Bayram buluşmalara, barışmalara vesile olan mukaddes günlerimizdendir. Lakin bayramı sıladan uzakta geçiren, geçirmek zorunda kalan binlerce insan var.
18 ay boyunca vatani görevimi yaparken, görev sürem boyunca 4 bayram yaşadım. Bayramı sıladan uzakta geçirmek gerçekten çok zor.
Şimdi nöbet tutan Mehmetçikleri bir düşündüm de...
Allah yardımcıları olsun.
Sadece Mehmetçik değil, aynı durum polisler için de geçerli.
Birçoğumuz en azından bayram günlerinde ailelerimizle birlikte oluyoruz fakat işleri veya görevleri nedeniyle ailelerinden uzak kalan insanlar var.
Bunu unutmamamız gerek...
Peki bayram denildiğinde aklınıza ne geliyor?
Küçükken ailenizin size aldığı bayramlıklar mı? Yoksa uzun süredir görmediğiniz yakınlarınız mı?
Eski tadı yok bayramların, biliyorum.
Şimdiki çocuklar bizim çocukluğumuzdaki gibi sevinçle karşılamıyorlar bayramları.
Belki de biz büyüdük ve çocukların sevinçlerini anlayamıyoruz. Belki onlar için bayram bizim bıraktığımız o eski tadındadır.
Kim bilir?
Bunu anlamak için çocuk olmamız gerek...
Belki de elini öpmeye gittiğim babaannem şekerleri benden köşe bucak saklamadığı için eski tadını alamıyorumdur bayramların.
Bıkana kadar yediğimiz halde doymadığımız o şekerler yok mu...
Şimdi ki şekerlerin de tadı yok be!..
Büyüdükçe anlıyorsunuz ki şekerler, çikolatalar, sini sini açılan börekler, baklavalar... Hepsi birer bahane.
Esas olan bir araya gelmek, paylaşmaktı.
Neredeyse tüm ailenin bir araya geldiği o mukaddes günleri unutamıyor insan.
Çünkü azalıyoruz, gün be gün azalıyoruz.
Baba, büyükbaba derken, gidiyor vakti gelen.
Bayramlar geçtikçe koltuklar da boşalıp, bir bir eksildikçe kalabalıklar, eski heyecanı kalmıyor bayramların.
Sadece bayramlar değil, birçok şey anlamını yitiriyor.
Bayramlar birlikteliklerin diğer adı olduğu için belki bu duyguları tekrar be tekrar yaşattığı için suçludur.
Gerçi bu döngü hep böyle sürüp gidiyor.
Bizim çocukluğumuzda mutluluğumuzun simgesi olan bayramlar, babalarımız, büyükbabalarımız için o kadar da heyecan verici değildi belki de.
Belki de onlar bugün bizim hisettiğimiz yoklukları biz çocukken hissediyorlar, yaşıyorlardı.
Nasıl ki biz bugün yüreğimizdeki kırgınlıkları, buruklukları, özlemleri çocuğumuza hissettirmeden gizli saklı yaşıyorsak, dün de babalarımız büyükbabalarımız aynı şeyleri yaşadılar.
Kim bilir?..
Ve tüm bunları söyleyemeden aramızdan ayrılıp gittiler.
Böyle birşey değil mi ebeveyn olmak...
Yarın yine bir bayram sabahına uyanacağız.
Uyanışların en güzeli olması umudu ve dileğiyle, şimdiden bayramınızı kutluyorum...
Unutmadan.
Bayram denildiğinde aklınıza ne geliyor diye sormuştum ya...
Bayram denilince aile, şeker, çikolata, tepsi tepsi tatlılar, börekler, kalabalık kahvaltılar gelsin aklınıza.
Tek bir kelime ile ifade edeceksek, her zaman aklınıza “mutluluk” gelsin.
Hepinize bu mutluluğu yaşayabildiğiniz bir bayram diliyorum.