Tam anlamıyla şehir olmak adına önümüzde uzun bir sürecin olduğunun farkındayım.
Köyden kente, kentten de metropole göçün yoğun olduğu bir Yozgat'ta, borçlu bir belediyenin kıt imkanları ile ha deyince şehirli olunmuyor.
Buna halkın bakış açısını da ekleyince, ister istemez yılların verdiği unutulmuşluğun olumsuzlukları çıkıyor karşımıza.
Mesela, neyi isteyip istemediğini bilememe.
Düne kadar, ayağımız çamura değmesin, pantolonumuzun paçaları çamur olmasın yeter diyorduk.
Bu gün her mahalle, sokak yolu asfalt bir Yozgat en büyük arzumuz.
Çocuklarımız için oyun oynayabilecekleri, araç trafiğinden uzak bir harman yeri yeter diyorduk, bu gün çocuğun oyun oynarken, değişik aktivitelerde bulacağı parklar arzuluyoruz.
Yozgat'a çam dikilsin yeşillensin istiyorduk, bu yaz İstanbul Lalesi de olsa şehri daha güzel gösterir beklentindeyiz.
Hizmetler bir biri ardına gerçekleştikçe, insanlar görüyor, insanlar görmeye başladıkça şehirleşmenin anlamına varıyor, beklentileri de değişiyor.
Mesela gidip sorun Eskipazar Mahallesi'nde ikamet eden 60 yaş üstü bir Yozgatlıya, 'Benim de yolum asfalt olsun' der.
Ama bu vatandaş 25 yaşında böyle bir beklenti içinde değildi.
BAŞKAN ÇÖP TOPLAR MI?
Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer'in göreve başladığı ilk günlerde katıldığım bir çevre etkinliğini hiç unutmam.
Yanlış hatırlamıyorsam yer Fatih Mahallesiydi.
Belediye çalışanları (içlerinde şube müdürlerinin de bulunduğu) ve gazeteciler beraber mıntıka temizliği yapıyorduk.
Belediye Başkanı Yusuf Başer önde, biz etrafında basbaya yerden poşet, plastik atıklar, kağıt parçaları aklınıza çöp namına ne gelirse bir bir topladık…
O gün, 'Başkan çöp mü toplar' dedik, yadırgadık.
Öyle ya, demezler mi adama 'Git makamında otur, talimat ver görevliler temizlesin mahalleyi(!)'
Derler derler, burası Yozgat!..
İlk başta yadırganacak bu durum, başkanın yaz akşamında bir elinde gül, bir elinde kese kağıdı Lise Caddesi'ndeki insanlara bunları dağıtması ile devam etti.
İnsanlar bir kere daha afalladı.
Şehrin belediye başkanı insanlara yedikleri kuru yeşimin kabuklarını çevreye değil de bir poşet ya da kese kağıdına atmalarının mesajını veriyor, bu mesajı verirken de yanında kırmızı güllerle süslüyordu.
Bu ve buna benzer faaliyetler artıkça, başkanın mesajı daha da anlaşılmaya başladı.
İnsanlar yolda yürürken biten sigara paketini çevreye atmak yerine çöpe atmaya başladı.
'Öyle ya, koskoca belediye reisi eğilip yerdeki çöpü alırken vatandaş olarak elimdeki çöpü etrafa atmam doğru olur mu', diye düşündü insanlar.
Bunlar basit örnekler.
Dahaları da geldi tabi çevresel faaliyetlerin.
Ama insanlara mesaj vermek adına Sayın Başer'in öncülük etmesi Yozgatlıya şehirleşmenin ne anlama geldiğini hatırlattı.
Yozgat'ta mahalle aralarına kadar girmiş asfalt yolları görünce 'Sanırım şehir olmak böyle bir şey' dedim.
Sadece asfalt yollarla şehir mi olur, demeyin…
Çamurlu yoldan beton asfalta basınca benim insanım artık aradaki farkı algılaya bilir.
O yüzden 'Benim mahallemde asfalt olsun' diyor…
Gerekirse belediyenin kapısını çalıyor, başkana kadar çıkıyor.
Mahallesine kadar gelip yerdeki çöpleri eliyle toplayan başkanını kendine daha yakın hissediyor benim Yozgat'ım…
Yozgat'ın asfalt yolları arttıkça yarın insanlar daha düzgün kaldırımlar isteyecek.
Şehirli olmanın ayrıcalığını tattıkça daha da şehirli olmak isteyecek, daha yeşil bir çevre için mücadele edecek.
Aslında olması gerekenlere bir gün tam manasıyla sahip olduğunda Yozgatlı'nın talepleri de değişmeye başlayacak.
Belediyesinin sosyal ve kültürel faaliyetlerine katılacak.
Düne kadar yadırganan halk ve sanat müziği korolarına yenilerini de isteyecek.
Yeniler yenileri kovalayacak.
Kovalayan, isteyen, talep eden Yozgat olacak.
Sevgili Yozgatlılar, gün gelecek bizler istedikçe hakkını arayan, kendini ezdirmeyen bir toplum haline geleceğiz.
Bir gün şehirli olacağız, gerçek şehirli.
Şehirli olan Yozgat'ın köylüsü de şekil değiştirecek.
Değerinin farkına varacak, kümesindeki yumurtanın, bahçesindeki domatesin, kasketine düşmüş başağın, elindeki nasırın değerini çok daha iyi anlayacak.
Burada Yozgat Belediyesi'ne çok iş düşüyor.
Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer'in şehirleşme adına yürüttüğü çalışmalara bakınca o gün bu günü görememişti çoğumuz.
Ama bu gün yolları asfalt bir şehir Yozgat!
İnşallah yarın daha farklı hizmetlerle tanışacak.
Sayın Başer'in kazandırdığı Kent Park'la 'parkın' anlamını kavrayan Yozgat her gün şehir olacak…İşte bu yüzden Yozgat'ın asfalt yollarını önemsiyorum!