Korsan kitap satan iki gençle konuştuk geçen gün. Büyükçe bir tezgâh kurmuşlardı ve üzerinde çeşit çeşit kitaplar vardı. Evet itiraf ediyorum inceledim o kitapları.  İşin aslı merak ettim kimlerin kitapları vardı, orijinal kitaplar gibi miydi? Çoğunluğu yabancı yazarların kitaplarıydı. Türk yazarlar içinde en fazla Zülfü Livaneli, Elif Şafak,  Ayşe Kulin gibi ünlü yazarların kitapları vardı.
Nasılda bilemedim ben, meğerse bir kişinin korsan kitabının çıkması iyi bir şeymiş. Öyle söyledi seyyar kitap satan arkadaşlar. Tutulan kitapların korsanları basılıyor dedi. Vay be korsan kitapları olan yazarlar sevinmeli mi nedir “benim kitabımın korsanını basmışlar, emeğimin boşuna gitmesi önemli değil, insanlar okusun yeter” diye. Korsan kitabı basılmayanlar da üzülmeli mi “benim kitabım talep edilmiyor” diye.
İncesi de 5 TL idi kadını da. Oysa kişinin edindiği üne ve sayfa sayısına göre fiyat değişir orijinal kitaplarda. Kimisinin sayfaları biraz solukta olsa iyiydi yine de. Kimisi ise eksik sayfalıydı. Ne fark eder ki ama bazıları için kitap kitaptır. Nasıl olsa satana ceza var zabıta tarafından yakalandığı takdirde ama alana ceza yok.
Bu konu hakkında İzmir milletvekili, Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay yıllar önce bir açıklama yapmıştı “Şimdiye kadar hep üretenlerle meşgul olduk ama tüketici taraf sanki hakkı olan bir şeyi alıyormuş gibi aldı, yürüdü, gitti. Bunu hiç olmazsa kabahat denilen bir yaptırıma, kesin ağır bir ceza olmasa bile bir yaptırıma bağlamak da önümüzdeki günlerde tartışmaya açılabilir. Çalıntı mal almanın ceza yasasında karşılığı var, neden bu fikri üretimin sonucu olan ürünlere de uygulanmıyor?”  diye sorgulamıştı.
Konuyu tamamen değiştirip korsan kitap, CD-DVD’leri satın almanın günah olup olmadığına getirirsek, günah değildir diyen hoca duymadım ben şimdiye kadar. Telif hakkına sahip olan kişi dışında bir kişinin o üründen para kazanması tamamen kul hakkı diye açıklıyor birçok din adamı. 
İnsanlar yüksek fiyatlar yüzünden korsan’a yöneldiğini söylüyor. Ama gözlemlediğim kadarıyla maddi durumu iyi olan birçok insan da korsan üretimden faydalanıyor. Fiyatların yüksek olması bazı kişiler için bahane mi, düşünmüyor değilim. İnternet sitelerinde korsanla ilgili, insanların düşüncelerine göz attım, bir kişi “30 TL’ye bir tane kitap alacağıma o paraya 6 tane korsan kitap alırım” yazmış. Bir başkası “öğrenciyim, korsan’a karşıyım ama mecburiyetten alıyorum” yazmış. Bir kişi “yayın evleri kâr payını düşürsün bir zahmet fiyatlar yüksek” yazmış. Bir başkası “kalitesiz sayfalara basılmış 10 kitap okuyacağıma, zevk alarak 3 tane orijinal kitap alır okurum” yazmış. Bir kişi de gayet güzel bir açıklama yapmış “korsan yerine ikinci el kitap almak daha iyi olmaz mı?” diyerek…
Korsan CD-DVD’lerden çok korsan kitaplar üzerine durdum. Nedeni çok açık. İnternetten film ve müzik indirmek çok kolay ama bir kitabın tamamını internetten bulamazsın. Eskiden kasetler vardı ve her yerde korsanları satılırdı. O dönemler internette yaygın olmadığı için birçok kişi korsan kaset alırdı. Orijinalinin verdiği ses kalitesi yoktu, şarkı sözleri yazmıyordu kaset kutusunun içerisindeki kâğıt da.
Derler ya hani anneliği babalığı çocuğun olunca anlarsın diye, benimde ilk kitabım çıkmak üzere ve şimdi daha iyi anlıyorum korsan kitap, CD-DVD’leri üretilen emekçilerin ne kadar haksızlığa uğradığını ve haklarının yenildiğini. Eğer bir yazar, bir müzisyen emeğinin karşılığını alırsa daha iyi eserler ortaya koyacaktır, bu anlamda da korsan’a karşı olmamız gerekiyor.
Korsan’a hayır, Orijinal üretime evet!