Evet bir hafta gündemimizi meşgul eden Yozgat Ak Parti Merkez ilçe seçimleri haftasonu yapılan kongre ile son buldu.
    Kongrenin başlama saati olan 13.30’da tüm gazeteiler ve partililer gibi bende salondaydım. Ama organizasyon bozukluğunun ta kapı girişinden belli olduğu kongre ne yalan söyleyim beni hayal kırıklığına uğrattı.
    Sanki insanlar oraya düğüne ya da ne bileyim sohbet etmeye gelmiş havasındaydı. Uzun zamandır bir araya gelmek için bir organizasyon arayan bir grup insandı. Herkes birbiriyle sohbet ediyor, hatta öyleki konuşmalar bile dinlenmiyordu. Sürekli gezinen insanlar, sürekli yemek telaşında insanlar ve organizasyonun dağınıklığı beni gerçekten çok şaşırttı.
    İnsanlar öyle vurdum duymazdı ki farklı farklı kulislerin oluştuğunu bile farketmiyorlar hala sohbet edildiğini düşünüp kendileride aynı havada geziniyorlardı salon içerisinde. Sakin bir köşeden uzun uzun incelediğim farklı farklı simalar bir araya gelmiş ve kulisler oluşturmuştu. Bana göre il başkanlığı için temelden çalışma yapıyorlardı. Çünkü bu farklı ve yeni kulislerin isimleri merkez ilçe ile ilgilenmeyen ağır toplardan oluşuyordu.
    Gerçi o kongrede kimse bana göre bir çok delege yaptığı işin verdiği oyun önemini bile anlamıştı ya neyse...
    Oy verme işlemi başladığında, delege listesine baktığımda bir çoğu katılım imzasını bile atmamış, ismini o listelerde arama eziyetine bile girmemişti.
    Ve gözlemlerimden anladığım AK Parti eski şaşalı kongrelerine veda etmişti. Çünkü katılım sayısı ve heyecanı çok az bir kongreydi.
    Ben yine de kazanan taraf mevcut Başkan Mustafa Türkmen ve ekibini tebrik ediyor, aldıkları oyların hakkını vermelerini bekliyorum. Ben derim ki seçim bitti geçim başladı, Yozgat hizmet bekler, partili partisiz herkes bu şehrin kalkınması için emek sarf etmek zorunda.
    Bu yüzden AK Parti merkez teşkilatı bir an evel rehavetten sıyrılıp seçim havasından kurtulmalı ve tekrar Yozgat için çalışmaya başlamalı.
    Ben kazanan taraf olan Türkmen ve ekibine hayırlı ve uğurlu olsun dileklerimi sunduktan sonra kendilerinin de tabiriyle kazanan ve kaybeden yok, parti içindeki demokratik süreç her daim farklı sesler ve farklı listelerle gündeme gelir bu yüzden Sayın Kürşat Kılıç’ı da tebrik etmek ve siyaset sürecinde başarılarının daim olmasını dilerim.
TAZMİNAT VAN’A GİTMELİ
    Belediye Başkanı Yusuf Başer’in Sayın Kılıçdaroğlu ile uzun zamandır ettiği hukuk savaşı son buldu ve Başer 20 bin liralık tazminat davasını kazandı.
    Çalışmalarına çamur atılmak için böyle bir sürecin yaşandığını ama doğruluğun her daim kazanacağını belirten Başer  kazandığı tazminatı halka sorarak yardımda bulunacağını belirtti.
    ‘Kazanılan tazminatı ne yapalım?’ başlığı altında yapılacak anketin sonucuna göre gönderileceği yerin belirleneceğini duyduğumda ilk aklıma gelen son günlerde tüm Türkiye’yi yardım seferberliğine sürükleyen doğal felaketin büyük yaralar açtığı Van ilimiz aklıma geldi.
    Orda bir çok çocuk üşüyor ve yüzlerce insan kışla, karla ve felaketin yaraları ile mücadele ediyor...
    Çadırların yetersiz kalacağı çetin kış günlerinin yaklaştığı hatta yaşandığı günlerde bence tazminat Van’a gitmeli ve bütününü olmasana bir kısım sıkıntıyı sarıp yok etmeli.
    Bu sayede bana göre belki bir çocuk okuluna, belki anne evladına, belki bir baba yuvasına kavuşacak. Bu yüzden ben ankete gerek görülmeden bu paranın gönderileceği yerin Van olduğunu düşünüyor yine son kararı kazanan Sayın Başer’e bırakıyorum.
    Evet Türk’ün Türk’ten başka dostu yok. Bu yüzden ne kadar farklı bir yelpazede görülsekte biz Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında olduğumuz sürece birbirimizin yarasını sarmak zorundayız.
    Bu yüzden kazanılan zafer mutlu bir kaç insanla perçinlensin ve sonuç mutluluğun zaferi olsun. Yine de son söz Başer ve ekibinin... Bizimkisi dost tavsiyesi.