Açıkta satılan gıdalar sağlığımızı tehdit etmeye devam ediyor. Özellikle bayram arifesinde buna o kadar çok şahit olduk ki; ürkütücü boyutlardaydı.
Mesela adam lokum satıyor, leblebi şekeri satıyor ve tamamen açıkta, çevrenin tozuna dumanına muhatap oluyor. İnsanlar bu gıdaları alıp yiyorlar. Üstelik bunların yıkanması temizlenmesi de mümkün değil.
Mesela çekirdek, mesela fındık, mesela leblebi, mesela hurma bunları alıp yıkar mısınız? Hayır yıkamadan doğrudan ağzımıza atarız ama bu gıdalar kontrolden uzak sokak ortasında satılıyor.
Dükkanların önünde toz toprak içinde sergileniyor. Mesela kuru üzüm, kara ve sarı üzüm, mesela leblebi bunları alıp eve götürür yıkar mısınız? Hayır yıkamadan dorudan ağzımıza atar yeriz. Ama bunlar açıkta sokak ortasında satılıyor hiç bir ambalajı olmadan, saklama gereği duyulmadan.
Meyve ve sebze; ama dersiniz bunları yıkamadan yememeliyiz. Ancak yukarıda ifade ettiğimiz gibi bazı gıdaları yıkama şansımız yok. Özellikle kuru yemiş cinsi.
O halde bunların açıkta satılmasına kesinlikle müsaade edilmemeli, poşetlesinler, naylon içerinde saklasınlar ağzı kapaklı kaplarda saklasınlar ve halkın sağlığı ile oynamasınlar.
Bayram arifesiydi arkadaşlarımız cadde ortasına tezgâh açmışlar. Bayram şekeri var, kuruyemiş var lokum var, inanın tüm lokum sandıklarının ağzı da açık ve halkın geçtiği güzergah üzerinde. Ayaklarınızdan çıkan, toz, duman, pislik bunların içine taşınıyor, halk olarak biz de bunları satın alıp yeme zorunda kalıyoruz.
SAĞLIĞIMIZLA OYNAMAYIN
Marketlerde satılan gıdalar sürekli kontrol edilmeli, kullanma tarihi dolanlar, bozulanlar ayıklanmalı, ayıplı mal satanlar cezalandırılmalı, kimse halkın sağlığı ile oynamamalı..
Adam neyi var neyi yok ana cadde üzerine taşıyor, dükkanın önü pazarcı tezgahı gibi buna müsaade edile bilir mi?.. Onların arasında işte bu saydığımız yiyecekler var, hem de ağzı açık, hiçbir koruma önlemi alınmadan sergileniyor. Caddenin sokağın tüm pisliği üzerine taşınıyor, sinekler, böcekler bu kasalarda misafir ediliyor.
Bazen dostlarımız bizi uyarıyorlar, bunları niye yazmıyorsunuz diyorlar. Biz yazıyoruz, önlem alması gerekenlere söylemelisiniz.
Kaldırımlarda ki eşyaların içeri alınmadığını şikâyet ediyorlar, adam tüm malını kaldırıma taşıyor diyorlar. Buna ne diye biliriz ki, şehrin ilgilileri yetkilileri var, görmüyorlar mı?
Halk pazarı ve pazarlarda satılan gıdalar var. Bal ,pekmez, tereyağı, çökelek, süt,peynir vs. bunların da kontrol edilmesi şart, açıkta satılmasına izin verilmemeli, ağzının açık olmamasına özen gösterilmeli. Üç beş hafta uyarıldığında sanıyoruz ki, bu kurala herkes uyacaktır uymalıdır da.
Pişirilince mikrop giderilecek, yıkandığında temizlenecek gıdalara bir şey deme şansımız yok, tamam onları iyice yıkar pişiririz.
Ancak pişirme ve yıkama şansımız olmayan gıdalarla ilgili tedbirler alınmalı ve bu ürünleri satanlar uyarılmalıdır. Açıkta satılmasına da kesinlikle müsaade edilmelidir.Adam bal satıyor, ama açıkta, üzeri açık ve pazar yerinde bunun bal olarak kalması mümkün mü? Hayır bu gıdalar maalesef hastalık mikrobu taşırlar.
Şöyle rastgele gezdiğimizde sorun yok ama bir de düşünerek gezin sorun var mı yok mu? Hastalık mikrobu taşı mı, taşımaz mı?Keçi boynuzu alıp yemiyor musunuz, ama açıkta! Hurma alıp yemiyor musunuz ama açıkta satılıyor!..Örneklerini çoğaltmamız mümkün.
Kimse halkın sağlı ile oynamamalı! Ona müsaade edilmemeli. Eeee bazen Zülf-ü yare dokunuyoruz ne yapalım ki…
Sağlık kontrolünde bulunan görevlileri her gün dolaşmalı, satıcılar uyarılmalı, ikaz edilmeli, uymayanlara da cezası kesilmelidir. Göreceksiniz ki çok kısa sürede herkes kurallar uyar hale gelecek..On kez uyarın ama sonuncusunda cezasını kesin, üç gün dükkanını- tezgahını kapatın ve kurallara uymalarını sağlayın. Unutmayınız ki, hiçbir şey halkın sağlığından daha önemli değildir.