Uyuşturucu – madde bağımlılığı maalesef günümüzün en önemli sorunlarından birisidir 2000 li  yıllarda Dünya Sağlık Örgütünün başındaki Japon profesör,  21. Yüzyılın en önemli sağlık tehlikesi uyuşturucudur demişti. Çünkü hiçbir insan hasta olacağını bilerek hastalık unsurunun karşısına kendi kendine gitmez.
Ama uyuşturucuda öyle değil. İnsan kendi gibi hasta eden şeyi kullanıyor. Ondan sonra tedaviye bile gitmiyorlar. Bağımlıların sadece 10 dan biri tedaviye ikna ediliyor. Bağımlıları dışlamak değil, tedavi edip bir an önce topluma kazandırılması gerekir.  Türkiye'de geçen yıl uyuşturucu tedavisi gören en küçük bağımlının yaşının 13, en büyük bağımlının yaşının ise 65 olduğu, hastalardan yüzde 0,24'ünün 15 yaşın altında bulunduğu bildirildi.
Bağımlı kişi: Maddeyi alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar, yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına hırsızlık yapmaya başlar, parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa zorlanırlar. Artık insanlık onuru hiç mesafesindedir.
Ürküten verilerde 12 yaşındaki bir çocuğun bile uyuşturucu tedavisi altında olduğu açıklanırken,  ülkemizde yapılan operasyonlarda 6.5 ton eroin yakalandı. Madde bağımlılığına bağlı en fazla ölüm olayının meydana geldiği ilk beş il sırasıyla İstanbul, Antalya, Adana, Gaziantep ve Ankara olarak  tespit edildi.
Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü -Türkiye'de geçen yıl düzenlenen 18 bin 24 uyuşturucu operasyonunda yaklaşık 6 ton 412 kilogram eroin, 46 ton 918 kilogram esrar, 589 kilogram kokain ve 106 kilogram afyon ele geçirildi -Operasyonlarda 1 milyon 47 bin 338 adet captagon, 1 milyon 335 bin 326 adet ecstasy ile 152 kilogram metamfetamin bulundu -2010 yılında yatarak bağımlılık tedavisi görenlerden en küçüğünün yaşı 12, en büyüğünün ise 66 olduğu belirlendi -2009 yılında 153 olan doğrudan madde bağlantılı ölüm sayısı 2010 yılında yüzde 17.6'lık bir düşüşle 126 oldu –
Emniyet Müdürlüğü ve Türk Kızılayının ortaklaşa  düzenlediği; Madde bağımlılığı ve zararları, konulu panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Kalyoncu, Uyuşturucu ve Gençlik başlıklı sunumunda, Asıl önemli olan tehlikenin ne olduğunu bilmemek. Tehlikenin ne olduğunu bilmezseniz kim olursanız olun hiç bir şey yapamazsınız. Onun için bu konuda bilinçlenmek ve öğrenmek çok önemlidir. dedi.
Uluslararası piyasadaki uyuşturucu ticaret hacminin 600 milyar dolara ulaştığını kaydeden Prof. Dr. Kalyoncu, dünyada yaklaşık 10 milyon insanın uyuşturucu ticareti yaptığını dile getirdi. Kalyoncu, Bu 10 milyon kişi psikiyatrik anlamda suça meyilli insanlar. Anti sosyal kişiliğin en uç boyutundaki bireyler. Dünyada 10 milyon suç işlemeye temayülü kişi ve 600 milyon dolarlık bir bütçe bunların elindeyse bu sektörün kapatılmasını sadece emniyetten beklemek hayal kurmaktan öte bir şey olmaz. 
Ne yazık ki hiçbir zaman dünyada uyuşturucu yok olmayacaktır. Ancak biz kendimiz uyuşturucuya karşı donanımlı hale gelebiliriz. Giderek genişleyen bu olumsuz çemberi engelleyebiliriz.  Polis gitsin uyuşturucu bağımlılarını yakalasın, bu iş bitsin deniliyor. Yok böyle bir şey. Onun için özellikle rehber öğretmenlere düşen en önemli sorumluluk bu konuyu bilmek ve öğretmektir. diye konuştu.
Uyuşturucunun insanı sağırlaştırıp körleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kalyoncu, gerçekten sanat yeteneğine sahip olmayan kimsenin uyuşturucu kullanarak sanat yapamayacağını ifade etti. Uyuşturucu bağımlılarının tıbbi, ekonomik ve sosyal sorunlara neden olduğunu hatırlatan Kalyoncu, şöyle devam etti.
Bağımlılık görülen zarara rağmen bundan vazgeçememektir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre toplumda alkolde ağır içicilik ve bağımlılık oranı yüzde 13.5 tir. Bu rakam ülkeden ülkeye değişebilir. Madde bağımlığında ise bu rakam her 100 kişiden 7 dir. Ülkemizde 100 kişiden bir dediğimiz zaman Adana gibi bir şehirde tablo 5 binin üzerine çıkıyor. (Devamı var)