intikal ederken, ömrünün son demlerini yaşadığını bilerek, bir gün daha fazla hayatta kalabilme adına mücadele verenlerin varlığını hepimiz yakından biliyor, görüyoruz.
Yozgat'ın öncelikleri nedir?...
Hiç bir zaman bu sorunun yanıtını veremediğimiz için bugün yaşadığımız sıkıntıları, yarınlara taşımaya devam ediyoruz. Önceliklerimizi belirlemek yerine, aklımıza gelen ilk ihtiyacımızı ''Önceliğimiz'' olarak lanse edip, getirisini, götürüsünü hesaba katmıyoruz. O nedenle de hesapsız yapılanlar zamanla bizleri sıkıntıya sokuyor, başımıza bela oluyor.
Yozgat'ta yataklı tedavi kurumlarının doluluk oranı yüzde 30'larda iken, yaklaşık bin yataklı üç hastanenin yapılıyor olması da hesapsız hareket etmemizin sonucudur. Yarınlarda ciddi sıkıntı verecek olan bu yapılanma yerine, branş, ihtisas hastanesinin kurulmasının daha yararlı olacağı konusu gündeme bile getirilmedi, temeller atıldı.
Ne diyelim...
Yeni Yılınız Kutlu olsun...