Öncelikle herkesin, tüm sevdikleriyle birlikte mutluluk dolu ve bol bol dinlenebildiği bir bayram geçirdiğini umuyorum ve geçmiş bayramınızı kutluyorum. Umarım her bayramın gerektirdiği gibi muhabbet pekişirken, eskiler yad edilirken dargınlıklar da yok oluvermiştir. Ve eminim ki çoğu insanın birbirini tanıdığı, komşuluk ilişkilerinin yoğun olarak devam ettiği, akrabaların bir arada olabildiği, ulaşımın bir hayli kolay olduğu Yozgat’ta bu bayram da çok güzel geçmiştir. Bizler fırsat buldukça aranızda olmaya çalışsak da orada yaşayanlar için yine bir başka anlamlı olmuştur bu bayram Yozgat. Unutmayın bazıları varlığıyla fark edilirken bazıları da yokluğunu tüm benliğimizde hissettirir! Elimizdekilerin değerini bildiğimiz nice güzel bayramlara hep birlikte…
Bayram dolayısıyla geçtiğimiz hafta açıklanan pek veri olmasa da önceki hafta bu açıdan yoğun bir zaman dilimiydi. Açıklanan ekonomik verilerin ve olayların bazılarına değinirsek;
Orta Vadeli Program (OVP) (2014-2016):
Ekonominin 3 yıllık yol haritası olarak belirlenen ve 2014-2016 yıllarına ait dönemi kapsayan yeni OVP 8 Ekim’de açıklandı. Ülkede hedeflenen ve gerçekleşen verileri karşılaştırabilmek adına hepimizin okuması gereken metnin bazı önemli noktalara tablomuz aracılığıyla değinecek olursam:
Orta Vadeli Program (OVP)’da Bazı Temel Ekonomik Büyüklükler
 TCMB Beklenti Anketi (Ekim 2013):
TCMB tarafından 79 katılımcının öngörülerine göre hazırlanan ve açıklanan Ekim ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre;
Enflasyon ile ilgili beklentiler aylık TÜFE’ye dair Ekim ayı için %1,12; Kasım ayı için %0,70; Aralık ayı için %0,45 oldu. TÜFE ile ilgili cari yılsonuna dair beklentiler ise önceki ankete göre düşüş göstererek %7,39 olarak gerçekleşti.
Faiz ile ilgili beklentilere baktığımızda BİST repo ve ters repo pazarındaki cari ay sonu gecelik faiz oranı için %6,38; TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti için %6,31; vadesine 3 ay ya da 3 aya yakın süre kalan Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yıllık bileşik faiz oranı cari ay için %7,10, 1 ay sonrası için %7,14, 1 yıl sonrası için %7,45; vadesine 5 yıl ya da 5 yıla yakın süre kalan DİBS’lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı için %8,66; vadesine 10 yıl ya da 10 yıla yakın süre kalan DİBS’lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı için %9,04; politika faiz oranı olarak adlandırılan TCMB 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay için %4,50, 1 yıl sonrası için %4,92 oldu.
Döviz kuru ile ilgili beklentiler 2013 yılı sonu için 1,98 $/TL’ye düşerken 1 yıl sonrası için 2,04 $/TL düzeyine çıktı.
Cari işlemler açığı ile ilgili beklentiler 2013 yılı için 58,8 milyar $ düzeyine çıkarken 2014 yılı için 61,2 milyar $ düzeyine indi.
GSYH büyüme beklentisi ise 2013 yılı için %3,5 düzeyini yine korurken 2014 yılı için %3,9’a düştü.
Ödemeler Dengesi İstatistikleri (Ağustos 2013):
TCMB tarafından açıklanan Ağustos ayına dair verilere göre cari işlemler açığımız 1.995 milyon $, dış ticaret açığımız ise 5.568 milyon $ oldu.  Yılın ilk 8 ayına bakarsak cari açık 44.293 milyon $, dış ticaret açığı 54.362 milyon $ olarak gerçekleşti ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yine yükseliş gösterdi. Ağustos ayında dış ticaret açığımızın diğer aylara göre gözle görülür bir düşüş göstermesinde özellikle turizm gelirlerindeki artışın ve gelişmekte olan ülkelere dair risk algısının bir önceki döneme göre düşmesi nedeniyle yaşanan sermaye girişleri olduğu belirtilmekte. Dış ticaret açığımızın düşmesinde etkili olan faktörler ise ithalatın hız kesmesi ve altın ticaretinin negatif etkilerinin azalması oldu.
Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri (Eylül 2013):
Maliye Bakanlığı  tarafından açıklanan verilere göre Eylül ayında bütçe açığı gerileyerek 4,7 milyar TL olarak gerçekleşti. İçinde bulunduğumuz yılın ilk 9 ayına baktığımızda ise bütçe açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre dikkate değer bir oranda azalarak 4,5 milyar TL oldu.
Eylül ayında özellikle özel tüketim vergilerindeki artışın ve ithal edilen mallardan alınan katma değer vergisindeki artışın katkısıyla vergi gelirlerindeki yükseliş bütçe açığı üzerinde olumlu katkı yaparken faiz harcamalarındaki artış ise olumsuz etkide bulundu.
İlk 9 ayda bir önceki yılın aynı dönemine göre faiz dışı harcamalar %14,7 artış, faiz harcamaları %10,9 artış gösterirken faiz dışı denge 39,3 milyar TL oldu. Şu anki gidişat, yıl sonunda hedeflenen bütçe rakamları açısından olumlu sinyal veriyor.
