Ülkemizdeki özelleştirme çalışmaları başlı başına bir araştırma konusu olacak nitelikte. Son yıllarda gerçekleştirilen özelleştirme çalışmalarını incelediğimizde hemen tüm kalemlerde aynı sorunlarla karşılaşıyoruz.
Sorunlara girmeden önce, özelleştirme hakkındaki kişisel düşüncelerimi aktarmak istiyorum.
“Devlet üretmemeli, denetlemeli.”
Devletin üretim yaparak, özel sektöre rakip olmasını doğru bulmuyorum.
İnsanımızdaki memur-işçi mantığını değişmediği sürece, devletin vatandaşları için ürettiği ürünlerin kalitesi her vakit tartışma konusu olacaktır.
Çünkü bizim ülkemizde, torpil yani dayı-yeğen ilişkisi halen aşılabilmiş değil. Bu nedenle devlete ait işletmelerde salla başını al maaşını mantığı kısmen de olsa halen devam etmektedir.
Tabi ki genelleme yapmak doğru değil ama bu mantıkla çalışan insan sayısı da az değil hani…
Yakın tarihte özelleşen Tekel’in bira fabrikasını ele alalım.
Tamam, vaktiyle bu fabrikanın özelleştirilmesine en fazla karşı çıkanlardan birisi de bendim. Sonrasında mağdur olan işçilerin sıkıntılarını da defalarca kaleme aldım ama özeleştiri yapmayı da biliriz…
Bira fabrikasında 1 kişinin yapacağı işi 5-6 kişi yapıyordu. Her gelen hükümet ve siyasetçiler hatıra işçi alıyorlar, haliyle çalışan sayısı gün be gün artıyordu.
O zamanlar KPSS denen şey de yoktu ki, torpil yapmak çok daha rahattı. Gerçi KPSS geldi diye torpil olayı bitmiş değil fakat eskisi kadar da kolay yapılmıyor!
Öte yandan dağıtım ve pazarlama ağında da yığınla sorun vardı…
Dün yapılmasaydı bile bugün yine bu fabrikaların özelleştirilmesini konuşuyor olacaktık.
İşte bu nedenlerden dolayı devletin üretici konumunda yer almasını doğru bulmuyorum. Devlet üreteni denetleme pozisyonunda olmalı. Ama bunu hakkıyla yapmalı.
Yapılan en büyük yanlış, adam akıllı bir denetim mekanizması oluşturulmadan özelleştirme için düğmeye basılmasıydı.
Çedaş’ı da bu noktada ele alabiliriz.
Devlet Çedaş’ı özelleştirdi ve kurtuldu!
Ama sorunlar bitti mi?
Hayır…
Eski personeller emekliye ayrıldılar. Yerlerine alınan gençlerde ise giriş-çıkış işlemleri nedeniyle sorunlar yaşandı.
Duyduğum kadarıyla, işe yeni alınan ve çıkarılan personeller konuyu yargıya taşımışlar. Tabi daha detaylı bilgi edindiğimde bunu da sizlerle paylaşırım.
Hadi özel şirket, istediğini işe alır ya da çıkarır diyelim. Bu onların bileceği iş diyelim.
Peki ya hizmet noktasında yaşanan aksaklıklara ne demeli?
Bu yıl elektriğimiz az kesilmedi hani…
Devlet bunu neden denetlemiyor?
İş özelleştirince bitiyor mu?
Bir süredir şeker fabrikamızın özelleştirileceği günü bekliyorduk. Bu gergin bekleyiş çiftçimizi ve özellikle de fabrika işçilerini kara kara düşündürüyordu.
Önceki gün, Yozgat Şeker Fabrikası’nın da aralarında bulunduğu 10 şeker fabrikasının satış kararının iptaline ilişkin karar resmi olarak açıklandı.
Tabi ki bu iptal, fabrikamızın bir daha hiç özelleştirilmeyeceği anlamına gelmez ama hiç olmazsa bir süreliğine kafalar rahat edecek.
Velhasıl, özelleştirmeyle iş bitmiyor.
Devlet özelleştirsin. Ama denetlemeyi unutmasın…
Denetim şart!..