Yeni bir yıla sayılı saatler kala, bu yazıyı kaleme aldım, tüm yıl olduğu gibi bügünde yoğun bir tempo vardı. Sık sık bölündü yazımın satırları, araya onlarca konu sıkıştı...
Ama yine de 2012 gibi bu yazıyı da bitirdim.
2012 denince ilk aklıma gelen, 2012'nin zorluğu ve günlerin çok çabuk geçtiğiydi.
Eskiden de bu kadar çabuk mu geçiyordu zaman. Aylar haftaları, haftalar günleri, günler saatleri bu kadar dolu dizgin mi kovalıyordu, bilmiyorum ama gerçekten bu yılın çok çabuk bittiğini düşünüyorum.
Aslında çabuk geçmesine gayet memnun oldum. Çünkü gerçekten beni zorlayan ve yoran bir yıl oldu.
2012 zorlu bir yıldı, kimi zaman umutsuzluğun, kimi zaman da sinir katsayımın tavan yaptığı, mücadele dolu bir yıldı hem de...
Öyle ki, çoğu zaman mutsuz, umutsuz, çaresiz kaldığımı düşündüğüm, artık herşeyin bittiğini anları sık sık yaşadım, belki bu yaşıma kadar ilk defa bu kadar darlandım, yoruldum. Ama umudumu hiç kaybetmedim.
Gerçi yılların bir suçu yok, 2012 veya 2013 ne fark eder ki, onlar sadece takvimlerin yapraklarına işlenen sayılar. Duygusal değiller ki!..
Bu yüzden yılları suçlamaktan vazgeçtim, ve bin bir umutla 2013'ün güzelliklerin başlangıcı olarak ilan ettim.
Hani bazı miladlar vardır insanoğlunun hayatında, işte temennim 2013'ün miladım olması yönünde.
Tabi sadece bana değil, aileme, Yozgat'a, Türkiye'ye, hatta tüm dünyaya, milad olsun...
Savaşlar olmasın demeyeceğim, bu kadar afaki bir dilekte bulunmayacağım çünkü biliyorum ki insan oğlu menfaati uğruna daha çok can yakar.
Bu yüzden biliyorum ki insanoğulları bir araya gelince kendi menfaatleri için yine masum canlar yakacak.
Bu yüzden benim ilk temennim insan menfaatlerinin bir an evel değişmesi, birbirine çakışmaması...
İşte ozaman savaş da olmaz, kırgınlıkta olmaz, hayat mücadelesi de...
Biraz da hoşgörü, saygı ve sabır dileyeceğim, tüm insanlara. Belki ozaman daha yaşanır hale gelir bu içinden çıkamadığımız bu haller...
Ve hep umut, yüreklerde umut filizleri yeşersin, gözler ışıl ışıl baksın dünyaya, ki mutluluk kapımızdan eksik olmasın.
Bence, umudu yok saymadan yaşamak, gerek. Umutsuz olmaz, belki de bizi diri tutan tek nedeni hayatımızın, yalan da olsa bile bile, inanmak gerek umuda sıkı sıkı tutunmak gerek.
Bizi çoğu kez aldatsa da , çaresizliğin riski, tüm korkuların açılamayan engeli, dinmeyen ağrıların tek ilacı olan umudu asla yok saymayalım.
Yüreğimizi umudun , o şen-şakrak sesine ,gözlerimizi parlak yakıcı renklerine, kulaklarımızı berrak sesine kapatmayalım ki, hayatın tüm renklerini görelim soframızda.
Herşeye rağmen umudun peşinden koşalım, zamanı yine parçalayıp bölerek;her bir parçasına hayallerimizi, düşlerimizi ve ihtiraslarımızı serpiştirelim ki, yaşamın tadına varalım.
Bunun için en uygun zamana çok az kaldı ...Yılbaşı' na ...
Yeni bir yılın başı...
Yeni başlangıçların, yeni heyecanların , yeni kararların, bağışlanmaların ,kavuşmaların, sevdaların ve tabii yeni umutların başlama noktası...
Bu yüzden geride bırakmakta olduğumuz yılda yapamadıklarımızı da üzerine koyarak ,yüklü bir coşku ile girmeliyiz 2013 'e....
Ve bu kez tüm düşlerimizi gerçekleştirmeli, sığdırmalıyız bir yıla...
Eğer bunu başarabilirsek o zaman; Bırakın bugün , dünü anarak ve yarını da özleyerek geçsin...
Nasıl olsa yarınlar bizim olacak.
Herşeyin başlangıcı güzeldir, o yüzden 2013'e öyle güzel başlayın ki, bir yılınız çok güzel geçsin, umutlu, mutlulukla, sevinçle, başarı ile geçsin.
Hepinize şimdiden sağlıklı ve güzel bir yıl diliyorum.
Tekrar buluşuncaya kadar ,yüzünüzden gülümseme ,yüreğinizden sevgi eksik olmasın.