Haberciler de pot kırarlar. Olaylara yanlış açıdan yaklaştıkları veya yanlış yönlendirildikleri olur. Ulusal veya yerel fark etmez, insanın olduğu her yerde hatalara yer vardır.
    Bir medya çalışanının hatası, geniş kitlelere ulaşacağı için özellikle bu işe gönül verenlerin daha titiz davranmaları gerekiyor.
    Araştırmadan veya toplumun içinde yaşadığını unutarak sadece varsayımlarla hareket eden bir medya çalışanının bu sektördeki macerası uzun soluklu olmaz.
    Geçtiğimiz günlerde iyi bilinen ve geniş izleyici kitlesine ulaşan ulusal bir TV kanalının haber sunucusun önyargısı beni oldukça şaşırttı.
    Gece yarısına yakın saatlerde yayınlanan haber programında son zamanlarda özellikle TV ekranlarında reklamları mantar gibi türeyen süzme bal satışları ile ilgili konu tartışılıyordu.
    Programın sunucusu “ucuz bal” sağlıklı mı sorusunu yöneltiyor, dört veya beş kilosu 100 liradan satılan balların tehlikeli ve “çok ucuz” olduğuna işaret ediyordu.
    Kilosu 20-25 liraya satılan balların çok ucuz olduğu söylenince şöyle bir düşündüm.
    Marketlerde markası çok iyi bilinen, yıllardır bu sektörde tüketicinin güvenini kazanmış bazı bal üreticilerinin raf fiyatlarını biliyorum. Evinin alışverişini yapan birisi olarak raf fiyatlarını bilmem oldukça normal.
    Tanınmış markaların raflarda bulunan süzme ballarının fiyatları ortalama 15-20 lira civarında. 10 liraya da bal satanlar var ama marka ve kalite faktörü bu fiyatı 20 liraya kadar çıkarıyor.
    Bunu sizler de biliyorsunuz...
    Yayınlanan haberin ilginç tarafı, programa katılan bal üreticileri birliği başkanın da satılan balların ucuz olmadığını söylemesiydi.
    Canlı yayındasınız ve satılan balların çok ucuz olduğunu izleyicinin önünde bağıra bağıra söylüyorsunuz. Ekranda videolar dönüyor falan. Az sonralar da cabası...
    Beş dakika sonra yayına bağladığınız bal üreticileri birlik başkanına da “Efendim bu ballar çok ucuz değil mi” gibi bir soru yöneltiyorsunuz.
    Adamcağız da sizi bozmak istemiyor ve kibarca “TV'lerde reklamı yapılan balların satış fiyatları ucuz değil, fiyatlar normal ama önemli olan üretim koşulları” diyor.
    Dikkat edilmesi gereken noktanın üretim koşulları olduğunu söyleyen birlik başkanı konunun seyrini değiştirmeye çalışıyor.
Maksat, haber sunucusu daha fazla bozulmasın, durumu toparlasın...
    Çünkü ben ve benim gibi binlerce TV izleyicisi biliyor ki süzme balın kilosu için talep edilen 20-25 lira azımsanacak bir para değil.
    Bana göre bu konuya şu şekilde yaklaşmak gerekiyor:
    Araştırmalarıma göre piyasada satışı yapılan süzme balların bazıları hiç arı görmeden tamamen fabrikasyon ortamda üretiliyor.
    Bu işi tamamen doğal olarak yapan bazı bal üreticilerine sordum ve tamamen fabrika ortamında bazı kimyasalların birleştirilerek yapay bal üretiminin hali hazırda yapılabildiğini söylediler.
    Özetleyecek olursak...
    Gerçek haberci bir olaydan birçok haber çıkarabilir. Önemli olan bakış açısı. Görülmeyeni görmek ve izleyicilerin veya okurların gerçeği görmelerini sağlamaktır.
    Burada okuyucuya da büyük görev düşüyor...
    Okurun da bir haberi tam olarak okuması gerekiyor tabi ki.
    Sık sık başımıza geliyor; vatandaş haberi okumadan veya anlamadan telefona sarılıp bizi eleştiri yağmuruna tutuyor.
    Haber başlıkta bitmiyor. Tamamını okumak, anlamaya çalışmak gerekiyor.
    Bazen elma ile armut birbirine karışıyor. Karıştırmayalım.