Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı, göreve başladığı dönemde basın mensuplarıyla biraraya gelip, bilgi alışverişinde bulunacağını söylemişti. Bu doğrultuda, öncekini ''Tanışma'' olarak kabul edersek ilk toplantısını gerçekleştirdi. Yaptığı konuşmada, yapılan ve yapılacak yatırımlar, hizmetler hakkında bilgiler aktarırken, özellikle de kamu çalışanlarına yönelik ''İşinizi yapın!'' uyarısına yönelik mesajlar verdi.
Yozgat, jeotermal kaynak bakamından oldukça zengin sayılabilecek bir bölge. Ama ne hikmetse bugüne kadar bu kaynakların önemli bir bölümü yeraltında tutuldu, yer üzerine çıkartılan bölümü ise ''Hamamcılıktan'' öteye gitmeyen işletmelere tahsis edilip, boşa akatılması yönünde bir tercih kullanıldı. Her ne kadar ''Boğazlıyan'da zaten kaynak vardı, yeni bulunan bir şey yok!'' diye başlayıp, ''Mevcudu değerlendiremedik, boşa akıtıyoruz, yeni çıkartılan suyu ne yapacağız?'' şeklindeki yazımı gündeme getirip, ''Bu su o su değil, yeni'' demiş olsada sayın Vali'nin bu kaynakların değerlendirilmesi noktasında ortaya koyduğu düşünceyi desteklediğimi belirtmek isterim.
Jeotermal Kaynakların bulunduğu bölgelere özgü, örnek yatırım modelleri belirlenmiş. Örneğin Yerköy ilçesinde Kızılcahamam model olarak alınırken, diğer ilçeler için de farklı bölgeler örnek model kabul edilmiş. Burada asıl olan ise, alınan modellerden hareketle, kaynakların bulunduğu alanlarda yapılacak olan yatırımlarla ilgili proje, fizibilite çalışmalarının yapılacak olması ve yatırımcıya ''Gel buraya yatırım yap!'' demek yerine, ''Buraya böyle bir yatırım yaparsan sorun yaşamazsın!'' denilecek olması bence çok önemli.  ''Yatırımcı yatırım yapacak, kar elde edecek, ticaret yapacak. O halde neden kendisinin yapması gereken çalışmaları biz yapalım?'' denilebilir. Ama Yozgat olarak biz bunu diyebilecek noktaya henüz gelmedik. Yatırımcının bize değil, bizim yatırımcılara ihtiyacımız var, bu aşamada.
Buraya kadar her şey güzel. Yatırımcının Yozgat'a gelebilmesine, yatırımını sorunsuz hayata geçirmesine yönelik çalışmaların, uygun yatırım modellerinin belirlenmesi kadar bir başka önemli konu ise, yatırımcının yapacağı yatırım için güven duyması gerekmektedir. Kendimizi kandırmaya gerek yok; Yozgat yatırım için riskli bölgelerden birisidir. Sürekliliği olmayan bir bölgedir. O nedenle yatırımcı  güven ve muhatap istemektedir.
İşte bu noktada siyasi aktörlerin devreye girmesi gerekir. ''Uzaktan kumanda'' ile değil, bizzat konunun içerisinde rol alınmasıyla yatırımcıya gerekli güven verilmesi halinde, birbiri ardına yapılacak yatırımlar, diğer yatırımlara referans teşkil edecektir. Yani TBMM Başkanı Cemil Çiçek gibi Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da taşın altına elini koyacak, yatırımcıları toplayıp, yatırımcıların yatırım yapmaları halinde gerekli güvenceyi vermesi, varlığını hissettirmesi gerekir. Aksi takdirde ''Hayaller''  hayal olarak kalır.