Sandıktan evet mi çıkar hayır mı?
Evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur?
    Her seçimde Ak Parti'ye yüzde 40'ın üzerinde destek veren Yozgatlı referandumda da aynı desteği verir mi? (Nasıl olsa Ak Partililer ve olmayanların yarışı olacak)
    Referandum ne demek, hangi şehrin ilçesi…
    Referandumda kiralar kaç para, bir daire de bize düşer mi?
    Referandum'da 'evet' demek için Ak Partili mi olmak gerekiyor?
    Ak Partili olarak 'hayır' oyu versem, çok büyük günah mı işlemiş olurum?
    Referandum nerde, adresi ne, iş bulur mu bize, ekmek, aş var mı?
    Referandum gelirse Yozgat'taki işsizlik biter, insanlar göçmekten kurtulur mu?
    Referandum baş ağrımı geçirir, kabızlık sorunu mu çözer mi?
    Belki bu ifadeleri abartı bulabilirsiniz, hatta saçmaladığımı düşünebilirsiniz?
    Her ne düşünürseniz saygı duyarım…
    Amma şu gerçeği unutmamanızı tavsiye ediyorum; benim vatandaşımın gündeminde referandum yok.
    Benim insanımın gündeminde seçim var!
    Kimin seçimi?
    Ak Partili olanlarla olmayanların seçimi!..
    Biraz önce saydığım maddeler Ak Partili olanlar için de geçerli olmayanlar için de!
    İnsanlar referandumun içeriğinden habersiz. Bilinenler ise, haber kanallarının yayınladığı kadarını biliyor, ya da yarım biliyor, yanlı biliyor…
    Onu da referandum yandaşı haber kanalları ve karşıtı kanalların yönlendirmeli haberleri ile…
    İnsanım referandumun içeriğinden bihaber…
    Özellikle de Yozgat'a.
    Sorunlar öyle çok, sorunlar öyle çözümsüz ki, referandumu umursamak için vaktimiz dahi olmuyor.
    2010 yılının yarısını tarih sayfalarından silip attık, dünya uzayı geçmiş daha ötesine gitmenin kaygısıyla yaşıyor, bir de benim insanıma bakın.
    Ne var halimizde diyenler de olabilir.
    Doğru ne yok ki, Yozgat'ın üçte ikisi yeşil kartlı.
    İnsanlar devletin ve derneklerin yardım kuyruklarından çıkıp da dünyaya göremiyorlar.
    Kuralsız, kaidesiz, popülist düşüncelerle yapılan yardımlar yüzünden yardım bağımlısı millet olma yolunda hızla koşuyoruz.
    Geçim derdi, dermansız olmuş, ilacı bulunmaz.
    Gençlik hala ağzında küfürle Lise Caddesi'nde, insanlar hala kitap okumuyor, boya sandığı sırtında çocuklar ekmek parası kazanma kaygısıyla küçük yaşta sokaklarda.
    Yolsuzluk, rüşvet ve kapalı kapılar ardında yapılan kirli hesaplara dur diyen yok!
    İnsanların bir birine güveni kalmadığı gibi, can güvenliği konusunda da tedirgin…
    Kalplerde her gün bir şehit sızısı…
    Merak etmeyin, buradan sonrasını fazla uzatmayacağım.
    Söyleyecek çok şey var ama zaten duyan yok. Benim anlattıklarım görenler ve duyanlar içindi.
    Her şeyin rafa kaldırıldığı bir Yozgat'a, milletin gözündeki referandum 'Raf'a-randum' değil de ne ola ki?
HA PARİS HİLTON, HA YOZGAT… 
    Dün akşamüzeri bir arkadaşım ziyaretime geldi. Sohbetin koyusu çayla olur deyip, oradan buradan, hayattan mayattan konuştuk.
    Bir ara söz döndü dolaştı geçim derdine geldi.
    Paris Hilton'un bir gecelik masrafının 2.7 milyon dolar olduğunu söyleyip, 'Ah alun ah…' diye hayıflandı arkadaşım.
    - Biz 500 TL için bir ay didinip, debelenelim birde şu harcanan paraya bak…
    Haklısın be kardeşim, ama dünya düzeni böyle olmuş demekten başka bir söz gelmedi dilime.
    Evet Sevgili Yozgatlılar bir yanda insanlar ekmek parası için canla başla hayal mücadelesi versin, diğer tarafta sular, seller gibi bir geceler eğlenceye paralar saçılsın.
    Yalnız parayı su gibi harcayan sadece Paris Hilton değil.
    Bizim de Yozgatlılar olarak ondan kalır yanımız yok yaniii.
    Son günlerde çok sayıda düğünde bulunma fırsatım oldu.
    Gördüğüm manzaralar karşısında el insaf be kardeşim el insaf demekten başka bir söz bulamıyorum. 
    İsraf olurda bu kadar olur mu?
    Çöpe giden yemeklerin, havaya atılan paraların haddi hesabı yok.
    Ben havaya atılan havai fişeği dahi (hala çöpten ekmek toplayanların yaşadığı bir ülkede)  boşa harcanan para olarak görüyorum.
    Yozgat'taki düğünlerde çöpe giden yemeklerin haddi hesabı yok.
    Vicdanım sızladı. Çatal değmemiş tavuk etleri, meyveler, pilavlar.
    Akla, vicdana, dine, kitaba sığmaz bu kadar israf.
    Düğünlerde sırf gösteriş yapma uğruna milli serveti, yetimin, öksüzün, garibin hakkını çöpe atmaya hakkımız yok!
    Paris Hilton bir gecede 2.7 milyon dolar harcamış…
    O dünyada Paris Hilton bir tane, ama bizim dünyamızda sanırım hepimiz Paris Hilton olduk. Düğünlerde olabildiğince dağıtıyor, harcıyor, saçıyor, israf ediyoruz!