Son yıllarda rakam takıntısı milletimizin kanına işledi. Bana göre bunun en büyük nedenli devleti yönetenlerin tarih seçerken rakam vurgusunda bulunmaları.
Hükümetin açılış ve temel atma törenlerinde 10.10.2010, 11.11.2011, son olarak da 12.12.2012 gibi tarihleri kullanması rakam takıntısı olanları iyiden iyiye coşturdu.
Gerçi Yozgat için durum farklı, yıllar farklı olsa da benzer tarihlerde (10.10, 11.11, 12.12) aynı projelerin açılışları yapılıyor. Sadece bu rakamların sonuna eklenen yıllar farklı...
Seyfi Çelikkaya bu tarih karmaşasını kaleme almıştı. Hocanın yazılarından konuyu takip etmişsinizdir.
Ben olayın başka bir boyutuna dikkat çekmeye çalışacağım.
Öyle bir noktaya gelindi ki, 12.12.2012’de nikah kıyabilmek için insanlar sıraya girdiler.
Bu haftanın, hatta bu yılın fenomeni 21 Aralık 2012’de kıyametin kopacağı inanışı!
Enteresan bir durum. Yüzlerce yıl önce yaşamış bir toplumun yaptığı takvimin son günü olan 21 Aralık 2012 günü dünyanın sonunun geleceği inanışı var.
Birisi Maya uygarlığının takviminin son gününün 21 Aralık’a denk geldiğini hesap etmiş ve demiş ki 21 Aralık 2012’de dünyanın sonu gelecek...
Durum öyle bir hal aldı ki, son olarak Diyanet İşleri Başkanlığı "10 büyük alamet gerçekleşmeden kıyamet kopmaz" şeklinde bir açıklama yayınladı.
İslam dinine mensup olanlar zaten bunu biliyorlar.
Düşünsenize, bugün bir takvim yazıyoruz ve 2222 yılına kadar günleri hesaplıyoruz. Sonra “aman bundan sonrasını da bizden sonra gelenler hesaplasın” diyerek takvimi yarım bırakıyoruz.
İki yüz yıl sonra bu takvimi bulan birisi de; “bilmem şunun, şu kadar yıl önce kaleme aldığı takvimi şu gün bitecek” deyip kıyamet senaryoları yazmaya başlarsa, durum bugünkünden farklı olmayacaktır.
Bu tür tarih ve rakam takıntılarını anlamak mümkün değil.
Maya toplumundan bahsetmişken dikkatinizi farklı bir noktaya çekmek istiyorum.
Mustafa Kemal Atatürk, Mu kıtası ile ilgili araştırmalar için, o zamanki Meksika büyük elçisi Tahsin Mayakon’a Maya kültürünü inceletmiş, 2012 ve Maya kehanetleri ile ilgili çalışmalar yaptırmış.
Bu çalışmanın sonucunda Türk ve Maya dillerinde birbirlerine benzeyen kelimeler ve dil grupları görülmüştür.
Örneğin Türkçe’deki Tepe sözcüğü Maya lisanında Tepek’tir. Bu çalışmalar sonrasında, çalışmalarından memnun kaldığı Tahsin Mayakon’un soyadını Mustafa Kemal, Tahsin Mayatepek olarak değiştirmiştir.
Maya kültürü ile ilgili bu çalışmaların bir kısmı Anıtkabir kitaplığında hala bulunmaktaymış.
Yani Mayaların Türk olma olasılığı yüksek bir ihtimal.
Şayet öyle ise, Türklerin tarih yazma alışkanlığının Mayalarda da görüldüğünü söyleyebiliriz.
Baksanıza, Mayaların yüzyıllar önce yazdığı takvimi bugün bütün dünya konuşuyor!
Şurada 21 Aralık’a birkaç gün kaldı. Kıyamet kopacak mı, kopmayacak mı söylentileri ayyuka çıkmışken dünya biz yine bildiğimizi söyleyelim…
Her insanın ölümü, kendi kıyametidir.
Kıyamet bugüne dek milyarlarca insan için koptu. Bu gün de yarın da kopmaya devam edecek. Esasında herkes bu kıyameti yaşayacak.
Göremeyeceğiz diye düşünmeyin.
Hepimiz için bir kıyamet var…