Bildiğiniz üzere, her yıl festival adı altında düzenlenen Sürmeli Festivali'nin ismi bu yıl Sürmeli Şenliği olarak değiştirildi.
Yazımın başında şunu aktarmak istiyorum. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan şenliğe sivil toplum örgütlerinin neredeyse hiç katkı sağlamadığını gördük.
Artık bu bir alışkanlık haline geldi sanırım.
Şenlik genel anlamıyla, geçen yıllarda da olduğu gibi valilik ve belediyenin sırtına yüklenmişti.
Daha önce de üzerinde sıkça durduğumuz bir konu daha var.
Vatandaşlar şenlik izlemeye geldikleri alanda uzun uzadıya yapılan konuşmalardan hoşnut olmuyorlar.
Şenlik için meydana toplanan vatandaşa Toki, duble yol, hızlı tren, havalimanı vesaire devlet yatırımlarını anlatırsanız insanları sıkarsınız.
Bunları zaten biz yazıyoruz, vatandaşı bilgilendiriyoruz.
Eskisi gibi değil, iletişim araçları oldukça gelişmiş durumda. Herkes herşeyin farkında…
Şenlik alanı ile siyaset alanı birbirine karıştırılmamalı. Şenliği izlemeye gelenerin içinde sağcısının da, solcusunun da, daha doğrusu farklı düşüncelere sahip insanların da olduğunu unutmamalıyız.
Bununla birlikte, konuşmalar esnasında "aynı şeyleri duymaktan sıkıldık" bakışlarını görmek istemiyoruz.
Yeri gelmişken aktarayım.
Geçen hafta Ankara'ya giderken, E-88 karayolunda Kırıkkale tarafında çalışmaların devam ettiğini, Yozgat il sınırları içinde hiçbir çalışmanın yapılmadığını gözlerimle gördüm.
Yozgat - Sekili arasındaki karayoluna köstebek yuvası yakıştırması bile yapmak istemiyorum. Özel İdare'nin yaptırdığı köy yolları bile kat be kat daha iyi durumda.
Ya vekillerimiz helikopterle geldiklerinden, ya başka bir güzergahtan Yozgat'a ulaştıklarından ya da çok lüks otomobilleri köstebek yuvalarını bile hissettirmediğinden olsa gerek, Ankara karayolumuz yıllardır berbat durumda…
Sürmeli Şenliği'nin açılış konuşmasında devlet yatırımlarını dinlediğimiz için, şenlik yazısında da henüz tamamlanmamış yatırımlardan bahsetmenin en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum.
Neyse biz konumuza dönelim…
Valilik ve belediye Sürmeli Şenliği'ni bir konser organizasyonu havasından uzaklaştırmak istiyor. Aslında doğru olanı yapıyorlar.
Önceki yıllara baktığımızda, Sürmeli Festivallerinde akşam konser verecek sanatçıların isimleri festivallerin önüne geçiyordu.
Vatandaş festival programını eline aldığında direkt olarak akşam 20.00'daki konser programına bakıyordu. Sanatçı kimdi? Başka programlara bakılmıyordu bile…
Suç Yozgatlı'nın değil ki. Böyle alıştırıldı vatandaş. Festival için 50 bin lira ayrılıyorsa bunun 40 bin lirası ile hangi ünlü sanatçı getirilebilir, eskiden bunun muhasebesi yapılıyordu.
Bu anlayışın gitgide değiştini gözlemliyorum.
Öyle ki, Sürmeli Şenliği'nde cirit, güreş gibi ata sporlarımızı öne çıkarma gayretini yerinde buluyorum.
Yazıişleri müdürümüz Seyfi Hocanın emekleri ile hazırlanan fotoğraf sergisi, halk dansları topluluğu gösterileri, Milli Piyango çekilişi gibi etkinlikler şenliğe konserler dışında ayrı bir hava katıyor doğrusu.
Şenlikler insanların birbirleri ile kaynaşması için bir fırsattır. Ancak, bürokrasi ile ile vatandaş arasındaki engellerin kalktığı organizasyonlara şenlik yakıştırması yapılabilir.
Bu gün, Dünya şampiyonumuz Rıza Kayaalp gibi elimizdeki değerleri unutmadan, onların tecrübelerinden de faydalanarak daha güzel işlere imza atabileceğimizi gördük.
Eksikliklerimiz yok mu? Çok eksiğimiz var.
Lakin doğru yoldayız...