En nefret ettiğim yazı tarzıdır, bir ölümün arkasından yazılan yazılar... Hep keşkeler barındırır içinde belki ondan belki de ölüm üzerine söylenecek çok söz olmamasından...
Hayatımın en büyük acısını annemin ölümü ile yaşadım... Hayatta ölümle yüzleşmeden en büyük acıyla yüzleşen bir çocuk olarak yüreğimdeki acıyı halen tarif edecek kelime bulamam...
Belki binlerce kelimeyi bir araya getirip, yüzlerce cümle kurdum ama hala o acı, ölümün acısı, ölümün getirdiği yürek yangını, ölüm sonrası yüreğin ayazını bir türlü anlatamadım...
Yaşadıkça daha büyük acılarda yaşayacağım elbet buna hiç birimizin garantisi yok, ‘Allah yaşatmasın...’ demeninde bir anlamı yok elbet yaşanacak, bu tür acılar... Kiminde erken kiminde geç... Ama yaşanacak, çünkü ölümden kaçış yok...
Evet dün ayazdan donan yüreklere cehennem ateşi düştü...
Yandı yürekler, bedenler buz tuttu gözlerde sel oldu göz yaşı ama yine de bu yangın sönmedi, sönmeyecekte...
26 şehit...
26 fidan...
26 can...
26 yürek...
26 baba...
26 evlat...
..... Daha her şekle, her isme girer, ama yüreklere sığmaz bu 26 acı...
Ne anlatayım, ne yazayım bilmiyorum gözyaşının rengini nasıl tarif edeyim çözemiyorum...
Kime kızayım, kimi suçlayayım bunu da bilemiyorum...
Tek bildiğim, Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye çalışan ve Türkiye Cumhuriyeti kimliği altında ihanet eden köpeklerin eninde sonunda cezalarını bulacaklar...
Bu acılar böyle kalmayacak, biz ki 16 devleti yıkmış 17 devlet kurmuş bir neslin torunlarıyız..
Biz ki bize ihanet etmiş padişahları, sadrazamları, başbakanları, cumhurbaşkanlarını, rütbeli rütbesiz askerleri afetmemiş bir toplumun fertleriyiz...
Sebepsiz yere, olmadık hayaller uğruna canımızı yakanı da hiç bir zaman afetmeyiz ve cezasını eninde sonunda veririz...
Bu acıyı yaşayanlara ne teselli verilir bilinmez ama onlara en büyük teselli bu köpeklerin leşlerini dağlara gömmek olur bilir bunu söylerim...
Yetkililer mutlaka bir çözüm bulacaktır da, ben Türk halkının biraz daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Kimse acısını yüreğine gömmesin, ne geliryorsa elinden yapsın ve bölünmez bütünlüğümüzü bir kez daha tüm dünyaya göstersin...
Benim derdim birilerini kışkırtmak değil, bu anlamsız yok yere yanan yüreklerin intikamının bir an evel alınması için tepki çekmek...
Evet içte ve dışta tüm müdahelelere rağmen bölünmeyeceğimizi bir kez daha ispatlamak.
Kime yansın bu yürek gencecik yaşta toprak olan şehitlerimize mi, hayallerini üst üste koyup onları büyüten analara, babalaramı, geleceğini bu yüreklere inşa eden ailelere mi?
Bu yüzden kimse yanmasın, kimse ağlamasın ve bu acı bir an evel intikamla, bitirilsin...
Hayat acıların en büyüğüyle terbiye ederse, yürekleri cezasıda büyük olmalı...
Benden 26 can gittiyse, karşı taraftan 56, yetmez,106 yetmez 1006 can gitmeli, bu soysuzların soyu kuruyana kadar tüm köpekler gebermeli...
Bunun tesellisi, telafisi yoksa bu acı bir daha yaşanmasın...
Yetkililer bir an evel harekete geçmeli ve bu acıyı bir daha yaşatmamalı bu millete...
Bu millet bu tür acılarla nasırlaşmış yürekler tekrar kanatılmamalı...
Kan kanla duracaksa dursun... Olsun işte birşeylerde bir daha böyle acılar yaşanmasın...
Ve bizler bir daha ölümün arkasından yazı yazmak zorunda kalmayalım...
Yüreğimiz yanmasın kalemlerimiz, keşkeler yazmasın...
Rabbim sabrımızı versin....