Hanehalkı İşgücü İstatistikleri (Temmuz 2013):
TÜİK’in açıklamış olduğu rakamlara göre Temmuz ayında işsizlik oranı %9,3’e yükseldi ve işsiz sayısı 2.686.000 kişi oldu. İstihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki yılın Temmuz ayı ile karşılaştırıldığında yükselerek 26.099.000 kişi olurken istihdam oranı %46,9 olarak gerçekleşti.
Genç işsizlik oranı %18 olarak karşımıza çıkarken tarım dışı işsizlik oranı %11,8 oldu. Ayrıca işgücüne katılma oranı %51,7; kayıt dışı çalışanların oranı ise %37,9 olarak gerçekleşti. Sektörlere göre istihdam edilenlerin dağılımına baktığımızda %48,7’si hizmetler, %25’i tarım, %19,1’i sanayi ve %7,1’i inşaat sektöründe yer aldı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış olarak incelendiğinde istihdam sayısı azalma gösterirken işsiz sayısı artış gösterdi. Temmuz ayında en çok istihdam yaratan alan ise hizmetler sektörü oldu.
Dış Ticaret Endeksleri  (Ağustos 2013):
TÜİK’in açıkladığı verilere göre Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre İhracat Birim Değer Endeksi %0,5 arttı; İthalat Birim Değer Endeksi %0,8 azaldı; İhracat Miktar Endeksi %13,4 azaldı; İthalat Miktar Endeksi %2,6 azaldı. Dış ticaret haddimiz Ağustos ayında 99,5 değerine yükseldi.
Sanayi Üretim Endeksi  (Ağustos 2013):
TÜİK tarafından Ağustos ayına ilişkin açıklanan verilere göre sanayi üretimi, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak Temmuz ayına göre %4,0 düşüş; takvim etkisinden arındırılmış olarak bir önceki yılın aynı ayına göre %0,1 düşüş gösterdi.
Ana Sanayi Grupları  (MIGs) sınıflandırmasında bir önceki aya göre tüm kalemlerde düşüş yaşanırken en yüksek düşüş sermaye malı imalatı kaleminde gözlendi.
Sanayi Ciro Endeksi (Ağustos 2013):
TÜİK’in derlediği verilere göre Ağustos ayında sanayide toplam olarak ciro bir önceki yılın aynı ayına göre %8,1 artış gösterdi. Ana sanayi grupları arasında en fazla artış sermaye malı imalatı sektöründe gözlenirken imalat sanayi alt grupları arasında en yüksek artış motorlu kara taşıtı, treyler ve yarı treyler imalatında gerçekleşti.
Perakende Satış Hacim Endeksi  (Ağustos 2013):
TÜİK tarafından açıklanan verilere göre sabit fiyatlarla perakende satış hacminde Temmuz ayına göre %4,5 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %8,7 artış gerçekleşti. Cari fiyatlarla perakende ciro değerleri ise bir önceki aya göre %3,7 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %15,8 arttı.
Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları
(Eylül 2013):
TÜİK tarafından yatırım araçlarının bize getirisi veya kaybı üzerine açıkladığı  verilere göre gerek ÜFE gerekse TÜFE ile indirgendiğinde Euro aylık, 3 aylık, 6 aylık ve yıllık olarak en yüksek reel getiriyi sağladı. Aylık olarak en fazla kaybettiren finansal yatırım aracı hem ÜFE ve hem de TÜFE ile indirgendiğinde mevduat faizi olurken yıllık olarak en fazla kaybettiren hem ÜFE hem de TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın oldu.
Sağlık Harcamaları İstatistikleri (2012):
TÜİK tarafından ülkemizdeki sağlık harcamalarına dair açıklanan 2012 yılı verilerine göre toplam sağlık harcamaları artış göstererek 76.278 milyon TL; cari sağlık harcamaları 72.820 milyon TL; kişi başına sağlık harcaması 1.019 TL; sağlık harcamalarının GSYH’ye oranı %5,4 olarak gerçekleşti. Ayrıca verilen bilgilere göre 2012 yılında toplam sağlık harcamalarının %76,8’ini devlet, %15,4’ünü hanehalkları karşıladı.
IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları (Ekim 2013):
Washington’da gerçekleştirilen ve G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları  Toplantısının sonuçlarına dair bildiride:
“Son 20 yıldaki muazzam ilerlemenin kalkınma görünümünü yeniden şekillendirdiği, yoksulluğun azaltılmasına katkı sağlama ve müşterek refahı  yükseltmede yeni fırsatlar yarattığı gibi gelişimi sürdürülebilir kılmada yeni riskleri ortaya çıkarttığı.” açıklaması  yapıldı.
TCMB’nin toplantıya ilişkin yayınladığı genel değerlendirmede ise: Enflasyonun çekirdek göstergelerdeki geçici yükselişe rağmen düşmeye devam etmesinin beklendiği; para politikası tedbirlerinin önden yüklemeli ve enflasyon beklentilerindeki değişimden daha güçlü olduğu; tüketici kredilerindeki aşırı hızlı büyümenin daha sıkı bir likidite politikası ve makro ihtiyati önlemler sayesinde makul düzeylere indirilebileceği; büyümenin güçlü sermaye oluşumu, istihdam ve işgücüne katılım sayesinde devam ettiği; öncü göstergelerin ılımlı ve daha dengeli bir ekonomik büyümenin devam ettiğine işaret ettiği belirtildi.
Tüm hemşehrilerime Saygılarımla ve Sevgilerimle…