Bir şeyin olmadığını kabul edebilmek, sindirebilmek, “bazen olmaz” deyip yola devam edebilmek ne kadar zor oluyor bizim gibi egosu olan varlıklar için. Hele bir de kesin olacak gözüyle bakıp hayaller kurmaya başladıysak, olması için kendimizce emek verip çaba sarf ettiysek kabul süreci daha da sancılı geçiyor. Öfke, hayal kırıklığı, hüzün, pişmanlık, suçluluk gibi pek çok his anlaşmış gibi kol kola girip bizi sarmalayıveriyor böyle olmazlarda. Hayır öyle tek tek de gelmiyorlar ki üstümüze baş edebilelim. Kontrollü bir şekilde serbest bırakılmazsa epey tehlikeli olabilen bu olumsuz duygular bir haliyle ifade edilmediğinde zihnimizi, gönlümüzü içten içe kemirip duruyor. Sonra bu olmazlardan kalan kemirgenler hiç olmadık zamanlarda olmadık şeylere tepkisel yaklaşan, gergin, tatsız, huysuz birine dönüştürüveriyor bizi.

Peki, ne yapalım? Olmadı diye yerden yere mi atalım kendimizi ya da bağırıp çağıralım, ağlayalım mı? Laf aramızda bunlar da gereklidir bazen içimizdeki zehri akıtmak için. Mesela sesimiz kısılıncaya kadar çığlık atmak öfkeyi dışarı bırakmanın en iyi yollarından biridir. Yastık yumruklamak da fena yöntem sayılmaz. Tabii bunları halka açık olmayan yerlerde, tek başımızayken yapmakta fayda vardır. Ama bunlar kısa vadede rahatlatıcı olan dürtüsel çözümlerdir. Biraz daha akıllıca ve gerçekçi yaklaşmakta, uzun vadeli düşünmekte fayda var. Bunun için size birkaç önerim var.

·         Yazı yazmak:Olumsuz duygularımızı kâğıda bırakmak omzumuzdaki yükü hafifletir, içimizi ferahlatır. İçimizden geçenleri kâğıt üzerinde görüp okumak yaşadığımız durum ve duygularla yüzleşmemizi sağlar ve kabul sürecimizi hızlandırır.

·         Resim yapmak: Yeteneğimiz olmasa bile duygularımızı ifade eden bir şeyler çizmek, boyamak, karalamalar yapmak tıpkı yazmak da olduğu gibi yüzleşme ve kabul için ideal yöntemlerdendir.

·         Yürüyüş yapmak: Hareket etmek zihnimizi berraklaştırır. Özellikle yalnız yaptığımız yürüyüşler düşüncelerimizi düzenleyip, duygularımızı ölçüp tartmak için kendimize ayırdığımız verimli zamanlardır. Önemli konularda karar almadan önce doğada kısa bir yürüyüş yapmak daha sağlıklı adımlar atmamıza destek sağlar.

·         Kitap okumak: Okuduğumuz kitaplarda hissettiklerimize benzer duygulara rastlamak, başka insanların da bizim gibi şeyler yaşadığını fark etmek hem kalbimize iyi gelir hem de ufkumuzu genişletip olaylara bakış açımızı zenginleştirir.

·         Müzik dinlemek: Ritim ve müzik zihnimize ve kalbimize doğrudan etki edebilen nadir şeylerdendir. Sakin ve dingin hissetmemizi sağlayacak tınılar duymak hatta bazen sesimiz güzel olmasa bile hislerimizi anlatan şarkılar söylemek duygularımızı dışa vurmak için harika bir yoldur. Rahatlatır, sakinleştirir.

·         Sevdiklerimizle sohbet etmek: sevdiğimiz insanlara içimizi açmak, duygularımızı paylaşmak olumsuz duygularımızın yıkıcı etkilerini hafifletir. Birinin bizi dinlediğini, anladığını görmek değerli hissetmemizi sağlar ve hiç bakmadığımız pencereleri bizim için aralar.

·         Uzman desteği almak: Pek çok yol denemiş olmamıza rağmen duygularımızı ifade etmekte, düzenlemekte, kontrol etmekte zorlanıyorsak ya da yaşadığımız olayları kabullenip sindiremiyorsak bir ruh salığı uzmanından destek almak faydalı olacaktır. Çünkü her zaman kendimize yetmemiz mümkün olmaz. Yetersiz ve çaresiz hissettiğimiz zamanlar olabilir. Sevdiklerimizin uzattığı el de objektif olmayacağı için bir uzmanın eline ihtiyaç duyabiliriz.

Bazen de hiçbir şey yapmadan öylece durmamız gerekir. Çünkü aslında bizim düşündüğümüz gibi ortada bir sorun yoktur. Olsun diye zorladıkça, üzerine düştükçe, uzun uzun düşündükçe denge bozulur ve yaşamın akışından uzaklaşırız. Kontrol etmeye çalıştıkça her şey kontrolümüzden daha da çıkar. Öyle ya yaşamdaki her olup biteni bizim kontrol etmemiz ve planlamamız mümkün değildir. Bazı şeylerin yaşam içerisinde bir zamanı vardır ve ancak biz hazır olduğumuzda gerçekleşir. Belki de sadece olmayanı kabul edip zamana bırakmamız gerekiyordur.

Çünkü bazen olmaz.

Bazen sen ne yaparsan yap olmaz. Belki de zamanı gelmemiştir. Sen bütün hazırlıkları da yapsan, zamanı gelmeyince çiçekaçmaz, güneş doğmaz.”Beyhan Budak