Ben son 3-4 tanesiyle tanışma imkanı buldum ama eminim gelmiş geçmiş tüm valiler bu durumdan şikayetçi oldu.
Cinayet, fuhuş, kaçakçılık, kavga gibi yüz kızartıcı suçların Yozgat’la birlikte yerel ve ulusal basına yansıması bir yöneticinin hiçbir zaman istemeyeceği durumdur.
Özellikle ilin valisi şehrinin bu şekilde anılmasından rahatsızlık duyar.
Aynı rahatsızlık aslında Yozgatlı içinde geçerlidir.
Şehrimizin adını bu güne kadar yozlaşmış kavramlarla duyduk.
Lise sonrası kısa süreliğine gittiğim Ankara’da,
Ve yine askerlik görevim sırasında maalesef bu kavram karşıma çıktı.
Onun dışında Atatürk’ün Yozgat’a verdiği (sözde) ceza ve Çapanoğlu isyanları Yozgat ismiyle bütünleşen olumsuzluklar oldu.
Birçoğunun aslı, astarı dahi yokken,
Birçok şehre göre devletine karşı vazifesini fazlasıyla yerine getirmiş,
Hürmette kusur etmemiş il olmamıza rağmen maalesef yoz olduk, yobaz olduk!
Yozgat’ın dışarıda bu şekilde anılmasının sorumlusu kim ya da kimler, o bölümün üstünü kalın uçlu bir kalemle çiziyorum.
Çok merak eden varsa araştırsın.
Tabii araştırmakla ve suçlu bulmakla bu olumsuz reklamı üzerimizden atabileceksek.
Dünkü toplantıda bunları düşündüm.
Yozgat Valisi Necati Şentürk, Yozgat’tan bahsederken hiçbir kelimesinde Yozgat için ne yobaz, ne gerici, ne cezacı, ne de isyancı kavramı kullandı.
Tam aksine; “''Hakikaten zengin bir kültürümüz, zengin bir tarihimiz, zengin doğal güzelliklerimiz, zengin folklorumuz, zengin yemeğimiz velhasılı çok vilayete nasip olmayacak tarzda geniş imkanlarımız varken bunları yeterince tanıtamadığımız için Yozgat'ın kalkınmasında bir avantaja dönüştüremedik bu güne kadar'' ifadesini kullandı Sayın Vali…
5-11 Nisan 2011 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak ‘Yozgat tanıtım günleri turizm fuarı’ ile ilgili toplantıda Yozgat’ın neden tanıtılmadığı da kısmen masaya yansıtıldı.
Yozgat’ın bu güne kadar olumlu yönlerinden çok, aslı astarı olmayan olumsuzluklarla tanıtılmasının sebebi dünkü toplantıya başkanlık eden Yozgat Valisi miydi acaba?
Ya da hemen karşısında oturan Kültür ve Turizm Müdürü müydü?
Ya da ilçe kaymakamları, belediye başkanları, daire müdürleri?
Toplantıyı takip eden basın mensupları?
Sivil Toplum kuruluşları mı?
Biraz önce de söyledim ya, suçlu aramıyorum!
Eğer bir suçlu aranacaksa suçlu bölümüne ‘biz’ demek istiyorum!
Var mı itirazı olan?
Bu gün Yozgat hala Atatürk’ün 50 yılını cezalandırıldığı şehir gibi anılıyorsa bunda suçlu aramak kime ne yarar getirir?
Vali Necati Şentürk, Yozgat’ın tanıtımı konusunda bir hayli kararlı açıklamalarda bulundu.
Ve bu sorumluluğu sadece il merkezine, yani Yozgat Valiliğine ya da Belediyesine değil de, ilçe kaymakamlarına da yükledi.
Belediyeler de almalıydı bu sorumluluğu.
Tabi ilin STK’ları da…
Bozok Üniversitesi en başından sorumlu olmalıydı. İlim, irfan ve kültür yuvası ülkeler arasındaki köprüleri en kolay kurabilecek kurumlar!
Tabi Yozgat basını…
Herkes üzerine düşen görevi bir şekilde yerine getirmeli.
Bu iş broşür, afiş ve görsel dokümanlarda kalmamalı bir başına.
Yozgat tanıtılacaksa bunda mahalle muhtarının da etkisi olmalı…
Olmalı ki, Kazankaya Beldesi’nin doğa harikası kanyonunu dünya tanısın.
Çekerek’in tarihi, Sorgun’un Kerkenes’i, Sarıkaya’nın şifalı suları tanınsın…
Sanırım mesaj anlaşıldı…
Sayın Vali’nin ne demek istediğini anladığımı düşünerek bu satırları yazmaya karar verdim.
Yozgat’ı ulusal gazetelerin 3. sayfalarındaki asayiş haberlerinde görmeyi bizlerde arzu etmiyoruz.
Olumsuzluğu örtmeden temizlemeyi, en güzel yönlerimizle şehrimizi tanıtmayı bizlerde istiyoruz.
Farklı organizasyon, ilginç ve de enteresan etkinlikler Yozgat’ı pekala tanıtır.
Kafa kafaya verdik mi eminim öyle orijinal etkinliklere imza atarız ki, biz bile şaşar kalırız.
Yozgat’ı tanıtmak zor değil aslında, önemli olan yeterli sinerjiyi yakalaya bilmek.
Ben bu sinerjinin Yozgat Valisi’nin etkili duruşu ve de yeterli katılımın sağlanması ile sağlanacağına inanıyorum.
Ve inancım o dur ki, Yozgat her yönü ile tanıtıldığı takdirde, gizemli ve derin tarihi zenginlikleri, doğa harikası varlıkları ve insanı ile fevkaladenin fevkinde bir turizm şehri olur.
Çok değil, kenarından kıyısından tutsak çok şey katar bu şehre.
Bir tur firmasının ziyaret edeceği şehirleri arasına girmekle bu işe başlayacağımızı düşünüyorum.
Antalya’dan çıkan turistler geçerken Yozgat’ı da ziyaret etse fena mı olur.
Bu gün bir tur firması, yarın başka firma, derken yeni turistler, sonra Yozgat’ın yurt dışında isminin duyulması.
Abartı yok bunda, emin olun sınırlarımız içinde değil uluslar arası düzeyde de tanınırız.
Elin adamı suyu ısıtıp ısıtıp termal diye SPA merkezleri kuruyor.
Bizimkisi Allah vergisi sadece hamamlarla sınırlı kalıyoruz.
Dünkü toplantı umarım başlangıç olur…
Ve, Yozgat 3. sayfalarda değil en ala turizm sayfalarında yer alır.