Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığına bağlı Türkiye’de Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'nin (TUBİM), çok sayıda kurumla iş birliği yaparak hazırladığı ''Türkiye Uyuşturucu Raporu'' yayınlandı.
Türkiye'de genel nüfusta bugüne kadar yapılan en kapsamlı madde kullanım yaygınlığı araştırması olan rapor, 25 ilde, Türkiye İstatistik Kurumundan alınan adreslerde yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirildi.
Araştırmada toplam 8 bin 45 kişiyle görüşüldü. 3 bin 943'ü kadın, 4 bin 102'si erkek olan katılımcıların yaş ortalaması 36,10 olarak hesaplandı. Özellikle PKK/KCK terör örgütünün uyuşturucudan önemli miktarlarda finansman sağladığı ve uyuşturucu ticaretinin her aşamasında etkin olduğuna dikkat çekiliyor.
2009-2011 yıllarında, terör örgütüne yönelik 10 uyuşturucu operasyonu düzenlenirken, bu operasyonlarda 157 kilogram eroin ve 923 kilogram esrar ele geçirildi, 37 kişi yakalandı.
Terör örgütünün, 1984'ten 2011 yılına kadar uyuşturucu faaliyetleriyle ilgili bilgi de verilen raporda, şimdiye kadar terör örgütü PKK/KCK'ya ait olduğu tespit edilen 60 hücre evi ve sığınakta yüksek miktarlarda uyuşturucu yakalandığı kaydedildi.
Operasyonlarda, bugüne kadar, 4 bin 253 kilogram eroin, 22 bin 878 kilogram esrar, 2 milyon 484 bin 3 kök kenevir bitkisi, 4 bin 305 kilogram baz morfin, 8 kilogram afyon sakızı, 710 kilogram kokain 337 bin 412 adet sentetik uyuşturucu, 26 bin 190 litre asetik anhidrit ve 2 adet imalathane ele geçirildi.
Türkiye'de 15-64 yaş grubu nüfusta herhangi bir yasa dışı bağımlılık yapıcı maddenin en az bir kere denenme oranı yüzde 2,7 olarak hesaplandı. Bu oran erkeklerde yüzde 3,1 ve kadınlarda ise yüzde 2,2 oldu. Madde kullanım yaygınlığının 15-34 yaş grubu genç yetişkinlerde, genel nüfusa göre daha yüksek olduğu tespit edildi. Genç yetişkinlerde herhangi bir uyuşturucunun yaşam boyu kullanım oranı yüzde 3,0, genel nüfusta ise bu oranın yüzde 2,7 olduğu görüldü. Türkiye'de yaşam boyu esrar kullanma yaygınlığı yüzde 0,7 oldu.
TUBİM okullarda da bugüne kadar yapılan en kapsamlı uyuşturucu madde kullanım yaygınlığı çalışması hazırladı. Araştırma, 32 ilde 63'ü genel, 66'sı teknik lise olmak üzere 129 okulda yüzde 49'u kız 11 bin 812 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmada Öğrencilerin yüzde 26,7'si sigara, puro, pipo, nargile gibi bir tütün ürününü, yüzde 19,4'ü (2.297 kişi) alkollü içecekleri denediğini, yüzde 2,2'si (258 kişi) hastalık nedeni dışında ilaç kullandığını belirtti.
Öğrencilerde herhangi bir yasa dışı bağımlılık yapıcı uyuşturucu maddenin en az bir kere denenme oranı yüzde 1,5 olarak hesaplandı. Bu oran erkeklerde yüzde 2,3, kızlarda yüzde 0,7 olarak hesaplandı. Uyuşturucu maddeyi ilk kez kullanma yaşı ortalaması 13,88 olarak hesaplandı.
Araştırmada Türkiye'de halihazırda 13 ilde 22 tedavi merkezi bulunduğu, toplam yatak kapasitesinin 544 olduğu belirtildi. Bu merkezlerin 4'ü yatarak tedavi gören çocuk hastaları kabul ediyor. Araştırmaya göre, tedavi merkezi sayısının yetersiz olması ve bunların belli bölgelerde yer alması nedeniyle tedaviye ulaşmada ve tedavinin devam ettirilmesinde birtakım sıkıntılar yaşanıyor.
Bu merkezlere geçen yıl toplam 5 bin 214 yatarak tedavi başvurusu gerçekleşti. Ayaktan tedavi başvuru sayısı ise 155 bin 99 oldu. Haklarında detaylı veri toplanan ve yatarak tedavi gören 2 bin 117 hastanın yüzde 46,62'sinin daha önce de tedavi gördüğü, yüzde 51,20'sinin ise ilk kez tedavi gördüğü belirtildi.
Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kişi ilgili hastanede tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam alanına geri dönebilir. Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır. Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir. (Devamı Var)