Asilliğinden millitinden dininden töresinden hiç bir hilaf olmayan Milli Şair Mehmet Akif Ersoy ne kadar güzel söylemiş "Neb-i atfederek türlü herzeler (Yalanlar) uydurdun, dini mübin-i yıktın yeni bir din kurdun" demekle kutsal din-i islamın çok farklı yönlere çekildiğini vurgulanmaktadır. Bu gerçeği söyleyiş kuva-i milliye milli mücadele yıllarına uzanmaktadır. O yıllarda bu görüşü dile getiren Akif ve onun gibi gönül sultanları acaba bu günkü islam anlayış ve yaşayışlarını görseler kimbilir ne derler? acaba ayakta mı alkışlanırız yoksa dibemi çökeriz?
Değerli kardeşlerim şu bir gerçektirki hepimiz binlerce şükür müslümanız. Yüce Allah'ın en güzel yarattığı kullarız. Kitabımız rehberimiz peygamber baş tacımızdır. Her zaman her yerde bu güzelliklerde yolumuzda olmalıyız. Aksisi ise toplumsal düzenimizi felaketlere sürükler. Ülke bütünlüğümüzü yok eder. Yüce Allah ayet-i kerimesinde bizlere arzetmemişmidir. "Sadece Allah'ın ipine sarılın başka yerlerde meded ummayın" diye yine denilmemiş mi fırkalaşmayın, bölünmeyin, parçalanmayın aksi takdirde helak olursunuz diye o halde kardeşliği parçalamak fırkalaşmak ayete karşı gelmek değilde nedir?
Elbette şuraya gelmek istiyorum. İlimiz Yozgat bu islam kardeşliğinin bölünüp parçalanmasına yönelmiş bir il haline getirilmiştir. Şehrin merkezinde zaman zaman farklı farklı cemaat ve örgütler tarafından düzenlenen sesli ve görsel programlar adeta bir Arabistan havası estirmektedir. Ondan başka ilahın olmadığı tek varlığımız Yüce Allah'ın adı bangır bangır resulü ekrem peygamberimizle birlikte tempolarla zikr edilmektedir.
Her türlü düşüncelere sahip olan, iyisi ve kötüsü temizi ve pisi bulunan demokratik bir toplum içerisinde bu türlü grupların davranışları yanlış değilde nedir? Zira yüce peygamberimiz hiç bir zaman kendisine övgü yapılmasını istememiş Allah tek ve ben onun tarafından size tefkim-i hakikate memurum diyerek kendisini halk adamından ileri olmadığını arzetmişlerdir. O devrin ashaplarından bir tanesi o yüceler yücesine efendi hazretleri diye hitap ettiğinde, Ona buruk bir tavırla bakarak bir daha böyle konuşmayın, ben sadece sizler gibi Allah'ın kuluyum Efendiler efendisi yüceler yücesi sadece Allah'tır. demiştir. Yine bir gün peygamberimizi merak eden bir zat camide olabileceğini duyunca camiye gider ve sorar peygamber içerdemi diye içerde olduğunu işiten kişi cami içine girer ve resulü göremez ve yanındakine seslenir. Hz Muhammed nerede diye okişide işaret ederek gösterir. ashap şaşırır. Çünkü o giyimli kuşamlı sansanatlı görkemli bir resul beklemekte idi ve cami çıkışı peygamber huzurunda müslüman olur. İşte böyle bir resulün ümmetleriyiz. O resul ki bir çocuğa dahi elini öptürmemiş o hiç bir zaman gösterişi sevmemiş inanmayanı zorlamamış.
O halde meydanlardaki gösterişler niye? Ne yapmak istiyorsunuz kişileri ön plana çıkartarak onlarımı ilahlaştırıp şirk koşmakmı istiyorsunuz. Amacımız ülke bütünlüğünü bozarak islamı parçalamakmı, zihniyet emevilik mi?Arzedilen ayetleri islam alemine duyuran sizler olduğumuz halde davranışlarla, bölünmelerle şirklerle bu ayetlere neden karşı çıkıyorsunuz. Acaba Yüce peygamber Lise Caddesinde ve meydanda gezmiş olsa sizlerin bir bardak çayını içermi acaba sizlere selam verirmi bilinmez.
Saygı değer kardeşlerin lütfen kendimize gelelim. Bu kutsal duygu ve düşüncelerin yeri camilerimizdir. NEzih mekanlardır. Kutsal mabetlerdir. Düşüncelerimizi, davranışlarımızı, sürümlerimizi. Bu güzel mekanlarda yaparsak dinimiz ve büyük değerlerimizi kutsallaşır.
Meydanlarda, caddelerde, sokaklardaki ifadeler ise kutsal değerlerimizi ve dinimizi basitleştirir. Herkes gibi bende, bir eğitmeniniz olarak meydanlarda bu çirkinlikleri görmek istemiyorum. Sadece ve sadece yüce Allah'ın ipine sarılanlardan olmak istiyorum. Unutmayalım ki gerisi yanlıştır şirktir.